şükela:  tümü | bugün
  • kültürel çalışmalar, kültür farklılıkları ve örgüt kültürleri* üzerinde yaptığı araştırmalarla tanınmış kişi. ülkeleri güç uzaklığı*, maskülenlik vs. feminenlik, bireycilik vs. kollektivizm ile belirsizlikten kaçınma* eksenlerinde incelediği araştırması, kültürel çalışmaların en çok refere ettiği yayınlar arasındadır.
  • kültürler arası farklılıkları konu alan araştırması ile en çok referans gösterilen yazarlarsdan biri. hofstede'in araştırmasına göre türkiye yüksek güç uzaklığı olan, maskülen, kollektivist ve yüksek oranda belirsizlikten kaçınan bir kültüre sahip. daha sonra konfüçyüsten esinlenerek araştırmalarına uzun döneme yönelim - kısa döneme yönelim boyutunu getirmiştir. hofstede amcam bu araştırmasına türkiye'yi dahil etmediğinden bu kutsal görev bana düştü ve anket olayına girdim. anket sonuçları der ki, türk kültürü kısa dönemli yönelim göstermektedir. yani kültürümüzde geleneklere saygı, kararlılık ve itibar'a büyük önem verilmekte ve uzun vadeli planlama yerine kısa vadeli planlama tercih edilmekte.
  • http://www.geert-hofstede.com/ sitesinden bilgi alınabilir.
  • ibm çalışanlarına 1967 yılında tutumsal bir anket uygulayarak, anket sonuçlarını kültürel endeksler oluşturmak amacıyla değerlendirmiş ve ulusal kültürel farklılıkları açıklayan dört kültürel boyutu ortaya çıkartmıştır. sonradan bu boyutlara beşinci bir boyut daha eklenmiştir. hofstede amcanın ortaya çıkarttığı bu beş boyut:

    belirsizlikten kaçınma: bir kültürün üyelerinin yapısal olmayan durumlarda kendilerini rahatsız veya rahat hissedecek şekilde programlanmasına verilen isimdir. belirsizlikten kaçınma günlük hayattaki belirsizliklere olan tepkilerle ilgilidir.

    bireycilik / ortaklaşa davranış (kolektivizm): bireyin öneminin, toplumun öneminin üzerine çıkma derecesidir. birey ve topluluk arasındaki ilişkileri tanımlar. bireycilikte her birey kendisi veya ailesinden sorumludur. ortaklaşa davranışta bireyler iç gruplara dahil olurlar.

    maskülenlik / feminenlik (erillik / dişillik): cinsiyetler arasındaki rollerin dağılımını işaret eder. eril özellikler: rekabet, hırs, kariyer, iddia, güç, başarı, egemenlik. dişi özellikler: hassasiyet, yaşam kalitesi, merhamet, nezaket, duyarlılık, anlayış.

    güç aralığı: örgüt ve kurumlardaki daha az güç sahibi bireylerin gücün eşit olmayan bir şekilde dağıldığını kabul etme düzeyidir. güç aralığının düşük olduğu kültürlerde eşitsizlik istenmeyen bir durum olarak ortaya çıkar. eşitsizlik fiziksel, akli karakteristikler, sosyal statü, prestij, servet, haklar gibi konularda ortaya çıkabilmektedir.

    uzun dönem odağı: kültürün üyelerinin materyal, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarının tatminininde yaşanan gecikmeleri kabul edecek ya da etmeyecek şekilde programlanmasıdır. kısa dönem odaklı kültürler çabuk sonuçlar bekler. uzun dönem odaklı kültürler uzun vadeli hedeflere istikrarlı bir ilerleme olmasını tercih ederler.

    hofstede, oluşturduğu endeksler vasıtasıyla ülkelerin göreceli konumlarını ortaya çıkarmıştır. örneğin amerika yüksek düzeyde bireyciliğin, uzak doğu ülkeleri ise yüksek düzeyde kolektivizmin öne çıktığı ülkelerdir. bu endekse göre türkiye güç aralığı ve belirsizlikten kaçınmanın oldukça yüksek olduğu, kolektivizme ve feminenliğe daha yakın, kısa dönem odaklı bir kültür olarak tanımlanabilir.

    hofstede'in çalışması genelde ülkeleri karşılaştırmak amacıyla kullanılsa da; aynı toplum içerisindeki alt kültürleri; hatta bireyleri karşılaştırmak için de kullanılabilir. aynı toplumda yaşayan bireyler çeşitli sebeplerden ötürü farklı kültürel değer boyutları taşıyabilmektedir. örneğin; türkiye genel olarak kolektivizmin öne çıktığı bir toplum olsa da; bu benim, sizin veya komşu teyzenin bireyci olamayacağı anlamına gelmemektedir. dolayısıyla hofstede'in çalışmasını temel alırken, kültürün içerisindeki heterojenliği de göz önünde bulundurmak büyük önem taşımaktadır.

