• hali hazırda ocean majesty gemisi ile rodos, santorini, mykonos ve atina şeklinde yapılabilen tur. tur ücretine adalardaki gezinti ve rehberlik hizmeti dahil olmadığı için gemide farklı ada turları satılıyor, ama hayır, durun, satın almayın! zira altmış euro'ya kadar olan bu turları satın almadan da kendiniz şahane bir şekilde adaları gezebilirsiniz. rodos'ta görmeniz gereken yer eski şehir adı ile anılan surların içindeki kısım. eski şehre, bu surlardaki onbir ayrı kapıdan giriliyor. zaten liman "marina" kapısının hemen önünde kurulu. bir harita ile çok rahat bir şekilde arkeoloji müzesi, bizans müzesi, şovalyeler sokağı, grand master sarayı, saat kulesi gibi görülmesi gereken yerleri yürüyerek bulabilir ve gezebilirsiniz. gemide satılan turlardan biri plaj turu. ama bunu da satın almanıza gerek yok. eski şehri dolaştıktan sonra "eleftharias" kapısından çıkıp sola döner ve yüzelli metre kadar yürürseniz, yeni limanın karşısındaki caddededen kalkan faliraki otobüsüne binip bir euro altmış sent otobüs bilet bedeli ödeyerek yarım saat içinde faliraki plajı'na gidebilirsiniz. ve evet gidin zaten, kumu ve denizi çok güzel. santorini'ye gelince yüksek bir tepede kurulu bu şahane adaya çıkmak için ya zig zag şeklindeki geniş ve yanlış hatırlamıyorsam beşyüzseksenaltı adet basamağı yürüyerek çıkacak, ya aynı yolda eşeklere binecek ya da teleferiği tercih edeceksiniz. santorini'de gemiler limana yaklaştırılmadığı için gemiden teknekler ile bu bahsettiğim merdivene ve teleferiğin olduğu bölgeye indiriliyorsunuz. fira adı ile anılan ada merkezi zaten küçük, dar sokakları ve üst üst kurulu yapıları ile yürüyerek dolaşılabilecek bir yer. burası dışında görülmesi gereken yer oia köyü ve tabi plaj. gemide bu iki kapsamda iki ayrı tur satılıyor. ancak yine o kadar para ödemeye gerek yok. fira'dan oia köyü'ne birbuçuk euro otobüs bileti ücreti ödeyerek yirmi dakikada gidebiliyorsunuz. aynı şey plaj bölgesi olan kamari için de geçerli. kamari plajı çakıllı, taşlı, denizde de kayalar var, haberiniz olsun. mykonos da el kadar ada zaten. ama liman ile merkez arasında çok dar ve çift şeritli olduğu için yürümesi zor dört km'lik bir yol var. bu yoldan küçük venedik dedikleri kısma ve adanın merkezine ulaşıyorsunuz. ada, merkezindeki yeldeğirmenleri ile de ünlü. yeldeğirmenlerinin yüz metre ilerisindeki duraktan bineceğiniz otobüs ile çok daha ünlü olan paradise beach'e yarım saatte kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz.

