şükela:  tümü | bugün
  • akdeniz'in kılavuz fenerlerinden biri olan gelidonya deniz feneri antalya'nın kumluca ilçesi taşlık burnunda yer alıyor. türkiye kıyılarının en yüksek feneri olup 227 m yükseklikte ki fener denizden 3 km içerde yer alıyor. sivri kayalıklar üzerinde inşa edilen ulaşımı oldukça zor olan gelidonya fenerine elektrik ulaştırılamadığı için günümüzde bile hala elle kurularak çalıştırıldığı belirtiliyor. doğanın yalnızlığında, çam ağaçları kokuları arasında akdeniz güneşiyle yıkanan gelidonya feneri altında bulunan tarihi likya antik yolu, bilhassa yaz aylarında adrasan, kumluca gibi tatil köylerine gelenlerin kullandıkları güzergâhta, uzaktan da olsa tüm heybeti ile görülüyor.
    kaynak :http://www.sihirlitur.com/…niz_fenerleri/index.html

    trekking turları için ise http://www.adrasan-active-diving.com/trekking.html den bilgi alınabilir.
  • abdullah cevdet sokak no: 2/a çankaya / ankara adresinde açılmış laterna'nın kardeşi ege mutfağı. tasarım laterna' yaçok çok benziyor. ama meze tabakları daha özenli, daha çeşitli.
  • likya yolu üzerinde karaöz'den 8 km sonra adrasan'dan 15 km önce bulunan kendi halinde bir fenerdir. likya yolu yürüyüşçülerinin uğrak yeridir. fenerin yanındaki düzlük adeta biri gelsin de kamp yapsın diye bırakılmış gibidir. ayrıca fener yanındaki kuyuda içilebilir su bulunmaktadır. yanındaki kovayla çekip direk içebilirsiniz. (içtim ve hala yaşıyorum). akşam saatlerinde kamp'ta güneşin batışı seyredilir ve sabah kalkıp erkenden yola çıkmak üzere yatılır. akşam saatlerinde metreküp'e 7 tane ufak sinek büyüklüğünde böcekler çıkar. uçuşur ve her yerinize konarlar. erken yatıran şey de budur zaten.
    fenere elektrik ulaştıramadıkları için rüzgar enerjisi santrali kurmuşlar ancak çalışmamaktadır. güneş enerjisi ile gereksinim karşılanıyor demek ki.
    buradan adrasan'a kadar süren 15 km'lik yürüyüş yolunda bir gram su yoktur ve durmadan 5 saat sürer. alışık olmayan bünyeye "daha da gelmem likya'ya" dedirtir. ama güzeldir.
  • yaz aylarında çevresinde bol miktarda akrep bulunan muhteşem manzaralı deniz feneri. likya yolu üzerindeki en keyifli kamp alanlarından birine sahiptir. ancak yaşadığınız keyif gün batımına kadar sürer zira havanın kararmasıyla başlayan serinlik akrepleri yuvalarından dışarı davet eder.

    8 kişilik bir grupla yapılan likya yürüyüşünde öğleden sonra gelidonya'ya varılmış, köşk'te keyif yapılmış, kitap okunmuş, sohbet edilmiştir. akşama doğru yemek hazırlıkları başlar trengialar çıkar, yemek afiyetle yenir. üstüne bir de çay keyfi yapmak isterken yemek torbasına tutulan fenerin ışığında çat ilk akrep görülür, sonraki beş dakika içerisinde görülen 4 akrebin verdiği motivasyonla 2 çadır yine 5 dakikada kurulur, çadırların içerisine doluşulur ve çay hayal olur.

    (bkz: çayımız kalmadı adrenalin versek)
  • fenere karaöz'den ulaşım kolaydır. karaöz'e girince sahile doğru ilerleyin, sahilde korsan koyu ve gelidonya feneri tabelasını göreceksiniz. bu orman yolu patikaya kadar yaklaşık 5 km kadar devam ediyor. ancak orman yolunun sonuna kadar arabayla ilerlemek zor, yol oldukça bozuk. tam olarak patika olan kısım ise sadece 2 km. yani bir arazi aracınız varsa trekking yapacağınız mesafe budur. trekking sitelerinde abartıldığı kadar 3 saatlik bir yürüyüş yolu yok yani (karaöz'den yürüseniz belki). yolunuzu kaybetme riskiniz de yok, ayrımlarda likya yolu tabelaları ve diğer tabelalar mevcut.
    yol yürümeye değiyor, fenerin çok güzel bir manzarası var. bölgenin doğası ise antalya'da heryerde görebileceğiniz cinsten değil. örneğinantalya merkez dışında görebileceğiniz nadir falezler karaöz'ün sağ tarafına kalıyor. fenerin manzarasında bu falez ,karaöz koyu, sulu ada ve sıçan adasından büyükçe birkaç ada (beş adalar?) yer alıyor.
    patika pek tenha değil, ekim ayı sonunda bile oldukça fazla yabancı turist görülebiliyor.
    karaöz'e kumluca yönünden geliyorsanız mavikent üzerinden bir sahil yolundan, antalya yönünden geliyorsanız adrasan (çavuşköy) üzerinden ulaşabilirsiniz.
  • restoran olanında -yasağa rağmen- deliler gibi sigara içildiği için nefes alamadığınız, ortaya sadece meze, ara sıcak ve tatlı isteyip bir kadeh içki içerek kişi başı yetmiş tl civarı para ödediğiniz yer. yiyecekler süperdi gerçi, ona hiç sözüm yok. ayrıca, müzik de çalmıyor. niye gitmişim ben de anlamadım.
  • ömrümdeki en ilginç gecelerden birini yaşadığım fenerdir.tam olarak imkansızlıklarla, yorgunlukla, susuzlukla, akreplerle dolu bir geceydi.yanındaki su sarnıcının icinde bir tane su yılanı yaşamaktadır.üstüne su çekmek için konulmuş kovayı, sarnıcın içine her attığınızda gelir kovanın içine girer.çabuk davranıp bir an önce kovayı çekmelisiniz.insan zorda kalınca bir gece boyunca bu suyu içmek ve yemek pişirmek için kullanabiliyor.*
  • gelidonya adı likya dilindeki kaledonya sözcüğünden geliyormuş. kaledonya da kırlangıç demekmiş. göç eden kırlangıçlar bugün fenerin olduğu yerde mola verir, dinlenirlermiş. ver der veremem gereksiz bilgiler servisinden bugünlük de bu kadar.

    diğer kaledonya için,
    (bkz: caledonia)
  • kulağımdan rüzgarın uğultusunun,burnumdan kekik kokusunun eksik olmadığı gidilesi görülesi bir yer