    ha bir de anlaşılabileceği üzere; hofstede bey amca bana hayatımın iki yılını borçludur. burdan kendisine selam ediyor, bir daha asla karşıma çıkmamasını diliyorum.
  • geert hofstede'nin 5 kültürel boyutuna göre ülkelerin kültürleri skorlanmıştır ve türkiye'nin skorları şöyledir:
    belirsizlikten kaçınma(uncertainty avoidance index ): 85
    bireycilik/kollektivizm (individualism): 37
    maskülen/feminenlik (masculinity): 45
    güç aralığı (power distance index): 66
    uzun dönem odağı (long term oreintation): türkiye için henüz belirlenmedi.

    tabi bir referans aralığı olmadan birşey ifade etmiyor ancak diğer ülkelerin kültürleriyle kıyaslanabiliyor.

    mesela arap dünyasının skorları ; uai: 68, ind: 38, mas: 52, pdi: 80
    abd de böyle: uai: 46, ind: 91, mas: 62, pdi:40

    bütün ülkelerin kültürel skorları şurada: http://www.geert-hofstede.com/…stede_dimensions.php

    yani demek ki neymiş, hofstedenin skorlarına göre türkiye kültürü hem arap ülkeleri hem abd'ye göre belirsizliklere karşı daha tepkisel, bireycilik ise her ikisinden de az. hiyerarsik anlamda gücü elinde tutanla tutmayan arasındaki mesafe ise arap ülkelerinden daha az ama abd'den daha fazla. kadın-erkek kültürel değerleri arasındaki farklılık ise en çok abd'de; holywood filmlerinden olsa gerek.
  • kültür üzerine bir tez yazıyorsanız adını yazmaktan, görmekten, okumaktan, duymaktan sıkılırsınız kendisinin. o denli kaplamış ve iliklerine kadar girmiştir her kültür araştırmasının.
  • hofstede'nin ortaya çıkardığı kavramlar, iş hayatında, yabancı kültürlerden gelen insanlarla iletişime girmeden önce onların davranış biçimleriyle ilgili bilgi sahibi olup yanlış anlaşılmaları mümkün olduğunca aza indirgememizde yardımcı olur; ama ve lakin, hofstede'nin araştırma sonuçlarına sırtınızı dayayıp bütün amerikalılar'ın bireyci, bütün çinlilerin uzun dönem odaklı, bütün arapların hiyerarşik veya bütün türklerin belirsizlikten kaçacağını varsayarak iş toplantısı, anlaşma müzakeresi, proje planı yapmamalısınız.

    ayrıca eleştirmenler, hofstede'nin sonuçlarının etkisiz olduğu ve göz ardı edilmesi gerektiği uluslar üzeri bir kültürden bahsediyorlar: kurumsal kültür. köklü bir geçmişe sahip çok uluslu dev şirketler zaman içerisinde kendi kurumsal kültürlerini yaratıp bunu çalışanlarına başarıyla öğretmişlerdir. bu tarz kurumsal kültürü olan firma elemanlarının asılları ister japon olsun ister arap, firma kültürüyle hareket ederler ve kendi uluslarının hofstede kültür puanlarını yansıtmayabilirler.

    tanım olarak hofstede, kültürler arası etkileşimler konusunda çığır açan hollandalı sosyologdur.
  • yenilenmiş ve daha geniş kapsamlı sonuçlara ulaşılan globe araştırmasında, metodolojisinden yararlanılmış adamdır.
  • an itibariyle karşısına dikilip olur olmaz küfürleri suratının ortasına yapıştırmak istediğim insandır. onun yüzünden geçirdiğim 3. uykusuz gece ve ben halen bu adamın tuğla kadar kitabı için 3000 kelimelik eleştirel makale ödevini bitirebilmiş değilim.
  • gerci sonradan farkli boyutlar da eklemistir ama, bireyciligin ve cogulculugun iki ucunu olusturdugu bir continuum'a tum kulturleri ipe dizer gibi dizmis, ve bu tek boyutluluguyla son yirmi yildir oyserman, kagitcibasi, imamoglu, tulviste gibi nice sosyal bilimciye "o is oyle degil koc" deme firsati sunmustur. bana da sundu diye belirtiyorsam, serefsizim. ki seref de onur toplumu ozelligi diye girip kolektife baglarim ustume gelirseniz. de, ibm'i baglama taktigi neyse ogrenmek istiyorum, helal.