şükela:  tümü | bugün soru sor
  • halat-u kahire, nushat'us selatin, mevvaid'un nefais fi kavaid'ul mecalis gibi protokole ilişkin eserler vermiş osmanlı elçisi.
  • abdullah oğlu ahmed oğlu mustafa âli, 1541'de gelibolu'da dunyaya gelmiş 1600'de gorev basinda hastalanarak cidde'de vefat etmiştir. **16. yy.da yasamis bir aydin kişilik, şair, tarihçi.
    tacü't-tevarihi golgede birakma agenda'siyla kaleme alinmis dev bir genel tarih olan künhü'l-ahbarın yazarı. bunun yanisira menakıb-ı hünerveran, halat-i kahire min'el-adati'z-zahire ve mevaidü'n-nefais fî kavaidü'l-mecâlis gibi osmanli yazininda oncül eserler de vermiştir. iki divani, mektuplari disinda 28 ayri eseri vardir. mihr ü mah adlı bir mesnevisi de vardir.

    gunumuzde daha cok bitter, loser gibi sifatlarla niteleniyorsa da, okuyunca pek de sevdigimiz ve o acı halet-i ruhiyesinden siyrilip alayciliga, mizaha ve ironi'ye ya da soz oyunlarina, alegorilere sigindiginda daha bir sirinlesen bir adamcagizdir. huysuz ve gecimsiz biri oldugu cagdaslarinin ortak kanisi olsa da biz onu bugun huylu diye anmaliyiz.

    kendisi hakkında yapılmış en başarılı çalışma cornell fleischerin yazdigi tarihçi mustafa ali, bir osmanlı aydın ve bürokratı adındaki orijinali princeton unversity press tarafindan basilmis, turkcesi ise tarih vakfi yurt yayınları tarafından neşredilmiş ayrintili biyografidir. jan schmidtin de pure water for thirsty muslims gibi onemli bir calismasi bulunsa da, oryantalist paradigmadan kopamamış oldgundan ve fleischer'in ustun eserinin golgesinde kaldigindan daha cok amprik nedenlerden yaklaşılan bir eserdir.
  • çoğu kaynakta sadece gelibolulu ali olarak da isimlendirilen şahsiyet. şair kişiliğinin yanında en büyük özelliği tarihçiliğidir. osmanlı tarihinin birçok dönemi gelibolulu ali'nin eserleriyle gün yüzüne çıkmıştır.
  • 40 tan fazla eseri vardır. eserlerinde padişahı dahi tenkit etmekten çekinmez. üslubu ağırdır.
  • gelibolulu mustafa ali,hakkında çok az şey bilinen bomba bir şahsiyettir.ortaokul yıllarımda kendisinin ''ziyafet sofraları ve adabı ''benzeri ismi olan bir kitabını okuyup şaşkınlıklar içinde kalmıştım.
    anlatılan hikayeler şu tarzda:
    örnek1)evin beyinin arkadaşı yemeğe veya ziyarete geldiyse evin (erkek)uşağı onun tarafına doğru domalmadan servis yapmalıymış,olur da misafirin canı çekermiş.
    örnek 2)hamamlarda kadrolu (bir nevi görevli)oğlanlar bulunur ve gelen kişilere sorgusuz sualsiz alete
    el atarmış.eğer karşıdaki bu durumdan hoşlanmadığını belli ederse bu taktirde görevli, müşterinin arkasına geçip orayla ilgilenirmiş..bu görevli gençler çok meşhurmuş,hepsinin sevdalıları olurmuş,bu kişilerin en ince ayrıntısına kadar muameleleri anlatılıp acaip şekilde övülüyor kitapta..
    not:olaylar osmanlı dönemi istanbulunda,imparatorluğun henüz yozlaşmadığını düşündüğümüz 1500lerin ikinci yarısında geçmektedir.

    kitaptan alıntı:
    çünkü sevilen kadın bölüğünün namahremleri avan korkusundan gizli tutulur. şimdi ise civanlarla arkadaşlık onlarla düşüp kalkma yolunda bir kapıdır ki bu kapı gizli, aşikâr hep açıktır.

    tüysüzler soyundan namert lokması olanların çoğu arabistan piçleri ve anadolu türklerinin veled -i zinalarıdır, onların sürdüğü güzellik ve cazibe süresini hiçbir diyarın tüysüzleri sürmez.

    niceleri otuz yaşına varıncaya kadar güzel yüzünde gönlünde üzüntü olacak kıl görmez. türk çocukları arabistan’daki ele avuca sığmaz civelek çocuklar güzellik yönünden hepsinden kısa ömürlü olurlar.

