şükela:  tümü | bugün
  • çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
    seyir defterini başkası yazsın.
    çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
    beni o limana çıkaramazsın...

    nazım hikmet
  • oldum olası şiir sevmem,
    afili laflara riayet etmem.
    her devrik cümle yazan olsaydı şair,
    elbet bana da demezlerdi fahir.

    şiirsokakta# ile başladı bu goy goy
    hepiniz şair kesildiniz duydum.
    bırakın bu göstermelik hareketleri
    kalkın yatın amına koyduğum.

    fahir
  • bu gece yalnızlığımaiçiyorum.
    akan giden nehirle beraber
    jeff buckley...
    bu gece sadece içiyorum.
    elimden kayıp giden zamanla birlikte.
    ortaçgil...
    sadece içiyorum.
    tek kspıya geleatan yalnızlığımla
    laf salatası yaparak içiyorum.
    içime işliyor,
    her kelime,
    her nota,
    her yalnızlık...
  • eller terli saç yağlı
    hem asi hem duyarlı
    pek de sever nazım'ı
    benim naif ekşicim

    olumla kendin' şiirle
    sloganların' ezberle
    debe için tibet'e
    gider benim ekşicim

    gelir her şey sevilesi
    bim'dir onun mekke'si
    ülkelerden isveç'i
    över benim ekşicim

    deniz söyler hoş lafı
    geçmiş çoktan arafı
    eleştirirken firmayı
    ağlar benim ekşicim
  • (bkz: #55718262)
  • elindi senin sevgilin
    her daim dilinde değildi.
    sonra bir şey oldu ve sen durdun
    sonra az da olsa zaman durdu.
    kıpırdamadı akrep, yel, kovan biz el eleyken
    susmalıydık, sustukça derinleşiyordu.
    bazen konuşmak çözmüyor.
    kopmuyor da sarılı saçların yastıktan,
    ne kopuyor ne de gidiyor hayal.
    ve kuşlar uçuyor gözlerde, görünmeyen
    bazen konuşmak yetmiyor.
    konuşmayalım. mustafa koruk
  • ılgıt ılgıt iğrenç başlık.
  • zülfün görenlerin hep bahtı siyah olurmuş
    tek zülfünü göreydim bahtım siyah olaydı
    (bkz: nevres i cedid)
  • hayatın en hüzünlü anı,
    mevsimine kapıldığın kişinin
    bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını
    anladığın andır…
    bırak, gitsin…
    bırak, git…

    (bkz: mayakovski)
  • " bütün pencerelerde bekleyen benim,
    ve
    o çalmayan bütün telefonlarda
    aylardır konuşan da.
    kabul.
    bir kez daha yolda karşılaşalım
    onunla da avunacağım.
    adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
    sesini duysam, susacağım.
    `yel esiyor ama
    değirmen dönmüyor.
    kuraklık bu,
    adın ekmeğe dönüşmüyor...` "

    turgut uyar