şükela:  tümü | bugün soru sor
  • artık sözlük yönetiminin sponsorluğu ile beraber resmiyete dökülüp gelenekselleşmesi gerektiğini düşündüğüm şenliklerde.
    son yıllarda özellikle sağlık sektörü çalışanlarına karşı başlatılan itibar suikasti girişimlerine karşı bir tepkidir bu. bir manyak kalkar doktorların instagram hesabından kişilik analizi yapıp tüm sağlık çalışanlarına hakaret etme cüretini kendinde görür. diğeri sağlık çalışanına karşı şiddeti yasallaşsın diye bağırır. iyice zıvanadan çıktı bu durum.
    sözlük yönetimi aile soyağacının hepsini kapsayacak derecede yaratıcı küfürler ile bu durumu kendince eleştirdiğini düşünen vasıf mağduru kimseleri kollamakta.
    sağlık çalışanları mükemmel değildir bunu kabul ediyorum. kesinlikle eleştirilmeli, gerekirse devlet -özellikle söylüyorum devlet- bunlara yaptırım yapmalı. ancak böyle kafasına göre tek argümanı “ay reçetemi yazmadı” veya “ühühü rapor bana rapor vermedi” ya da “ühühü öküz sıramı aldı” diye hastaneleri yakmayı düşünen, hatta daha ileri gidip çalışanları öldürmeyi, işkence etmeyi düşünen garip garip insanlar doldur burası. bunlar yaptırımı yapmamalı, yaşamamalı.
    doktor başına düşen hasta sayısını eleştirmek yerine bir güne 800 hastayı sığdırmaya çalışan birkaç acil doktorunu dövmeyi kendine daha büyük bir amaç gibi görür bu akıl fukaraları.
    söz konusu çalışanların hiçbiri bu sistemde çalışmak istemiyor zaten. insan gibi sorarsanız kendileri de sistem eleştirilerinde ve hatta cesaret edebilirseniz eylemlerinde yanlarınızda olacak insanlar. (bir kısmını saymıyorum ama genel olarak memnuniyetsiz ve eleştirel bakıyorlar.) düzgün eleştirenleri tenzih ederek söylüyorum ama genel olarak bu durumu eleştirenler kendi hayat koşullarını yükseltmeye çalışmak veya böyle olmadığı için sisteme karşı koymak yerine doktorları veya herhangi kendisinden daha iyi durumdaki (maddi olarak söylemiyorum) insanları kendi rahatsız olduğu duruma çekmeye çalışıyorlar.
    daha iyi bir hayat, hastane, eğitim, adalet istiyorsanız onların çalışanlarından ziyade bu durumu oluşturan sebebin temelini düşünün, irdeleyin, eleştirin. küfürle değil, fikirlerinizle konuşun.
    neyse diyeceklerim bu kadar. ilgili hakaret dolu başlıklar ve içindeki hakaret dolu entryler hala sözlüğün baş köşesi gündemde duruyor. ilgisini çeken bakabilir.
  • yarın bir gün bir tarafları ağrıyınca da doktorun kapısına it gibi dayananlardır kendileri
  • karmanın tecelli etmesidir. araştırmadan uzak, abd'de yazılan makaleleri kayıtsız şartsız
    referans alan, bunun doğrultusunda halkını yumurta, tereyağı ve yağlı etten, probiyotik ürünlerden soğutarak günümüzde patlayan immün hastalıkların(kanser, romatoid hastalıklar, kısırlık, şeker, tansiyon, vb) fitilini ateşleyen doktorlarımız daha bu günahları için bir ''pardon'' bile dememişken ve sistemsel olarak eksik yetiştirildiklerinin farkına varıp ''ne oluyor beyler'' demeden yine mağduru oynamaktadırlar.
    beyaz önlük giyip steteskopla dolaşmakla olmuyor kardeşim. önce farkındalığınızı geliştirin.
  • bir doktor olarak kınadığım durum
  • doktor aşağılamaya ne hacet zira gerçekten de şeker gibi akıllı efendi bilgili becerikli doktorlarımız var. bunun yerine canan karatay, ahmet maranki gibi doktorların adını zikretsem yeter.
  • hasettendir.

