şükela:  tümü | bugün
  • "o maziyi düzeltmek, hatta güzelleştirmekle meşguldü. neden olmasın sanki, kendimize daima yaşanacak iklim yaratmaktan başka ne yaparız? hal denen keskin bıcak sırtında oturmayacağımıza göre..." * *
  • geçmişi düzeltmek, geleceği güzel görmekte gizliydi.. her yaşanan güzel gün, düzeltmek istediklerimizi kabullenmeyi öğretti bize.. kabullenip mutlu olmayı.. mutlu olup herşeyi unutmayı... unuttuklarımızı da silmeyi..
  • (bkz: rerun)
  • (bkz: clear history)
  • nedense bir yeni türkü şarkısını anımsatır.. dönmek mümkün mü artık dönmek diye...
  • mumkun olsa bugün diye bildigimiz zaman dilimi silinir, herkes duzelttigi yerde kalmak isterdi...
    (duzeltilmemis halleri bile su an sahip olunan zamanin kiymetini bilme sebebi degil mi)
  • (bkz: backspace)
  • mümkün olmayan hede'dir. fakat dolaylı ve maneviyat bazında olarak gelecegi düzelterek ki ba$langıç yaparak, ilerleyen zamanlarda otomatikman olacak $eydir.
  • mümkün değildir her zaman. zamana karşı koymaktır. zamanın geriye dönüşü olmayan yolunda ilerlerken, bir istek ya da dilektir sadece geçmişi düzeltmek. sözler ağızdan bir kere çıkmış, yaşananlarsa çoktan yaşanmıştır. geçilmiş yollardan bir kez daha geçmeyi gerektirir ki o yolun aynı engebesiz yol olacağı meçhuldur. yolun sonunda bizi bekleyen insanın hala aynı insan olacağını hayal ederiz ama köprünün üzerinden çok sular akmış, kimbilir kaç gece birbirinden habersiz yalnız akan gözyaşları yanlız gecelerde biriktirilmiştir. aynı insanı ya da insanları, aynı yerde bulma umududur. aynı gülüşleri aynı masalarda, aynı gözleri bize yine öyle içten bakarken görebilme umududur. aynı duyguları tekrar yaşama, bu kez yaşamın hakkını verebilme umududur. çarpılan kapıları tekrar açmak istemektir. ama bir kez daha açılan o kapıda, aynı gözler, aynı heyecanla bakar mı size, geçmişin yaraları onarılabilir mi tekrar, bilemezsiniz.. geçmişi düzeltmek istemek, bu bilinmeyene karşı savaşma isteğidir biraz da, "bundan sonra her şey daha güzel olacak, inan bana..." diyerek, zamanın aşındırdığı ruhlarımızın yaralarını sarmak istemektir. sarılır mı, bilinmez...
    geçmişi düzeltmek, bir istektir, değer bilenlere, geçmişin değerini anlamış olanlara mahsustur sadece... değer bilmeyenlere uğradığı pek görülmemiştir.