şükela:  tümü | bugün
  • cogulculugu ve demokrasiyi benimsemis, turkiye cumhuriyeti'nin muasir medeniyetler seviyesine ulasmasini, cumhuriyet'in kavramlarini putlastirmadan, korku siyaseti yapmadan, sozde degil ozde demokrat ve halkci bir anlayis ile gerceklestirme amacini guden sivil toplum hareketi.

    (bkz: genc siviller rahatsiz)
    (bkz: http://www.gencsiviller.net/)
    (bkz: http://www.aliyeozturk.com/)
  • laiklik düşmanlarının, atatürkçü düşüncenin ilericiliğini içine sindiremeyenlerin, türkiye'nin iran olmasını şaşkın şaşkın izledikten sonra "biz nerede hata yaptık" diyecek yüzü bile bulamayacak insanların oluşturduğu topluluk...

    "biz normal vatandaşız. biz babam ve oğlum filminde ağlayan, bu ülkenin hastanelerinde doğmuş, okullarında okumuş insanlarız" diyorlar, 14 nisan'da tandoğan'da toplanan iki milyona yakın kişi uzaylıymış gibi...

    converse bozması simgeleriyle mide bulandıran bir pişkinler grubu...
  • fasa fiso toplum hareketi. her firsatta silahlı kuvvetlerin her açıklamasına seviyesiz basın acıklamaları yapıp galatasaray lisesi'nde protesto düzenleyen, darbe karşıtı olmayı tsk'ya düşmanlıkla bir tutan genç sivilceler evet sivilceler.
  • türkiye'de demokrat olarak görülmenin tek yolunun askeri eleştirmek olduğunu çok iyi bilen arkadaşların oluşturduğu bir topluluk. asker üniforması dışında kalan polis üniformasına veya siyasi bir üniforma olan türbana en ufak bir eleştiri getirmeyerek gerçek amaçlarını çok belli etmekteler. "ne darbe, ne akp" diye slogan atan milyonları darbe destekçisi olarak görüp, "ne darbe, ne darbe" diyerek kime hizmet ettiklerini de açıkça göstermekteler. acemilikleri nedeniyle gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır..
  • miniaturkteki anitkabire 10 kisilik yuruyus duzenlemis hareket. anitkabirin olcegi 1/20.000, carpi 10 kisi, esittir 200 bin kisi ediyor dusuncesindelermis.

    http://www.hafif.org/etiket/postal
  • en azından ironiden anlıyorlar ve komikler, duruşları çoğuu zaman bana ters gelebilse de her zaman tutarlı.

    son olarak;

    "akp kapatilsin, hali saha yapilsin!
    “tek parti olsun, temiz olsun”, “düzgün bir demokrasimiz olamadı bari adam gibi bir totalitarizmimiz olsun”, “daha da kötü bir türkiye mümkün”, “yeter artık olacaksa olsun şu darbe, chp’nin duygularıyla oynamaya hakkınız yok” sloganlarıyla uzun ve geri dönülmez bir yola çıkmış olan genç siviller bu kritik süreçte yine üzerine düşen vazifeyi yerine getiriyor.

    ankara’daki istihbarat kaynaklarından “22 temmuz’daki seçimi iptal edemezsek bari akp’yi kapatalım” şeklinde konuşmalar yapıldığını öğrenen, kapatma davası ile ilgili ciddi ciddi bir dosya oluşturulduğunu duyan genç siviller tüm yurtta, kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti’nde ve dış temsilciliklerde hazır ve nazır bulunan ispiyoncu genç sivillere haber saldı ve aşağıda bulunan akp’yi sadece kapatmaya değil , üzerinden balyozlarla geçilip halı saha yaptırmaya yetecek kadar çok gerekçeyi topladı. cumhuriyetin emanet edildiği şu çılgın gençler olarak biz vazifemizi yerine getirdik şimdi sıra kapatma dosyasını hazırlayan cumhuriyet’in savcılarında.
    toplanan birbirinden korkunç gerekçelerden oluşan kapatma dosyasını ankara cumhuriyet başsavcılığına postalamak için 2 haziran cumartesi günü saat:12.30’da galatasaray postanesi önünde toplanıyoruz.

