şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bir baba olarak gerçekten zorlandığım durum. aynı yaşlardayken rus klasikleri okumaya başladığımı hatırlıyorum ki o dönemde bir çok arkadaşım için aynı şey geçerliydi. ancak bugünün gençlerini bu tür klasiklere yöneltmek deveye hendek atlatmaktan zor. illa ki içinde ya bilim kurgu olacak, ya kahramanlık ya da teknolojik savaşlar. bunları da küçümsemiyorum ancak edebi olarak ve dil bilinci açısından hiç bir katkısı olmadığını düşünüyorum.

    duyuruya da benzer başlığı açtım ama insanlar orada daha anlamsız şeylere ilgi gösterip yanıt veriyorlar galiba. şimdi buraya da aynı soruyu bırakıyorum bakalım yanıtlayan olacak mı?

    sizce on üç on dört yaşında bir gence hem keyif alarak okuyacağı hem de edebi olarak kendini geliştireceği hangi klasikleri okutmak gerekir merak ediyorum.
  • uzun zamandır akmar'a gitmemiştim gittiğime pişman oldum önceden sahaf olan olmayanların da adam gibi kitap sattığı yer, ya test kitapları ya da vikipedia derleme bilgilerinden oluşan kuru milliyetçi, hamasetçi tarih kitaplarıyla dolmuş durumda. roman okumayı bile tenis oynamak ya da pes oynamaktan farklı olarak görmeyen, ben ve benim gibileri şoka uğratmıştır. gerçekten alınıp okunacak kitaplar sadece dünya klasikleri ve 1900 başı türk romancılarının 100 sene önce bastıkları kitaplardı. güzel bilgi öğrenebileceğiniz, ilmi eser veya bilimsel makalelerle derlenmiş kitap sayısı sıfır(0) idi. ister tıp ister tarih ister edebiyatla ister biyoloji ister fizik-mühendislikle ilgili olsun sözelci sayısalcı olmanız da fark etmiyor yani. asıl çöküş burada, ya da herkes e-kitap'a geçmiş de benim(bizim) haberimiz yok. önceden 7 kişiye 1 kitap filan düşüyordu şimdi, roman ve test kitapları hariç 10000 kişiye 1 kitap düşüyorsa bir senede, türkiye için kendi çapında dünya rekorudur. abarttığımı düşünenler büyük şehirlerin eskiden kitapçı, sahaf vs gibi adlandırıldığı yerlere gidip içler acısı durumu görebilir. kpss, yds, ogs, hgs vs 3 harflilerin kitapları dışında romanları da saymazsak ne yeni basım var ne 2. el kitap var.

    ykk ve iş bankası yayınlarının şubelerine gidip belki okunacak bir kaç şey bulunabilir ya da sahaflarda sahafın bile derlemeyip umrunda olmadığı haliyle bilgi sahibi de olmadığı dükkanlara gidip saatlerinizi harcayarak 1 tane kitap anca bulabilirsiniz. türkiye, hızla idiocracy filminin senaryosuna ışık hızı ile ilerliyor.
  • (bkz: jules verne)
  • zor diye bir şey yoktur. iyi analiz, gözlem her şeyi çözer.
  • bir realite.

    ciddiye alarak cevap veriyorum. yalnız gençler için değil tüm insanlığa armağan olsun. ülkemizde gerçek edebiyat dergileri var. bu edebiyat dergileri zaman zaman yazar dosyası hazırlamakta. işte bu dosyalar gençlere yazar tasviye etmek için biçilmiş kaftan. yazarların eserlerinden seçme cümleler, seçme metinler çocukların ve dahi diğer insanların dikkatini çekebilir. çocuk doğrudan yazarların kitaplarını talep edebilir.

    yazarların yazma hikâyelerini anlattıkları, beslendikleri yazarlardan bahis açtıkları biyografi ya da otobiyografi kitapları sayesinde hem o yazarlarla hem de onların beslendikleri öteki yazarlarla irtibata geçmeleri sağlanabilir.

    son olarak da kitapçı gezerek, kitapların kapakları ve sırt yazıları incelenerek çocukların beğendikleri kitaplar ve yazarlar ortaya çıkartılabilir.

    yazmış olduklarım kendi kişisel serüvenimle ilgilidir. okumanın başlı başına kişisel bir serüven olduğu da unutulmamalıdır. bence yapabileceğimiz en önemli şey onlar için bir başlangıç noktası belirlemektir. bu başlangıç noktası da saydığım şekillerle yapılabilir. sonra zaten kitaplar başka kitaplara götürür ve belli bir estetik zevk oluşur.
  • kısaca fikrimi yazacağım, üstün körü de olsa ana noktaları yansıtacaktır.

