şükela:  tümü | bugün
  • açık ve seçik bir realitedir.

    .

    basitleştirilmiş bir örnek vererek açıklayayım,

    bir ülkede bir çok topluluk var. bunlardan birinin bireylerinin tümünün ortak noktası, burunlarının kırmızı renkte olması.
    bu topluluk bireylerinin çok büyük bir kısmının ortak noktası, nerede bir insan görseler o insanın ensesine bir tane şaplak atmaları. atmayanları da var, farklı kültürlerde büyümüş ve davranışları değişmiş fakat geneli atıyorlar o şaplağı.

    bahsi geçen ülkedeki kırmızı burunlu olmayan diğer insanlar, kendilerine hoşkanmadıkları gördükleri zaman çoğunlukla şaplak atan kırmızı burunlu insanlara karşı zamanla bir algı oluşturuyorlar.
    diyorlar ki "ya bu kırmızı burunlar hep benim enseme şaplak atıyor. artık onları gördüğümde dikkatli davranacağım, ensemi koruyacağım."

    kafalarında algı oluşan kırmızı burunlu olmayan insanlar, artık ne zaman kırmızı burunlu bir insan görseler tedbirli oluyorlar ve enselerini korumaya alıyorlar. bu sayede de hoşkanmadıkları davranışlara maruz kalmaktan korunuyorlar.

    .

    bu örnekteki benzetmeler;

    *bahsi geçen ülke= dünya.
    *kırmızı burunlu insanlar= zenciler, ortadoğu'lular..
    *kırmızı burunlu olmayan insanlar= zencilere karşı beyazlar, ortadoğu'lulara karşı batılılar.
    *enseye şaplak= zenciler için fiziksel şiddet eyilimi, ortadoğu'lular için yobazlık.
    *oluşan algı= zenciler ve ortadoğu'lular pis, cahil ve ahlaksızdır.
    *korunma mekanizması, enseyi sağlama almak= zencilerden ve ortadoğu'lulardan uzak durma çabası

    .

    bu mekanizma sadece bu tip büyük çaplı yerlerde geçerli değildir. özel okuldan mezun olan öğrenci ile devlet okulundan mezun olan öğrenci arasındaki algı farkı da genelleyerek korunma mekanizması dolayısı ile oluşmuştur, gibi, gibi.

    .

    .

    .

    edit: kırmızı burunlu bireylerin arasında kaynayan iyi huylu bireyler vardır, doğrudur. fakat (bkz: kurunun yanında yaş da yanar). toplumun çıkarı için, toplum yaş olanlar da mecburen gözden çıkarmak zorundadır.
  • insanları sınıflara ayırmak, genellemek korunma mekanizması sağlıyor gibi görünse de ciddi manada adaletsizlikle sonuçlanan olaylara gebe olur. her doğan çocuk masumdur, damga vurduğumuz anda ötekileştirmiş oluruz. genellerin içinde farklılığı yaratanların özeller olduğunu da unutmayalım.
    hastalıklar, fizyopatolojileri, etkenleri ve tedavileri hakkında genellemeler yapılır, rehberler oluşturulur ama tedavi oluşturulurken akıldan çıkmayan şudur'hastalık yoktur, hasta vardır'.
    doğa olayları, coğrafi bilgiler, fizik, kimya, biyoloji, deneyler elbette genellemeler dikkate alınsa da sanıyorum ki özel durumlar her zaman dikkate alınmak zorundadır.
    eğitimde yine ayni durum söz konusu öğrencilerin geneline göre standart eğitim ve davranış farklı çocukların yeteneklerini kaybetmesine neden olur, gerçek öğretmen genellemeci değil kişiye özel davranırsa eğitici ve keşfedici olur.
    genellemek, standart koşullarda olasılık olarak koruyucu mekanizma sağlayabilir ama zararın nereden geleceği ve nasıl korunulabileceği kesin olarak hesaplanamaz. kişisel durumlarda ise genel olanın aksini yaşayabiliriz. ayrıca yalnızca genellemeler üzerinden gidersek pek çok yanlış yapabiliriz.
    şahsen bilim dışında genellemelere karşıyım.