şükela:  tümü | bugün
  • kadehten şarap niyetine yudumladım dudaklarını
    izi kalmış ellerinin, yüreğimde...
    bir şehirden, diğerine geçerken unuturum ben,
    bir önceki şehirde bedenimden geçenleri.
  • inanma
    güldümse inanma, bil ki bu gülüş
    güldüğüm sabahın bir rüyasıdır
    dudaklarımdaki acı bükülüş
    veda akşamının sonsuz yasıdır.

    hangi kudret var ki solan ruhuma
    senden sonra yeni bir ışık versin
    söner gün geçince bu hain humma
    ağlar mıyım başka acıyla dersin?

    bir salgın alevsin içimde bugün
    yakmaya en sönmez yerden başladın
    eriyip sönersem ancak büsbütün
    sevmiş diyeceksin beni bu kadın…

    şükufe nihal
  • anlatmak yok
    yaşa hisset
    öl diril
    ozaman öğrenirsin
    aşk nedir
  • sen varken kötü diye birşey bilmiyorduk
    mutsuzluklar,bu karalar yaşamda yoktu
    sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu
    sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler
    nicedir bir pencereden deniz güzel değil
    nicedir ışımayan insanlığımız sensizliğimizden.

    sen gel bizi yeni vakitlere çıkar.
    * *
  • “kasımın son mısralarındayız, günlerden ne bilmiyorum; ama ben bugün de seviyorum seni… ”

    cemal süreya
  • yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi, sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten, sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

    insan saatlerce bakabilir gökyüzüne denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır kopmaz kökler salmaktır oraya

    kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

    insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına insan balıklama dalmalı içine hayatın bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

    uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

    ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

    yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

    ataol behramoğlu
  • "ben hiç böylesini görmemiştim
    vurdun kanıma girdin itirazım var
    sımsıcak bir merhaba diyecektim
    başımı usulca dizine koyacaktım
    dört gün dört gece susacaktım
    yağmur sönecekti yanacaktı
    sameland seferden dönecekti
    duvardaki saat duracaktı
    kalbim kendiliğinden duracaktı
    ben hiç böylesini görmemiştim
    vurdun kanıma girdin itirazım var."

    atilla ilhan - emperyal oteli
  • denizin üstünde ala bulut
    yüzünde gümüş gemi
    içinde sarı balık
    dibinde mavi yosun
    kıyıda bir çıplak adam
    durmuş düşünür.

    bulut mu olsam,
    gemi mi yoksa?
    balık mı olsam,
    yosun mu yoksa? ..
    ne o, ne o, ne o.
    deniz olunmalı, oğlum,
    bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.
  • "seninle beraberken sevgiden dostluktan uyuyamıyorum,
    sen yokken de ağlayıp, inlemekten uyuyamıyorum.
    allah'ın işine bak ki her iki gecem de uykusuz geçiyor
    fakat sen bu iki uykusuzluk arasındaki farkı bir anlasan."

    -mevlana-
  • eskisi kadar özlemiyorum seni,
    ve ağlamıyorum olduk olmadık zamanlarda…
    adının geçtiği cümlelerde, gözlerin dolmuyor…
    yokluğunun takvimini tutmuyorum artık.
    biraz yorgunum…
    biraz kırgın…
    biraz da kirletti sensizlik beni!
    nasıl iyi olunur henüz öğrenemedim ama
    “iyiyimler” yamaladım dilime.
    tedirginim aslında, seni unutuyor olmak,
    hafızamı milyon kez zorlamama rağmen yüzünü hatırlayamamak korkutuyor beni…
    gel diye beklemiyorum artık,
    hatta istemiyorum gelmeni…
    nasıl olduğun konusunda ufacık bir merak yok içimde.
    ara sıra geliyorsun aklıma, bana ne diyorum
    benim derdim yeter bana, bana ne!
    alıştım mı yokluğuna?
    vaz mı geçiyorum, varlığından?
    tedirginim aslında,
    ya başkasını sevsem?
    inan o zaman seni hayatım boyunca affetmem…
    özdemir asaf