    öncelikle ben kitap okumaya fantastik edebiyat ile başladım, ilk aşkım gibidir. bu yüzden rus klasiklerinden aşağı kalır yanları varmış gibi lanse etmiş olmanız, iyi örnekleri okumadığınızın göstergesidir.

    bence sizin kafanızdaki tarza en güzel, jule verne'nin kitapları uyabilir. onun dışında george orwell'den 1984 adlı kitap, distopya teması ile ilginç olabilir.

    rus klasikleri çağının sorunlarını iyi yansıtıyor ve dönemi anlamak için çok iyi yapıtlardır ama çok da abartmamak lazım. çocuğu, 19 ve 20.yy sorunları ya da rusyada bir adamın melankolik yaşamı açmıyorsa çok da şaşırmamak lazım.

    benim çocuğum olsa, içinde daha iyi dünyaların anlatıldığı kitaplar alır. arkadaşlığın, erdemlerin, grupların birlikte hareket ederek üstünden geldiği zorlukların anlatıldığı konuları içeren kitaplar ararım.

    eğer bunlar da açmıyorsa, gidin büyük bilim adamlarının biyogrofilerini alın. çocuk belki ilham alır.
  • eğer biraz altyapısı var ise, metis bilimkurgu serisiyle başlatıp sonra tolkien yüzüklerin efendisi serisine daldırıp onu bitirince de aa silmarillion'u okumadın mı haaarika deyip onu okuturum. silmarillion'u sonuna kadar okuyabiliyorsa direkt ince memed serisine yatay geçiş yapabilir, önce bir türkçesini toparlasın adam gibi, sonra yine çeviri kitaplara dönebilir, bu sefer klasiklere ve ruslara dalabilir.

    bence arada çizgi romanlara da dalsın, martin mystere arkeoloji sevdirir mesela. bir de sabır ve konsantrasyon öğrenmeli, 1500'lük yapbozlar, satranç, müzik aleti. bir de neticede çocuk sizi taklit eder, elinizde kitap görsün.

    eğer altyapı pek yok ise, dedektif gençlik kitaplarından başlanabilir (eskilerin kare as vb. şeyleri). onların muadili harry potter filan oluyor sanırım şimdi. çizgi romanlar gerçekten ilginçtir. hayal gücüne yönelik veya heyecanlı şeylerle başlatın; fantastik, distopik, polisiye, bilimkurgu, çizgi roman, vb... bir kitabı elinden bırakamama noktasına gelince adım adım yükseltirsiniz.

    aslında hem asterix hem dostoyevski pekala aynı anda okunabilir, çok da iyi giderler. her ne seviyorsa onu okusun diyeceğim ama önce sevmesi lazım işte.. çocuğu siz tanıyorsunuz, ne seviyor diye düşünün. basketbol seviyorsa gidin çok güzel bir nba kitabı alın mesela.

    bir de müsaitse tuvaletinizde dergi ve 1-2 de kitap bulundurun, vakit geçirmek için bile olsa eli sayfa çevirmeye alışsın
  • doğru-yanlış algısı kişiye göre değişir de ben mesela kendi okuduklarımı kesinlikle önermiyorum.

    ben delirdim, millet delirmesin diye.
  • bence çocuklar önce sevdikleri türde kitaplar okuyarak okuma alışkanlığı kazanmalı. kitap okuma alışkanlığı ve sevgisi kazandıktan sonra farklı türlere yönelmeli.
  • yabancı klasiklerden önce türk klasiklerini tavsiye ederek aşılabilecek zorluk. türkçeyi doğru düzgün öğrenemeden çevirilerin kör topal haliyle edebi zevk oluşması çok zor. tavsiyeyi almaya hazır (bu çok önemli) gence yaşına, kapasitesine, seviyesine göre yaşar kemal, orhan kemal, tarık buğra, refik halid gibi yazarların kitapları önerilebilir. ama illaki yabancı klasikleri önerecekseniz de rus klasikleri değil ingiliz klasiklerinden başlamak daha faydalı olabilir. charles dickens, oscar wilde gibi.