şükela:  tümü | bugün
  • bir seye karsi ilgisi azalmayan.
    genelde barlarin / birahanelerin gediklileri olur, her gece onlari orada gormek aliskanlik haline gelmistir oyle ki bunca insanin baska yerde isi yok mu, hayattan bu kadar bezmis ve anca buraya mi siginmislar diye dusundurturler.
  • delikli..(yırtık araz vs)
    uzman. (gedikli çelebi)
    veya zombistanın başkenti gedik şehrinden olan.
  • astsubaylara eskiden verilen ad, yüzlerine karşı söylemeyin bozuluyorlar.
  • bu kelimeyi okulun * gediklilerinden birine karşı kurduğunuz bir cümlede kullanırsınız, söze "hö" ve "mö" şeklinde bakarlar. oysakim siz karşınızdakine "eskilerdensin galiba!" demek istiyorsunuzdur. üniversite çağına gelmiş genç birinin bu kelimeden hö anlaması ise insanı derin yeis ile karşı karşıya bırakır.

    öte yandan bir hürrem masalı adlı eserde geçen "gedikli" tabiri, yine sarayın eskilerini ama eski olan epilasyoncularını, masajcılarını, natırlarını kapsamaktadır.
  • müdavimi olduğu yerde oturup durmaktan kendi kıçına münhâsır bir gedik oluşturmuş kişidir. bir mekânın gediklileri ve gediksizleri vardır. gedikliler kendi gediklerinde akşamı ederken gediksizleri izleyip onlar hakkında tatlı tatlı atıp tutarlar. gedikliler arasında hoş ilişkiler vardır. akşama kadar konuşmaktan herkes birbirinin huyunu soyunu suyunu sopunu bilir. gedikli olmak gönül işidir. mecburiyetten aynı yerde oturmak zorunda kalan bir kişinin altında gedik falan oluşmaz, tam aksine anatomisine aykırı sivriltiler peydah olur. oysa hayatta da hepimiz birer gedikli değil miyiz? değiliz sevgili trt bacı, değiliz işte. ben değilim ve bir yerlerde güvenle kurulabileceğim bir gediğim olmasını istiyorum.
  • asmalımescit'te küçük, güzel bir meyhane...
  • yazın her akşam dolu olan bu sebeple kışın daha çok sevdiğim, mezelerine doyum olmayan dostlarla gidilesi hoş mekan
  • eskiden her işin gedik adı verilen bir usul ile sınırlandırıldığı, her tür esnaf için iş yeri ve dükkan sayısının bir sayıya bağlandığı devirde, devlet izni ile açılmış meyhanelere gedikli meyhaneler denirdi. esnafa işlerini icra edebilmeleri için, verilen izin ya da ayrıcalık belgesi olan gedik, babadan oğula miras olarak kalır, oğlu yoksa ya da esnaflık yapamayacaksa kıdemli kalfasına verilirdi. aynı usul meyhane gedikleri için de geçerliydi. 1913'te gedik usulü tamamen kaldırılmıştır.
  • (bkz: gedikli subay)
  • bir işin/olayın/yerin vb. uzun zamandır müdavimi.

    (bkz: eski tüfek)