şükela:  tümü | bugün
  • geri donusu olmayan kararlar vermek, hatta olasi geri donus yollarini bir bir kendisi bozmak anlamina gelen deyim.
  • varmışsın ve zormuşsun
    zorsa da, yorsa da,
    olsa da, olmasa da,
    pembe yoksa bile
    sen var mısın?
    olduğunu göstermeye

    yoksa yokmuydun zaten?

    yaktım gemimi
    izliyorum
    yanıyor, parça parça
    bütün bütün
    şunu kurtarayım diyorum sevdiklerim alev alınca
    tutuyorum kendimi
    kül oluncaya değin
    sonra tutuşuyorlar
    yanıyorlar
    ve kül oluyorlar
    geriye kalan:
    yanmış yüreğim
    o yaşıyor ama,
    dayanılmaz acılar içinde

    birtek çocuklara duyduğum sevgi kalıyor
    kurtarıyorum onu
    çünkü
    onlar katışıksız, onlar
    çıkarsız
    onlar umarsız
    cihaan diyorlar,
    cihan abi diyorlar,
    sesleri ılıtıyor yüreğimi
    "sizin için varım"
    "gitmiyorum bir yere"
    diyor yufka yüreğim

    ve sen...
    kocaman üç nokta
    biri geçmişim
    biri ben
    biri de geleceğim
    noktalar kocaman ya
    sığmadın içlerine sen

    ve ben
    ben ki
    ne kadar büyük olurlarsa olsun
    hiç ama hiçbirşeyin peşine düşmeyen ben
    yetmedim kendime bu kez
    ve o kendimi aşan ben
    yaktı gemiyi yine
    bilmem son kez
    bilmem ikinci kez

    yaktım ama tutuşmadın sen
    sen
    yanmıyorsun
    o zaman farz bana sormak
    var mısın?
    olduğunu göstermeye
    yoksa
    yok muydun zaten?
  • aklima direk the ship song'u getiren soz..
  • ispanyayi almaya giden araplarin komutani, bogazi gecen gemileri yakmış, askerlere geri dönüş olmadığını anlatmaya çalışmıştır. adı tarık* olmalı bu arkadaşın.
  • ispanya'yı fethe giden tarık bin ziyad'ın yaptığı eylem.
  • geri donusu olmayan kararlar almak, inandiginda sonuna-dibine gidecek kadar cesur ve hatta gözü kara olmak. hayatin umursamazligi ve cevresinde gordugu sahte yuzler canina tak edenlerin; gecmise aglayarak vakit kaybetmek yerine, yalnizligini yanina alip terk-i diyar eyleyenlerin hareketi.
  • fëanor da yapmıştır zamanında bunu, melkor'a karşı seferber olup da kardeş kıyımını gerçekleştirdikten ve ordularının büyük kısmını helcaraxë buzulları ortasında bırakarak beleriand'a ayak bastıktan sonra. "truth might be changed by victory" dedi o, ve kendisi de inandı dediğine...
  • (bkz: farkındayım)
  • red alert'te ucak gemilerini korumasiz olarak rus denizaltilarinin uzerine surmek.
    (largest ship in the fleet)