şükela:  tümü | bugün
  • başımı yastığa koyar koymaz uykuya dalmaktır. şimdiye kadar asla başaramadığım ve içime dert olan olaydır. nasıl bu kadar rahat ve gamsız oluyorsunuz. kafanızın içini kemiren hiç bir düşünce ve kaygı yok mu.
  • başımı yastığa koyduğumda aklıma gelecek bir şeylerin olması. kiminin hayatı kiminin ukdesi işte. hiçbir zaman dert edinebilecek kadar ciddi olamadim. hiç sinirlenemiyorum, ciddiye anlamiyorum. en azından biraz bazı mühim soyleri ciddiye alabilsem. şimdi sırada çiftçi ahmet abinin sorunları var.
  • 2017 hava kuvvetleri komutanlığı dış kaynaktan muvazzaf subay alımına başvuru yapmıştım ve asil olarak ingilizce öğretmenlik sınıf ve ihtisasına yerleştirildim. 4 ay sürecek olan temel subaylık becerileri eğitiminin daha başında msb tarafından gönderilen bir yazı neticesinde ilişiğim kesildi. dava açtım kazandım. ancak o ilk hevesim kalmadı asla . gider miyim geri bilmiyorum. ama o eğitimi tamamlayıp rütbemi takamadım ya içimde ölene kadar ukte kalacak.
  • başımı yastığa koyduğum anda
    dalarım ninni gibi aşk masallarına.
    uyku çöker gözlerime.
    giriverir bir güzel rüyama.
    o bana uzak ben ona.
    her şey bir rüyada.
    başımı yastığa koyduğum anda.
    girer bir dilber hülyalarıma.
    seyran ederim uzaktan uzağa.
  • zamanımı çarçur ettim. keşke etmeseydim, aklımı sikeyim...
  • keşke doyasıya yaşayabilsem.istediğim gibi kurallar,sorumluluklar olmadan.sınırları yok ederek ilerlesem...
  • içimdekileri şuraya yazsam yine de nefret kusamam. hepiniz mutlu olun, gülümsemeniz yüzünüzden eksik olmasın...
  • brugge, budapeşte ve verona‘ya sevdiğim insanla gitmek.
  • 90lı yılların sonu, sokakların çocuklara ait olduğu zamanlar. bisikleti şimdiki gibi elit gençlerin değil de ekseriyetle çocukların kullandığı dönemler.
    sokakta bisiklet sürenleri gördükçe hep heves etmiştim bisikletim olsun diye ama hiç olmayacağını biliyordum.
    çünkü o dönemler bisiklet hakikaten bir lükstü ve bunu ailemden istemek çok saçmaydı.
    bisikleti kullananan benden yaşça küçük çocukları gördükçe hayret ederdim çünkü bisiklet sürmenin çok zor olduğunu düşünüyordum.
    sağdan soldan bir kaç tur atmak için istediğim çocuklar sağolsun çat pat kullanmayı öğrendim.
    okul bahçelerinde bisiklet kiralayan abiler olurdu. akşam kaçar gider binerdim. 10 turu 100bin liraydı o zaman hiç unutmam.
    bir gün sokaktan geçen hurdacıda yıkık dökük bisiklet gördük kardeşimle ve fiyatı çok ucuzdu, 500 bin liraydı, yani 5 gecelik kiralama parası ama bende yoktu. koşarak annemin yanına gittik yalvar yakar ikna ettik aldık bisikleti.
    ama gelin görün ki tamir edecek paramız yoktu.
    bir kaç ay öyle kömürlükte kalınca mahalleden bir çocuk istedi tamir etti, biz de istediğimizde ondan alıp sürecektik ama çok geçmeden çocuk taşındı.
    bir türlü bisikletimiz olmadı. liseyi yatılı okuduğumdan pek kullanacak alan yoktu.
    üniversitede hovardalık saçma sapan işlerden pek hevesim de kalmadı. sonrasında iş sahibi oldum para kazandım güzelinde arabam da oldu hala kullanıyorum ama bisikletim hiç olmadı...