şükela:  tümü | bugün
  • emre yılmaz'ın bir kitabı. jet sosyetede nasıl davranmanız gerektiğiyle ilgili bir sürü bilgi var. yalnız uygulamak için en az 10 milyon dolar nakit paranız olması gerektiği yazılı kitapta.
  • (bkz: iyi para)
  • guzel bir kitap. ama bazi olgularda cok tekrara kacilmis. ozellikle yazarin ortamina karsi tavir alabilmesi cok onemli.
  • gelecekte iş adamı olma fikri** ile yanıp tutuşanların neyin ne olduğu konusunda biraz fikir edinebilecekleri bir kitap.
  • okudugum baskisinda bazi kisimlari sansurlenmi$ olan, ama kitabin sonunda bu sansur uygulamasiyla ilgili raporu da full olarak icerdigi icin gerektiginde oradan bakilarak tamamen okunabilen, ilginc mesajlar veren kitap.
  • üstüne bir de american psycho okundugu taktirde insanda ya psikopati yaratacak ya da insai "bunlar beni asar" deyip kendini kira bayira saldirtacak eser.
  • sirket kurmayi düsündügüm ilk zamanlara denk gelen bir zamanda okudugum, daha sonra is hayatina atildigimda kitaptaki bir cok olayi ve betimlemeyi abartili bulduguma beni bin pisman eden bir sürü tecrübeler yasayarak bizzat dönüp dönüp tekrar okudugum ve ah kafam keske bu kitabin dedikilerini ciddiye alsaydim bu kadar domalmazdım dedigim, gercekten her anlattigi dogru, bu assagilik ve pislik düzeni bütün ayrintilari ile irdeleyen muhtesem bir basucu kitabi.
  • iş dünyasının deyim yerindeyse ''çarkına sıçtığı'', fakat içindeki sahte aşklar bölümündeki ''gerçek aşk'' tanımlamasıyla yüreğimi ve kafamı allak bullak etmiş kitaptır. buyrun burdan yakın;

    ''öptüğüm zaman koklaya koklaya ve yüzlerce defa öperdim.
    her akşam başımı onun saçlarının arasına gömüp, göğüslerini tutarak uyurdum.
    vücutlarımız uyurken elbise çıtçıtları, kek kapları gibi birbirine geçerdi.
    sabahları güneş gibi uyanırdı.
    her an elimi orama atar ve onu sevip sevmediğimi en güvenilir kaynaktan kontrol ederdi.
    sadece onun elini-ayağını beğenirdim.
    tuvalette çişinin sesini duyduğum zaman kahkalarla gülerdik.
    bir tabağa koyup önüme getirse, o daracık kıçından çıkmış küçük boklarını hemen yerdim.
    her yerde ama her yerde çok eğlenirdik.
    .............................
    onu bir su perisine, bahar dalına, parmak kıza, porselenlere, pirzolalara, can eriklrine benzetirdim.''