    ek: tüm adalarda dikkatimizi çeken bir husus aklıma geldi, ulaşım tercihlerine dair. otobüsle her yere ucuz ve hızlı bir şekilde ulaşabilirsiniz diyorum ya, turist milletinden evropalı olanları da otobüsleri tercih ediyor. taksi tercih eden ve tabi bu tercihin doğal sonucu taksiciler ile pazarlığa giren tek millet, türkler. oia köyüne giderken gördük bir türk grubu. dedik az ilerde otobüsler var. kadın, taksici ile girdiği pazarlığın şiddetinden bizimle ilgilenmedi bile, dönüp uyuz uyuz baktı ve sonra pazarlığa devam etti. amaan dedik biz de, bırak ödesin sürtük. dedik vallahi. çok gıcıktı çünkü.
  • gemide hayallerimin denizatlı prensini bulsam, güvertede rüzgar saçlarımı savururken ve tenim deniz kokarken köpek-balıkları- gibi sevişsek minvalinde fantezileriniz varsa, işbu fantezilerinizi denizin yirmibinfersah altına gömebileceğiniz tur. zira anladığım kadarı ile türkiye huzurevleri federasyonu bu gemiye tur düzenliyor. gemiyi dedeler basmış. genç yolcular da var tabi ama çiçeği burnunda puseti elinde çekirdek aile modeli tipler. filmlerdeki kaçak yolcu ise -kazan dairesine bile baktım- maalesef yok. en sonunda geçtim kıç tarafına açtım kollarımı, beklemeye başladım, karayip korsanlarına bile razıydım. olmadı. bu gemide ne aşkı ne şehveti bulabildim! bi ara bizim kat görevlisi hintli melvin'e baktım da sonra yok artık dedim, kendime geldim. gecelerimi poseidon'a dualar ederek geçirdim.
  • hızlı bir yunan adaları turu yapmak için iyi bir yol. louis majesty'nin 3 gecelik turuna katıldık, erken tarihli bir rezervasyonla yurtiçinden çok daha ucuza geldi. tek sıkıntısı adalarda az zaman geçirmeniz. onu da önceden yapılmış planlarla iyi bir şekilde değerlendirebiliyorsunuz. haziran-temmuz gibi kalabalık bir dönem giderseniz, adalarda kol kola omuz omuza gezmek zorunda kalabilirsiniz. bizim tek geminin yolcuları bile sokakları doldurmaya yetti.

    gemi, 10 katlı kocaman birşey olmasına rağmen, ufak ufak sallanıyorsunuz; kısa süreli minik depremler gibi. hemen her katta geniş salonlar var, buralar gündüzleri kitap okumak için ideal. akşam da bu salonlarda canlı müzik oluyor.

    gemide en düşük ücreti veren bizle en yüksek ücreti verenler, aynı hizmeti satın alıyordu, aynı yemekleri yiyordu; o yüzden üst katlarda oda almak pek mantıklı görünmüyor.

    adalarda gemi limana yanaşmıyorsa, tenderboatlarla adaya çıkmak 1 saate yakın zaman alıyor. o yüzden her ada için ayrı ayrı zamanlama planlamanızı yapın. özellikle pire'den atina'ya geçiş ve dönüşte koşturmak durumunda kalabiliyorsunuz.

    gemide kahveler, bira ve kokteyller 4,5-5 euro civarı; happy hourlara denk gelirseniz 1 fiyatına 2 içecek var. her akşam birer içecek ve zorunlu bahşiş tutarıyla beraber gemide harcayacağıız para kişi başı 50 euroyu geçmez.
  • bamtur'un kiraladigi alexander von humboldt gemisi ile, gemide hersey dahil konseptiyle, pazar'dan pazar'a suren 7 gece 8 gunluk vizesiz tur. sirasiyla midilli-mykonos-santorini-rodos-girit-atina'ya birer gun gidiliyor. gecelemeler hep gemide. girit haric hepsi guzel, girit bombok bir yer.

    gemide ilk gece, tanisma faslinda herkese extra tur satilmaya calisiliyor, "ekstra tur almazsaniz mal gibi apisip kalir, hic bir yeri goremezsiniz" deniliyor. sazanlar da hemen aliyor bu extralari. sonra belediye otobusu ile 1.6 euro'ya gidilebilen yerlere 60 euro'ya goturuyorlar. aman ekstra almayin derim ben, atina haric. atina'da da pire yerine 70 km uzaktaki lavrion'a yanasiyorlar, ekstra tura katilmazsaniz harbiden mal gibi kalirsiniz.
  • cep telefonunuzun zirt pirt ' yunanistan'a hosgeldiniz ' ' turkiye'ye hosgeldiniz' gibilerinden gelen mesajlar arasinda gidip gelcegi bir tur. ayrica en onemlisi eglenceli bir tur ariyorsaniz kesinlikle casino gemilerini tercih etmeyin !!! ( kumar meraklilari haric ) aksi halde konsept, ilgi, alaka tatilinize dair herseyin arkasinda casino mantigi cikiyor.