    işte akp’yi kapatma dosyasından çarpıcı gerekçeler
    akp’nin gizli anlamı: akp harflerinin gerçek anlamı ortaya çıktı. akp’nin kuruluşunda görev almış bir yetkili, elimizde bulunan ses kayıtlarında; harflerin adalet ve kalkınma partisi’ni değil allah ve kuran partisi kelimelerini ifade ettiği, ancak şartlar olgunlaşmadığı için gerçeğin açıklanamadığını itiraf etti..
    bağcılar lisesi’nde namaz skandalından sonra hac skandalı: namaz skandalı yaşanan bağcılar lisesinde yapılan incelemelerde kamuoyunu dehşete düşürecek yeni bilgilere ulaşıldı. bodrum katının da altında olan bir dehlizde, öğrencilerin kabe maketi etrafında hac farizalarına yerine getirdikleri öğrenildi.
    doğan medya center’da da namaz skandalı: doğan medya center içinde bulunan yoga ve reiki salonunu saat:05.00’de temizlemek için gelen bir grup temizlikçi kadın başörtülülerini takarak salonda namaz kılmaya teşebbüs etmişler, bir cumhuriyet mitingi dönüşü gazeteye gelmiş bulunan milliyet gazetesi çalışanları, namaz kılma eylemini henüz kıyam halindeyken bastırmayı başarmışlardır. temizlikçilerin akp iktidarı döneminde işe alındıkları, akp iktidarından cesaret alarak geçtiğimiz ramazan ayında da oruç tutma eylemi yaptıkları ortaya çıkarıldı.
    lisede gerici ayaklanma: avcılar selami yetişgil ilköğretim okulu’nun bazı öğrencilerinin, okulun bodrum katında “allah” olarak isimlendirdikleri görünmez bir varlığa ibadet ettikleri tespit edildi. bir öğrenci babasının kızını ispiyonlaması üzerine ortaya çıkan habere göre; çocukların son zamanlarda davranışlarının değiştiği, bazı öğrencilerin kanatlarının çıkmaya başladığı, duvarlardan geçebildikleri ve hatta gözlerinden ateş çıkarabilenlerin bile olduğu öğrenildi.
    havadan konularla bile laikliğin altı oyuluyor: meteoroloji meslek liseleri öğrencilerine 4 adet yağmur duası ezberleme zorunluluğu getirildiği iddia edildi.
    insanları inanan ve inanmayan şeklinde kamplara ayırıyorlar: akp’li bakan tarafından atanan mamak milli eğitim müdürü, öss sınavına girecek öğrencilere yaptığı konuşmada “ allah hepinize sınavda zihin açıklığı versin” diyerek sadece allah’ın sevdiği dini bütün öğrencilerin başarılı olmasını istediği, dinle daha limoni bir ilişkisi olan gençlerin ise yekle yesan olmasını dilediği anlaşıldı.
    akp’li seçmen davranışlarında artan irtica eğilimi: 14 nisan 2006 günü, akp seçmeni olduğu tespit edilen 67 yaşındaki hatice benli, gaziosmanpaşa – bakırköy hattında çalışan belediye otobüsüne sağ ayağıyla bindi ve ayağını atarken içten içe “bissmillahirrahmanirrahimm” dedi.
    akp’nin atatürk karşıtı kadrolaşma hareketi: akp’li bakan tarafından yeni atanan rize tapu kadastro müdürü’nün odası boyanırken atatürk resmi duvardan indirildi. kullanım talimatnamesinde boyanın 12 saatte kuruyacağı belirtilmişken, resim 15,5 saat sonra yani 3,5 saat gecikmeli olarak tekrar eski yerine asıldı. dolayısıyla söz konusu partinin atatürk’ü hazmedemeyen kişilerle kadrolaşma yaptığı ispatlanmış oldu.
    thy’nin başörtülü açık ayrımı yaptığı belgelendi: 25 şubat 2004 tarihinde ankara – urfa uçağında başı açık bir kadına cam kenarı koltuk kalmadığı söylenmişken, daha sonra gelen türbanlı kadına cam kenarından yer verildiği belgelendi. yolcuların biniş kartları da ekte delil olarak sunulmuştur.
    reklam panolarında şeriat provası. konya mevlana müzesi karşısında bulunan reklam panolarına ünlü amerikan porno yıldızı carmen elektra yeni filmi için reklam vermek istemiş, akp’ye bağlı konya belediyesi bu talebi geri çevirmiştir.
    içki yasağında son perde: akp, içki yasağı politikasını uygulamak için pilot bölge olarak samsun devlet hastanesini seçti. akp yönetimi tarafından başhekim yapılan imam hatip kökenli, samsun devlet hastanesi başhekimi kamil çoban, siroz hastası 59 yaşındaki b.t. isimli hastasına, içki içmeye devam etmesi durumunda tedaviye devam etmesinin bir anlamı kalmayacağını söyleyerek, içki içmemesi konusunda baskı yaptı.
