1. şu kırklı yaşlardaki andropozlu ve menopozluların ısrarla genç görünmek için çabalamaları demek değil elbette bu..gerçekten bi hastalık..viral ve öldürücü bi hastalık hem de..neyse ki aşısı var..1.5 aylıkken ilkini , 3 aylıkken de ikincisini yaptırıyosunuz..benim tekir'e yaptırcam yakında.
  2. kedide olanında,hayvanın tüylerinin kabarması ölüme yaklaştığı manasına gelmekte imiş, sıcak tutmak, sulu süt/ve bir küp şeker eritilip verilebilirmiş.gerçi küp şeker kediyi kör eder diye bilirdim ama koskoca veteriner yap diyince 'eh,peki' dedim.
    havlu ütüyle ısıtılıp minik herif bunun içine yerleştirilir ve kucakta tutulur, sık sık dokunulur, konuşulur. zira bu hastalıkta kedi bilincini kaybeder,yaşadığını unutur, şayet toparlanma şansı var ise ancak dış uyaranların mıncıklaması/sevgi vs. sayesinde olabilirmiş.
    an itibariyle değil konuşmak, şarkı bile,babum bile söylüyorum kediye yeter ki toparlansın....
  3. 10-11 ya$imdayken kopegimi kaybettigim hastalik. her gun veterinere getir gotur de fayda etmemi$ti. bana en cok koyan ise iki adim atamayacak hale gelmi$ olan canim kopegimin yine de tuvaletini yapmak icin banyodaki gazete kutusuna kadar gitmeye cali$masiydi. iki $ey ogretti bana bu olay. birincisi hayvan pazarlarindan kopek almamak, ikincisi ise a$ilarina cok dikkat etmek. maalesef ben aldigimda hastaligi ikinci devreye gecmi$ti. 3 hafta boyunca her gun veterinere goturup a$i yaptirmak falan da fayda etmedi. tek soyleyebilecegim $ey misir car$isindan falan kedi/kopek almayin. kendinizi harap etmeyin.
  4. köpegin aciyi hissetmemesi ya da uygulanan darbeye cok farkli karsilik vermesine neden olan hastalik. bir arkadasimin köpegi dürtüldügünde kendi etrafinda dönmeye basliyodu. ya da zıplıyodu falan sanırım o da bu hastaliktandı. sonra yürüyemez oldu.
  5. bu hastalığın tam anlamıyla bir kurtuluşu yok. hastayı çok kötü hale sokuyor. kendi husky'im yakalanmıştı bu hastalığa* ve bir ay boyunca her gün öldü. o yüzden köpeğiniz bu hastalığa yakalanmışsa uyutun en azından acısı hafiflesin çünk üşuna eminim %99 sonunda hayatını kaybedecek ve siz onun yaşaması ümidiyle onu hayatta tutuğunuz süre sadece onun işini zorlaştırırsınız. bir süreden sonra zaten bitkisel hayata girmiş gibi olur gözleri sizin göremediğiniz yerlere bakar siz inatla gözünün içine baksanızda. zamanla yatalak düşer ve tuvaleti gelince siz onu dışarı götürün diye ağlamaya başlar*.

    bundan kurtulan çok az köpek var onlardada ciddi sinirsel bozukluklar kalıyor. benim tavsiye ki bunlar yaşadıklarımın bana öğrettikleri, bu savaştan nekadar erken vaz geçerseniz o kadar iyi.bırakın serin serin uyusun dostunuz...eger köpegi bu hastalıga yakalanmış biri varsa öncelikle emin olsun üzüntüsünü anlayabiliyorum.
  6. feline panleukopenia

    2 ve 4 aylık yavrularda şiddetli enfeksiyon oluşturur. büyük kedilerde ise subklinik ve ya hafif seyreder. ölüm oranı, hızlı seyreden durumlarda %100, akut olgularda %25 ile %90'dır.

    bulaşma: bu hastalık, diğer enfekte kediler, kontamine kaplar (bulaşıcı kaplar yani, hasta bir kedinin dışkılama yaptığı kap gibi), kafesler, kontamine giysi ve eller, aerosol yol, pire ve insektisitler (sivrisinek, kara sinek ...) yoluyla bulaşır.

    klinik bulgular: bir gece önce sağlıklı olan kedi ertesi sabah aniden ölür. ölmeden önce sadece kustuğu görülür. akut seyirli durumlarda ki bu tipiktir; birdenbire ateş 40 dereceye kadar çıkar ve iştahsızlık görülür. 24 ile 48 saat içerisinde kusma, ishal dehidrasyon ile komplike olur. tüyler dağınık, karın gergin ve ağırdır. stomatit (ağıziçi yaralar) gelişebilir. son dönemde ise beden ısısı düşer. bazı durumlarda hastalık çok hafif seyreder, 1-3 günde iyileşme olur.

    tanı: kedi sahibinin vereceği bilgi, yaş, çevre, aşı durumunun bilinmesi ve klinik bulgular tanıyı destekler. boğaz ve anal bölgeden alınan örneklerden virüs izole edilmesi ve serolojik( özel kan testleri) tanıyı kesinleştirir.

    korunma: kediye 8. haftada ilk, 12. haftada ikinci aşı uygulanır. kedinizin halsiz olması ve yemek yemeyi isteyip suyu bile yutamaması hastalığı akla getirir. gecikmeden bir veteriner hekime başvurmak gereklidir.

    http://www.kedigen.com/konu/28/379
  7. öldürür.

    sizi de öldürür.
    önce henüz 10 günlük yavrunuzu ölü bulursunuz. daha gözleri bile açılmamışken ölür kediniz. önceki gece ilk defa sepetten çıkacak kadar hareketliyken, ertesi sabah yaşadığını sanıp sevmek için elinize aldığınızda, buz gibi bir beden bulursunuz. anlam veremezsiniz, bu bela aklınıza bile gelmez.

    sonra diğeri de ölür.
    "kurtardık bunu, 1 ay oldu, hala yaşıyor" diye düşündüğünüz zamanda, gözleri kocaman ve masmavi açılmışken, o gözlerin görmemeye başladığını farkedersiniz. sonra yürüyemez, geri geri gider, yüzünüze bakar, "neyim var benim" der gibi, sadece çaresiz izlersiniz. sonra boynunu kontrol edememeye başlar. gözünüzün önünde erir. veterinerde salya sümük ağlarsınız hastalığı öğrenince, kâr etmez. onu orda tedavi için bırakıp harap halde eve dönersiniz.

    ama öleceğini bilirsiniz.
    kimse yardım edemez.
    narin miyavlamasını bir daha hiç duyamazsınız.
    ölür.

gençlik hastalığı hakkında bilgi verin