    20 yaşlarına vardıkları gibi rağbetten düşerler ve aşıkların işinden kalırlar. ama içel civarları edirne, bursa ve istanbul'un ince bellileri her yönden kusursuzlukta ve güzellikte onlardan ileridir.

    güzelliği ve cazibesi eksik olanların ise çeke—çevire tazelikleri ve tatlı kılan naz ve cilve ile sevimli gösterir. ama kürt tüysüzleri, anadan—doğma evbaş olanların tecrübesine göre sağlıklı, yumuşak ve uysal imişler ve her ne teklif olunsa dinleyip yapmaları çok olurmuş. hele bellerinden aşağısını kına ile boyatır, dizlerine ininceye kadar boyanarak kendilerini süslerlermiş.

    özellikle çoğu ince—belli ve uzun—boylu olurlar. kendilerini teslim ettikleri sırada her uzvuyla birlikte yumuşaklık gösterirlermiş. sözün kısası görünüşte yumuşak davranmakta, aslında karşı durmakta içel güzellerinin çoğu inat ederlermiş.

    buna göre bunların vuslat nimeti bu- yükler için vardır. yanlarında gezen aşıklarını bahtsız ettikleri ve parasız pulsuz bıraktıkları meydandadır, derler. ve iki gencin fırsat vaktinde birbirinden yararlanması, yahut birisi ötekini sarhoş edip üstüne çıkması, değmede mümkün olmayacak bir iştir, diye anlatıp söylerler.

    sözün kısası, ün almış güzel yüzlülere rağbet edip karşısında gümüş—servi endamlı. uzun boylu, salınarak yürüyenleri kullanmak isteyenler rumeli köçeklerinden şaşmasınlar. kul cinsinin de yusuf çehreli çerkeslerinden ve hırvat asıllıların nefesleri mis kokanlarından sakın usanıp bezmesinler.

    gerçi içel mahbuplarında da nazeninler olur lakin çoğu vefasız insanı üzmek isteyen cefacı güzellerdir. onlara sahip olanların huzuru ve rahatı az bulunur. ama arnavut cinsi de gerçi âşıkların gönüllerini alırlar, bu kadar var ki gayet inatçı olurlar.

    ama gürcü, rus ve görel cinsi, öteki esnafın gübresi gibidir. onlara bakarak macar soyundan olanlar, başka tayfaların tabiata uygun ve makbul olanlarıdır.

    gel gelelim, çoğu efendisine, hıyanet eder; düşüp kalkmalarından, davranışlarından her kişi onların çirkin yönlerini görür. şaşılacak olan budur ki mısır evbaşları habeşlilere düşkündür. araya soğukluk girer, her biri insanın samurudur, derler. aslında yatak hizmetinde usta olurlarmış, yani esbap buhurlamayı, yatak ve yastık döşemeyi candan isterlermiş. erkeğinde, dişisinde adamlık belli imiş: her ne semte görülürse uysal ve güzel davranarak yumuşaklık göstermeleri kolaymış.”
  • kaleme dair isimli bir denemesi olan şair ve tarihçi.

    (bkz: http://www.notosoloji.com/kaleme-dair/)
  • osmanlıdaki önemli oğlancılardandır.

    --- spoiler ---

    zene rağbet eder mi akil olan
    tabı ali civana maildir.

    (kadına rağbet eder mi akil olan? ali’nin doğası oğlana meyleder.)
    --- spoiler ---

    kaynak
    kaynak2
  • "gelünüz vâizi meyhânede habs eyleyelüm / itmesün bir dahı mescide varup ceng ü cidâl"

    (fâtih m. şeker'in osmanlı islâm tasavvuru adlı kitabından alıntılanmıştır.)