    (bkz: alexander von humboldt)
  • (bkz: aegean odyssey) gemisi ile gerçekleştirdiğim tur. santorini ve mykonos'a gittik, gördük, memnun kaldık. ama 1'er gün daha olsaydı tam süper olacaktı. zira tadı damağında kalıyor insanın. gemide yolculuk etmek de çok keyifli. ne otobüse ne uçağa benziyor.
    yolculuk esnasında bile tatildesin. evet evet gemi yolcuğunun tanımı bu.
  • gençseniz, enerjikseniz, eğlenmek istiyorsanız kesinlikle denemeyin. onun yerine her adada havalimanları var ve hepsine ucuz uçak biletleri bulunabiliyor. üçer gün, dörder gün adalarda otellerde kalın hem daha çok eğlenin hem de gemide bir dünya yaşlı ve çocuklu çiftler arasında sıkılmayın.
  • işletme lisanslı, ekonomi masterli yaşam koçunun devamlı dahil olduğu organizasyondur.
  • 2015 temmuz ayında etstur'un aegean odyssey isimli gemisiyle gerçekleştirdiğim turdur. uzun süredir acaba nasıl olur, gemi ortamı sıkıntı verir mi, fiyat/performans olarak karşılaştırıldığında bağımsız gezi yerine tercih edilir mi gibi muhtelif soruların içerisindeyken, gözü karartıp sonunda katıldığım organizasyon olmuştur. gitmeden önce internet üzerinden ve tur firmalarından mümkün olduğunca bilgi almaya çalıştım, ancak elde ettiğim bilgiler yaşadığım tecrübelerin yanında hiç sayılacağından bu uzun entry'yi yazma kararı aldım.

    öncelikle, katılmış olduğum tur 6 gece konaklamalı olup, istanbul'dan yola çıkarak sırasıyla midilli*, atina*, mykonos, santorini ve sakız* adalarına ziyareti planlanmaktaydı. bu kadar kısa zamanda bu kadar çok adayı görecek olmam kararım öncesinde beni motive eden başlıca neden olmuştu.

    sonunda gün gelip, gemiye alındığımızda dikkatimi ilk çeken şey yaş ortalamasının yüksekliği oldu. öyle ki, 450 yolcuyu ağırlayan bu gemide, katılımcılar arasında 30-40 yaş arası çift sayısı 10 taneden fazla değildi. ortalama olarak diyebilirim ki, 50-60 yaş arası çiftlerin tercih ettiği bir insan grubuna hitap etmekte cruise aktiviteleri. daha önce yurtdışında bir toplantı dolayısıyla 2 günlük kısa bir cruise tecrübem olmuştu. oradaki katılımcıların yaş ortalamasının bu kadar yüksek olmasını, bulunduğum ülkenin* popülasyon yaşlılığından olduğunu düşünmüştüm. ancak, bu sayede anladım ki, cruise gezileri belli yaş haddini doldurmuş insanlara hitap etmekte.

    daha önce etstur ile balkan gezisi yapmış olduğumdan ve oldukça memnun kaldığımdan, tur konusunda sırtımı yine kendilerine yaslama kararı aldım. ancak gemiye alındığımız ilk andan itibaren başlayan organizasyon ve ciddiyetsizlik problemleri 7. gün sonunda gemiden ayrılana kadar istikrarlı şekilde devam etti. örneğin; ilk gün 200 kişilik restorana 450 kişinin yemek başlangıcı olan saat 7'de alınması, geriye kalan 250 kişinin ellerinde tabaklarla ayakta beklemesine sebebiyet verdi. yine aynı gün, gemide nakit kullanımı mümkün olmadığından, oda kartımıza kredi yüklemek geçtiğimiz sırada 15 dakika bekleyip, sıra bize geldiğinde kredi kartı aracılığıyla yükleme yapmak için yan sırada bekleme yapmamız gerektiğini öğrendik. o sırada yüksek sesle insanlara uyarı yapmamış olsaydım, sıramın arka tarafında yer alan bir sürü insan yanlış sırada beklemeye devam edecekti.

    aradan bir süre geçtikten sonra edindiğim bilgiler vasıtasıyla şunu gözlemledim ki, bütün bu problemlere sebebiyet veren şey, aslında geminin yunanistan'a ait olması ve 220 kişilik tüm mürettebatın filipinlilerden oluşmasıydı. etstur yazın kendilerine gelen aşırı cruise talebini, 220 kişilik hazır mürettabatı bulunan bir gemiyi kiralayarak karşılamaya çalışıyor ve 450 müşterilik bu organizasyonu 5 (yazıyla beş) etstur personeli ile idare etmeye çalışıyor.

