şükela:  tümü | bugün
146 entry daha
  • yaşlanınca, ' gençliğim boşa gitti' versiyonuna evrilecektir, eğer ivedilikle harekete geçilmezse tabii..
  • bu bir his değil, bu bir gerçek. gençliğinde boşa gidiyor, yaşlılığın da boşa gidecek. suni hedeflere suni anlamlar yükleyip hayata tutunmak için motivasyon üretmekle geçiyor hayat.
  • askere gidin de en azından hayatınızdan boş yere gidecek olan 6 ayınızı korona süreciyle merge etmiş olursunuz. askerlik bitene kadar corona da bitmiş olur inş.
  • sadece gençlik mi boşa giden? çocukluğu pas geçmek olur mu ki, daha ne olduğunu anlamadan ana kucağından alınıp okula başladık. başlar başlamaz da sıkıcı eğitim süreci çocukluğumuzun, gençliğimizin büyük bir bölümünü aldı götürdü. yaş otuzu geçti ve geriye dönüp baktığımda başına buyruk hareket edip özgürce yaşadığım zaman o kadar az ki... ilkokul, ortaokul, lise, üniversite derken hayatımdan 16-17 yıl sırf eğitime gitmiş, yaşadığım hayatın ilk 5 yılının zaten farkında değilim eder 22 yıl, neredeyse on yıl da çalışmışlığı, yine kendine vakit ayıramamayı düşünürsen boşuna yaşamışlık hissi iliklerine kadar düşündürüyor insanı...

    gelişmişlik bu olsa gerek, şehirler, devletler, tarım toplumundan sanayi toplumuna dönüşümün bedeli bu olsa gerek. bazen düşünürüm, keşke ilk çağlarda doğup yaşasaydım diye. hani şu avcılık toplayıcılık yaptığın zamanlar, bankacılık sisteminin henüz olmadığı kredi çekip onlarca aile ile üst üste yaşamak için ev almadığın zamanlar. toplu taşıma ile iç içe gidip sabahtan akşama dek çalışıp geçinmek için zamanının büyük bölümünü ziyan etmediğin zamanlar. hani avlandığın için ete para vermediğin, gölden balık tutabildiğin, ağaçlardan kendine derme çatma bir çatı yapabildiğin, tahtaya, taşa para vermediğin, ihtiyacın olan buğdayı, suyu, meyveyi zaten doğanın verdiği zamanlar... hani yüzmek için denizine, sahiline, kumuna para vermediğin, kimsenin toprağı mülk edinemediği zamanlar...

    geliştik evet, şimdi suyumuz evde musluktan akıyor, merkezi sistemle rahat ısınıyoruz, evimiz vahşi hayvan saldırısına karşı korunaklı, iyi eğitim aldığımız için de her boku biliyoruz, cool insanlarız yani... evimiz çok güzel hepsi birbirinin benzeri ama olsun, alt alta üst üste onlarca aile bir binanın içine tıkılıp kaldık ama olsun, 200 metrekareye dikine sığdırabildiğin kadar aile sığdıracaksın ki birileri para kazansın... üstelik tüm bunlara sahip olabilmek için deli gibi çalışıyoruz... ne güzel değil mi insanlığın geldiği yer?

    çok bile yaşamışız içine doğduğumuz şu zamanda, üstü kalsın demek geliyor içinden bir yerden ama ne yapacaksın işte, düşünmemek için aklını meşgul edecek şeyler arayıp buluyorsun kendine... bulduğun da salak saçma gündem konuları oluyor, aklını meşgul ediyorsun sürekli, durup boşa yaşamışlığını düşünmemek için...
  • o zaman bir zahmet yerinizden kalkıp oy vermeye gidin seçimlerde.
  • (bkz: pale blue dot)

    o kadar da takılmamak lazım.
  • 30'undan sonra kendiliğinden geçen, yerini arkasından el salla moduna bırakan his.
  • gitti zaten a..na bile koydular. hissi falan kalmadı.
  • gençlik boşa geçti zaten,umarım orta yaşlarım iyi olur.o da olmazsa ihtiyarlığa bakacağız.
  • yaş 13-14 gibi. babamla konuşuyoruz. -şimdi senin yaşında olmak için her şeyimi verirdim.- dedi. o zaman düşündüm demek bu kadar kıymetli bir dönemdeyim. tüh dememek için ne yapabilirim diye düşünüyorum. yok. yapacak hiç bir şey yok. imkanlar/imkansızlıklar, yaşadığım coğrafya o boşluğu doldurmama müsaade etmedi. evet bugün düşünüyorum yine yapacak bir şey yok. hatta yaşıtlarıma göre şanslı gibiyim.
13 entry daha