    sözlükte her allah'ın günü doktorları/mühendisleri/avukatları/öğretmenleri hedef alan başlıklar açılır. gerçek hayatta samimiyet kuramayacağı, karşısına geçip iki cümle edemeyeceği insanlara karşı internet ortamında rahatça atıp tutmak rahatlatır bu insanları. haset beslerler. maaşlarına, sosyal statülerine, mesleklerine, -doktorlar için- hayat kurtarmalarına...
    "aynı binada oturduğumuz halde, sabah bana selam vermedi. ne bu kibir!" diye başlık açtıran da aynı zihniyettir işte. bu hastalıklı haset duygusudur. selam vermeyen adam, belediyede işçi olsa umursamaz halbuki. doktor oldu mu, hasetlik huyu depreşir işte. belki de o adam, doktor olmasa da senden iğrenecek ve selam vermeyecekti kim bilir...
    aynı haset insan, mesela bir fabrikatörün lise mezunu serseri -ama para içinde yüzen- oğluna dil uzatıp kin kusmaz. halbuki babasının oğlu olmaktan başka hiçbir özelliği yoktur. bir müteahhit'in 1 milyona mal ettiği binayı 3 milyona satarak, sadece 1 yıl içinde 2 milyonluk kar etmesine de laf etmez. ne profesyonel bir hakemin ayda kazandığı sabit 25 bin lira (ahmet çakar'ın yalancısıyım), ne de bir şube müdürünün uçuk kazancı umrunda değildir. ama doktorun 10-15 binlik maaşını, zevzek ruhunun geyik muhabbeti haline getirir...

    sebebi nedir peki?

    sebebi kendi başarısızlığıdır aslında. çünkü doktorluk/mühendislik/öğretmenlik torpille, şansla, parayla elde edebileceğiniz bir meslek ve sıfat değildir. hekim, allah vergisi zekasını kahvehanelerde okeye dönerek harcamamış, gecesini gündüzüne katarak adeta tırnaklarıyla kazıyarak tırmanmıştır o basamakları. özel bir lütuf değil, çaba ürünüdür geldiği nokta. kapı herkese açıktır. herkes aynı okullarda okuyabilir. herkes üniversite sınavlarına girebilir. herkese açıktır tıp fakülteleri. kimse ırkı-mezhebi-tipi sebebi ile geri çevrilmez. çaba gösteren herkes ulaşabilir oraya. yine çaba gösteren herkes kazanabilir uzmanlığı da. kendini geliştirip biraz gayret ile de kavuşursun o "haset ettiğin" mertebeye...işte burada başlar o hasetlik duygusu. çünkü kendisi de yapabilecekken yapmamıştır tüm bu fedakarlıkları. kendisi rahatından vazgeçememiş veya kapasitesi yetmemiştir. karşısındaki "başarmış", o ise "başaramamıştır". o zaman ne yapabilir? ulaşamadığı bir ciğer varsa o ciğere pis der. yetmez, o ciğere ulaşana: "sen ne şerefsiz insansın ki ciğer yiyebiliyorsun. hiç mi acımıyorsun o hayvanlara" der...

    etrafındaki herkes başarısız olsa, kendi başarısızlığı önemli değildir. ancak sadece ama sadece kendi becerisi ile başarılı olanı gördü mü, kudurur işte bu haset insan. o an için muhatabı hekimse statüsüne, öğretmense tatiline, başarılı bir mühendis ise maaşına kin kusar...

    ben ise; "kıskandığı vakit haset kişinin şerrinden, sabahın rabbine sığınırım!" *

    *felak suresi beşinci ayet
  • çekilişle 100 kişiye gözlüklü sümsük doktor 50 kişiye uzman kel doktor tam 3 kişiye yaşlı bilge başhekim aşağılama şansı, ayrıca çekilişe katılan herkese 5 kavanoz bal %30 değil %40 değil tam %50 indirim kuponu ile yalnızca 59.90tl. bitti mi, hayııııırr, katılımcılara ithal kol saati ve birazdan iyileşeceğim hissiyatı veren buz gibi stetoskop bedava.

    katılım detayları tüm seçkin polikliniklerde.