    sıkıntının asıl büyüğü, kendilerini rehber olarak tanımlayan bu 5 organizasyon görevlisinin, orijinal rehber vasıflarından çok uzakta olmasıydı. etstur'a ait kara otellerinde değişik görevlerde çalışmış personelin zamanla rehber sıfatıyla cruise gemilerine atanmış olması, yaşanacak problemlere davetiye çıkarmaktan başka bir amaca hizmet edememiş olsa gerek. sesinin karizmatik olduğunu zanneden rehberin, saatbaşı türkçe'yi katlederek yaptığı tekrarlı anonsların birçoğunda çelişkiler oluşturması, verilen sorulara verilen yetersiz ve lakayıt cevaplar, ada isimlerini dahi sürekli yanlış telaffuz eden rehberlerin vermiş oldukları kulaktan dolma ve yanlış tarihi ve kültürel bilgiler, yaptıkları kara turlarında oluşturulan gruplara numara atayıp, otobüslere o numarayı bile yapıştırmaktan aciz organizasyon hataları...

    öyle zannediyorum ki, etstur'un mülkiyeti kendisine ait olan gemisi aegean paradise'ta organizasyondan sorumlu kişilerin seçiminde bu kadar amatör davranılmayacağı için daha yüksek bir kalite bulmak mümkün olabilir. bu sebeple, ille ki cruise seyahati tercihi yapacak kişilerin gemi seçiminde dikkatli olması gerekecektir.

    gemi ile ilgili bilgilere geçersek, genel anlamda kabin ve ortak kullanım alanları temiz ve her daim güleryüzlü filipinli personele sahip. kabinler aman aman rahat değil, ancak gayet temiz ve uyunabilecek rahatlıkta. gemide tur için ödemiş olduğunuz ücrete dahil olarak 3 öğün açık büfe yemek çıkıyor. dezavantajı, hemen her gün aynı yemeklerin çıkması. gemide bir restoran, akşamları canlı müzik yapılan bir bar, küçük bir havuz ve hemen arkasında açık alanda başka bir bar, akşamları animatörlerin gösteri sergilediği bir alan, bir casino ve çanta/aksesuar satılan küçük bir duty free shop bulunmaktadır.

    gemi içerisinde internet var ama oldukça pahalı. 75 mb (45 usd), 225 mb (85 usd), 450 mb (150 usd) ve 1 gb (300 usd) olmak üzere 4 farklı seçenek bulunmakta.

    ücretsiz sunulan su haricinde, günlük 4 alkollü ve 4 alkolsüz içecek tur başlangıcında verilen kuponlarla bedavaya alınabilmektedir.

    tura başlamadan önce gezilecek adaları türkiye'de elinizin altında internet varken ayrıntılı şekilde araştırmanız önerilir. aksi halde, gemide internet pahalı olduğundan etstur'un satmış olduğu kara turlarına gebe kalma riskiniz ortaya çıkmaktadır. bu arada kara turları demişken, midilli için 45 euro, atina için iki ayrı opsiyon halinde 66 ve 56 euro, mykonos için 27 euro, santorini için iki ayrı opsiyon halinde 45 ve 60 euro ve sakız adası için 45 euro talep edilmektedir. adaların hepsi için araba, motosiklet ya da atv kiralama imkanı mevcut. iyi bir araştırmayla araba kiralasınız dahi hem daha fazla yer görüp, hem çok daha ucuza gezmeniz mümkün.

    şunu da unutmamak gerekir ki, büyük bir gemi ile yolculuk yapıldığı için yüksek rüzgar nedeniyle limanlara giriş yapılamama ihtimali de bulunmaktadır. örneğin; bu turda 80 knot'luk rüzgar nedeniyle sakız adası'nı ziyaret etme şansını bulamadık. gemi limanın önünde 2 saat bekledikten sonra, sakız'a uzaktan bir bakış atıp veda etmek durumunda kaldık.

    bu arada, ufak bir not olarak gemide ortak alanlardaki personelin yabancı olması dolayısıyla ingilizce konuşulmaktadır. havacılık sektöründe çalışan biri olarak insanların ingilizce konuşmasına aşina olsam da, gemi yaş ortalamasını gözönüne aldığımda, neredeyse tüm yolcuların ingilizce konuşabilmesinin beni şaşırttığını gizleyemeyeceğim.