    antalya saime yahşigil ilköğretim okulunda skandal: antalya saime yahşigil ilköğretim okulunda ders programı yapılırken, din derslerinin zihinlerin zinde olduğu sabah saatlerine, inkılâp tarihi derslerinin ise hemen öğle yemeğinden sonra, çocuklara rehavet çöktüğü saatlere konması dikkat çekti. ayrıca, rehaveti arttırmak için inkılap tarihi derslerinin olduğu günler yemekhanede ayran dağıtıldığı belirlendi. tüm bunlarla körpecik beyinlerin dini bilgilerle doldurulması, atatürkçülüğü ise öğrenecek takati kalmaması amaçlanıyor.
    odak olma suçu: akp’de mustafa çok tansel az: donar araştırma şirketi tarafından yapılan çalışmada; akp seçmenleri arasında, mustafa, ahmet, ali, ayşe, havva gibi islam kaynaklı isimlerin chp seçmenlerine göre 3 katı fazla olduğu, buna karşın; tansel, çiyse, berkecan, sudesu gibi çağdaş isimlerden neredeyse hiç olmadığı tespit edildi.
    akp belediyeleri’nin yeşil takıntısı: akp’li belediyelerin geçmiş dönemlere göre iki kat fazla yeşillendirme çalışması yaptığı belgelendi. şeriatı temsil eden yeşil ile rejim değişikliğine park, bahçe ve refüjlerden başladıkları açıkça görülmektedir.
    halka okunmuş su içiriliyor: akp’li istanbul belediyesi terkos ve ömerli barajları kıyısında her cuma günü 41 imama 41 yasin okutuyor. okunmuş sular şebekeye veriliyor, bu sayede insanların dini duyguları coşturularak amaçlanan şeriat devleti için taban oluşturuluyor.
    ampul avrupa icadı: chp’nin amblemi bir türk savaş aleti olan ok, dp’nin amblemi yine bir türk taşıma aracı olan at iken akp’nin sembol olarak avrupalı edison tarafından icat edilmiş ampül’ü seçmiş olması türkiye’yi ab’ye peşkeş çekeceğinin en güzel kanıtıdır.
    ab ile gizli anlaşma: vatansever türk tugayları konfederasyonunun internet sitesinde yer alan belgeye göre; dışişleri bakanı abdullah gül, ab’nin genişleme sorumlusu oli rehn ile gizli bir anlaşma yapmıştır. anlaşmaya göre, sinop – mersin hattının doğusu sözde ermenistan ve kukla kürdistan devletleri arasında paylaşılacak. ege bölgesi helen cumhuriyeti olacak. istanbul, sıcak sulara açılma emelinden bir türlü vazgeçmeyen rusya’ya bırakılacak. abdullah gül’e jest olarak da kayseri merkezli gülistan islam cumhuriyeti kurulacaktır.
    gül’ün ismi apo’dan: yalçın küçük’ün isabet buyurduğu üzere; abdullah gül’ün kürt olduğu ve babasının da abdullah öcalan’a büyük muhabbet duymasından dolayı oğluna abdullah ismini verdiği anlaşılmıştır. (gül ile apo’nun aşağı yukarı aynı yaşlarda olmaları bu gerçeği değiştirmez. demek ki babası öngörülü bir insandı.)
    erdoğan sabetaist kızılderili kabilesinden: yine yalçın küçük’ün tespitlerine göre tayyip erdoğan’ın kızılderili sabetaist doğan er kabilesinden geldiği, kimliğini gizlemek için ise soyadını erdoğan yaptığı öğrenilmiştir.
    erdoğan neden fenerbahçeli? fenerbahçe’nin bayrağı sarı-laciverttir. bayrak 15 dakika kezzaplı suda bekletildiğinde iki rengin karışmasından yeşil renk ortaya çıkmaktadır. erdoğan’ın şeriat özlemi takım tercihinde bile kendini ele vermektedir.
    menderes’in köpek davasından sonra erdoğan’ın kedi davası: başbakan recep tayyip erdoğan'a van ziyareti sırasında hediye edilen(!) ve adını cansu koyduğu kedisi yine başbakan'ın inisiyatifiyle başbakanlık konutuna yerleştirilmiş ve konutun tüm imkanları kedi cansu'ya seferber edilmiştir. halkımız sefaletle boğuşurken bununla dayetinilmemiş, bir yabancı misyon şefinin getirdiği pahalı mama 'hill's' ve altın işlemeli tasma memnuniyetle kabul edilmiştir!! geçtiğimiz yıl mart ayında birkaç günlüğüne konutu terk eden kedi cansu'ya bu gayri ahlaki davranışından dolayı herhangi bir ceza verilmemiştir!
    akp iktidarı dini futbola bile alet etmiştir. akp döneminde eşi türbanlı olan ertuğrul sağlam beşiktaş teknik direktörü olurken, namaz kıldığı bilinen futbolcular sürekli ilk onbirlerde takımda yer bulmaya başlamışlardır.akp iktidarı döneminde anelka ve aurilio’nun müslüman olmaya zorlanması ve aynı iktidar döneminde ilhan mansız’ın (i.mansız) ise futbolu bırakmak zorunda kalması da dikkat çekmiştir."
