şükela:  tümü | bugün
3054 entry daha
  • uzun bir süre varlığımın sebebini sorguladım. bu dünyaya ne katabileceğimi, ne amaçla yaşamaya devam etmem gerektiğini düşündüm. bazen düşüncelerine karşılık bulabiliyor insan.

    ilk önce aileme tutundum. onlar olmasaydı herhalde vazgeçerdim yaşamaktan. çok gecem oldu düşünmekten kaybolduğum. her kaybolduğumda beni buldular. ne olursa olsun arkamda durdular. bir gün bana yüz çevireceklerini hiç düşünmedim. yine de onları hayal kırıklığına uğratmaktan hep korktum. bir çok kez de uğrattığımdan eminim. zaten bu zamana kadar korktuğum ne varsa başıma gelmiştir.

    hiç sabahı olmayacağından korktuğum gecelerde arkadaşlarıma tutundum. en zor zamanlarımda yanımda oldular. onlara canımdan bir parça verdim. hiçbirini öz kardeşimden ayırmadım. "hepsi ailem oldu.".

    çoğu zaman tek başımaydım o sonsuz gecelerde. suratıma erkin koray'dan "kim olursan ol, ne istersen yap, sen de bu dünyada tek başınasın." dizeleri çarparken kendime tutundum. çekilmez bir dünyayı çekilir hale getirmenin yolu kendinle iyi anlaşmaktır. çünkü bazen kendinden başka kimsesi olmuyor insanın.
    kendimle başbaşayken şarkılar arkadaşım olur. düşünmekten yorulduğum zaman sesini yükseltirim. o zaman benim yerime de düşünürler. sanki hepsi beni anlatıyor. dinledikçe kendimi bulurum.

    şiirleri pek sevmiyorum fakat yine de onlardan kopamıyorum. kendi ellerimle yetiştirdiğim sevgi ağaçlarından düşerken dizelere tutundum. şimdi onlara sadece vefa borcumu ödüyorum.

    bir süredir geçmişimle içiçe bir yaşam sürüyordum ve biliyordum bıraksam geçmişim de benden kaçardı. sımsıkı sarıldım. bırakmak istemedim. sonra bir gün geçmişimin beni çoktan bıraktığını fark ettim. aslında uzun süre bunu bilerek kendimi kandırmıştım. sonunda ben de bıraktım.
    gelecek ile tanışmam da o aralarda oldu. geçmişimden çok farklıydı. hiç yerinde durmuyor, hep ileri gidiyor, aklına ne geliyorsa yapmak istiyordu. beni heyecanlandıran bir tarafı vardı. alışmıştım birbirinin aynısı olan günleri saymaya. alışmıştım geçmişimin kilitli kapılarına uzaktan bakmaya. şimdi "iyi ki cesaret edip o kapıları kırdım." diyorum.
    yıllanmış bir ağaçtan dökülen sonbahar yaprakları gibi süpürülmeyi beklerken geleceğin rüzgarına tutundum. gelecek, geçmişten daha çok umut barındırır ve değişime her zaman açıktır. ipleri eline aldığında istediğin yöne gitmek senin tercihine kalır.

    uzun bir süre geleceğin rüzgarıyla bir oraya bir buraya savruldum. geleceğe olan inancım da zaman zaman, esen rüzgarda dağılıp gidiyordu. baktığımda gördüğüm bütün o heyecan verici hayaller büyük bir merakla beni izliyordu. elimi uzatsam onlara dokunabilirim diye düşündüm. ben elimi uzattıkça onlar kaçtılar. hiçbir zaman kolay pes eden birisi olmadım ama inancım giderek azalıyordu ve onları eğlendiren bu kovalamaca beni her geçen gün daha çok yoruyordu.
    sonunda pes edip kovalamayı bıraktığımda, beni çok uzaklara getiren rüzgar ortadan kayboldu ve ayaklarım yeniden yere basmaya başladı. geçmişten çok uzakta, geleceğin hemen arkasında bir yerlerdeydim. geriye dönmek saçma ve anlamsızdı. kaçan rüzgarı yakalamaya çalışmaksa zaman kaybı.
    gidecek hiçbir yerim kalmadığını anladığımda etrafıma bakıp yaşadığım âna tutundum. anladım ki geleceğin ipleri yaşadığın âna sahip çıkabildiğin kadar elindeymiş, ne kadar kovalarsan kovala geleceğe yetişilmezmiş ve hayaller ne kadar yakın görünürse görünsün onlara dokunmak mümkün değilmiş.

    bazen çok bilmiş gibi konuştuğumun farkındayım ama duygularımın bir gün tükeneceğini bilmezdim. bunu öğrendiğimde de yeniden ortaya çıkabileceklerini bilmezdim. ne kadar çok şey öğrensem de sanki hiçbir şey bilmiyorum. bildiğim her şeyi unuttuğumda sevgiye tutundum. belki de bu hayatta becerebildiğim tek şey sevmektir. sana verebileceğim tek gerçek şey sevgimdir.

    seni ilk kez gördüğümde; bütün mümkünlerin kıyısında, derin bir uçurumun kenarında, ayaklarımı uzatmış boylu boyunca uzanan manzarayı seyrediyor olacağım. gözlerinin sıcaklığı tenimi yakacak, kurumuş boğazım yutkunurken düğümlenecek. bakışlarında gizlenen haykırışı duyup kendimi uçurumuna bırakacağım. bir yıldız gibi kayarken derinine; görenler dileklere tutunacak ve ben sana tutunacağım.
  • eşitliğe inan, eşit davran, ne ezil, ne ez.