şükela:  tümü | bugün
  • insanlar genelde baska kacıs noktası olmadıgında veya uste cıkmak istediginde genelleme yapar. ornegin hararetli bir tartısma yaparken, eger cok altta kalmıssa insan; "sen bu konuda boyle diyorsan, su da soyle oluyo" der. konu hakkında yeteri kadar bilgisi olmamak veya kendini duzgun savunmasını bilmemekten dogan bu davranıs, karizma ciziklerini kapamaya calısmaktır. halbuki sahsiyet, benim kanımca, genelleme yapmanın dayanılmaz hafifligi yasamak isterken, got olmanın can alıcı ezikligini yasamaktadır.
  • her konu hakkında bir fikri olup, hiç bir konuda derinlemesine bilgi sahibi olmayan, muhtemelen sosyapatlığın eşiğindeki, tartışamayı seven kişiliklerin başvurduğu davranış biçimi. genelleme bir yönüyle indirgemedir, genelleme yapılan "şeyler" in bir veya birkaç ortak noktası olması genelleme yapmak için yeterlidir. bu hafiflik aslında analitik düşünme yetisinden yoksunluğun hafifliği olsa gerek.
  • şahsen beni acayip bir (1) şekilde rahatsız eden durum. bazen vicdan azabı çekmiyor değilim. hayat bu kadar basit olamaz ve olmamalı.
  • başka türlü öğrenemediğimiz içindir. evrenin ve hayatın karmaşıklığı her nesneyi tekil kabul edip baştan keşfetme lüksüne izin vermiyor. nesneleri sınıflandırıp, benzer özellikler gözlemlediğimiz şeylerin her özellikleriyle birbirlerinin tıpkısı olduğunu varsayarak olguları bir çerçeveye oturtabiliyoruz. bilim bile böyle işliyor, hiç kimse evrendeki her atomu tek tek incelemediği halde, tüm karbon atomlarının kimyasal özelliklerinin aynı olduğunu kabul ediyoruz... bunu elbette önce olabildiğince sınayıp doğruluyoruz, ama yapabileceğimiz deneylerin sayısı belli. bir kez ikna olduktan sonra artık bu bizim için bir bilgi oluyor, hayatın en kesin gerçeklerinden biri... ta ki birisi farklı izotopların kimyasal özelliklerinin de azcık farklı olduğunu gözlemleyene kadar. o noktada bilgimizi revize ediyoruz, aynı proton ve nötron sayısına sahip atomların kimyasal özellikleri aynıdır. bu da bir genelleme ama öncekinden daha rafine, daha doğru, ve pratikte de işe yarıyor.

    sorun atomları genellediğimiz kolaylıkla insanları genellememizde. karbonun proton ve nötronlarını saydığımız gibi insanların ten rengini, boyunu, kilosunu, cinsiyetini, milliyetini alıp bunlardan o kişi hakkında her şeyi bildiğimiz varsayımıyla hareket etmekte. elbette fizikte olduğu gibi sosyal hayatta da pratik sonuçlar alabilmemiz için genellemelerle hareket etmek zorundayız, fakat insanlar atomlardan çok daha karmaşık. almanlar disiplinli olur veya kadınlar özgüvenli erkeklerden hoşlanır gibi pratikte çoğu zaman geçerli genellemeler fizik kanunlarından çok daha büyük sıklıkla istisnalara sahipler. hatamız ise az sayıda örneklemle çok çabuk sonuçlara varmamız, vardığımız sonuçların kendi geçmişimiz ve algılarımızla şekillendiğini unutup objektif sonuçlarmış gibi davranmamız, istisnalara çok az ihtimal vermemiz ve aksi ispatlansa bile ısrarla genellemelerimizi değiştirmeyi reddetmemiz. işin kötüsü genelde kötü şeyleri daha çok hatırladığımızdan genellemelerimizin de çoğunlukla negatif olması ve bunun ırkçılık ve cinsiyetçilik gibi illetleri beslemesi.

    işin ironik yanı ise, kendimiz bu genellemeleri rahatça saçarken birey olarak tekilliğimizin ihlal edilmesine bazen en aşırı tepkileri vermemiz.