  • vıcık vıcık bir sivil toplumculuğu "şenlikli muhalefet"le gizlemeye çalışan, ne köy ne kasaba. içlerinden birinin akp'den milletvekilliğine soyunması, siyasal ufuklarına dair yeterince ipucu veriyor.
  • genc siviller toplulugunu bugune kadar hic duymamistim. ilk kez bugun new york times gazetesindeki bir makalede rastladim isimlerine.
    http://www.nytimes.com/…y.html?pagewanted=1&_r=1&hp
    bu orgutte calisan bir gencin (ilhan dogus) sozlerine yer vermisler. asagi yukari soyle birsey demis, “marx’in alman bir dusunur olup bir ingiliz magazasi olan marks&spencer ile ilgisi olmadigini basi ortulu kizlar onlardan daha az dindar olan basi acik kizlardan daha iyi bilirler.” ve bunu afacan bir sekilde soylemis new york times’a gore. aman ne sevimli.
    yani diyor ki, basi acik olan kizlar o kadar gerizekalidir ki marx dersin marks spencer anlar ama basi kapali kizlar marxin seceresini bilir.
    belki bu lafi eden kisi bu genc siviller denen grubun uyelerinin goruslerini yansitmiyordur, yine de boyle bir laf edebilen bir kisinin ne esitciliginden ne de demokratligindan bahsedebiliriz. eksi sozlukte bu grup hakkinda yazilanlari okudum seveni var sevmeyeni var, dogrudur olabilir. okudum ki bu grup demokrasi dersi de veriyormus. lakin kendi uyelerinden biri hala negatif ayrimciliga karsi pozitif ayrimcilikla savasma yontemini secmisse vermis olduklari demokrasi dersi de bir boka yaramamis demektir.
    ayrica “aliye ozturk” olayini bir sekilde duymus ve gerzekce bulmustum, eksi sozlukten ogrendim ki, aliye ozturk gerzekligi de bu grubun basinin altindan cikmis.
    dunyanin en gereksiz orgutu benim gozumde kirk haramilerdir, fakat bu genc siviller de iki numaraya oturmus bulunmaktadirlar. yaptiklari eylemleri aptalca bile bulmadim. ahmet necdet sezer’in oglu cumhurbaskani olsunmus. bu komik olmadigi gibi aptalca bile degil. burnumdaki tatak cumhurbaskani olsun demek bile daha zekicedir.
    bir de bu aralar herkes demokrasi demokrasi diye bagiriyor, fakat kullandiklari cumlelerden demokrasinin ilkokuldaki tanimindan ote bir sey bilmedikleri ortada. ilkokulda beslenme koluna adam secerken “demokrasi”yi ogrenmis ve o noktadan iki adim ileriye gidememis insanlar var cevrede.
    bu aralar turkiyede turemis olan “bu ulkede demokrasi var arkadasim” adamlarini zaman makinesiyle hitler almanyasina gitmeye ve orada halkin buyuk cogunlugunun destegiyle basa gelmis olan hitler’in yahudi soykirimini desteklemeye davet ediyorum. madem ki hitler’i halk basa getirmistir, alamanyada da demokrasi vardir o zaman yahudilerin toplama kamplarina yollanmasi demokratiktir dimi canim arkadasim? eger ki birisi cikip hitler’e laf ederse bu kisi antidemokratiktir, cunku halkin sectigi halkin istedigi bir insanin yaptirimlarina karsi koymaktadir demek ki hitler’i elestiren kisi, antidemokratiktir, ve bu genc sivillerin ezberine gore antidemokratik olmakla fasist olmak ayni sey oldugu icin, hitler’e karsi cikanlar fasisttir. demek ki hitler fasist degildir lolipop bocegidir.
    evet demokrasi vardir ama insan haklari, dusunce ozgurlugu, ibadet ozgurlugu, ibadet etmeme ozgurlugu, laiklik, esit gelir dagilimi, egitim hakki da vardir.
    iste kimisi sirf laiklik icin mucadele verir digerlerini boslar, bu adamciklar da sirf demokrasi icin mucadele veriyor ve sirf laiklik icin mucadele edenlerden cok farklilarmis cok ustunlermis gibi mutlu mesut yasiyorlar. biz de gidip bagimsizlara oy vermek zorunda kaliyoruz.
    eminim ki, hitler almanyasinin hayaliyle iclerinden “hele bi “demokrasi” gelsin o zaman basi acik olanlarin oruc tutmayanlarin vay haline” diyenler vardir. cunku uzulerek goruyorum ki bazi insanlar icin demokrasi bir baski araci olarak goruluyor. demokratik bir sekilde gelip istedigimiz her halti yiyecegiz deniyor. demokrasinin “halkin gucu” oldugunu unutup “cogunlugun gucu” oldugunu dusunen insanlara ithaf olunur…