şükela:  tümü | bugün
  • italya futbol tarihinde * ilk sampiyon olan takim, su anda ne yapar ne eder bilgim yok.
  • cenova'nın köklü futbol takımı. aslında genoa derler kısaca da buna lakin bu fiyakalı ya, asıl burada bir bulunsun istedim zira her yerde bir iki satır çıkar nasılsa bu takıma dair.
    bir kere italya'nın en eski kulüplerinden birisi bu takım. james richardson spensley adındaki bir ingiliz doktor tarafından kurulmuş. aslında kriket ve atletiz kulübü olması umulurken, yirmiiki adamın peşinden koştuğu bir sporda yoğunlaşılmış.
    şimdi birçoklarınız arvo delirdi herhâlde diye düşünüyordur ufacık takımları mı yazacağım. efendim onu bilmiyorum lakin her kim ki bu takıma dil uzatacaktır, aha buyrun derim bir daha düşünmeye davet ederim. ama neden...
    efendim bu uzun versiyonlu adını sevin ya da kısaca genoa diyin, italyan ligini tam dokuz kere şampiyon olarak bitirmiş bir takım. herkes rütbesini bilecek diye haykıran dostlar bir baksın, bundan daha fazla şampiyon olmuş kaç takım var acaba italya'da. galiba cevabı merak ettiniz. neyse ben onu söylemeyeceğim lakin formaların üstündeki yıldızlara bakın malum bizim futbol federasyonunun mühim icadının aslında patenti bizde değildir. mamafih italya'da on şampiyonluğa bir adet yıldız verirler, dikkat şampiyonluğa. şimdi eski meseleleri açmak istemiyorum zira malum bu ülkede sezon adedinden fazla şampiyon çıkmıştır, iyi de olmuştur, böylece kartallar yüksek uçmuştur.
    neyse lafı dolamayalım ağzımıza. italya'da ligin kurulmasından sonra yedi sezonda altı şampiyonluk kazanan bir takımdır bu genoa 1893. altı sezonda yedi şampiyonluk kazanamamıştır yalnız. son şampiyonluğunu bundan seksenbir sene evvel kazanan camia, tekrar döndü birinci lige. kadrosunda bizim fener takımından tanıdığımız haşarı nikola lazetic, cimboma bir ara haftada üç kere gelen sabri lamouchi, menajerlik oynamışların her zaman kadrosunda yedek olarak dinlendirdikleri luigi sartor ve cmden adamım mohammed gargo, bay gol il principe diego alberto milito ile coştu camia. bendeniz gençken orada bulunmuştum ama takımdan cacık olmamıştı. tomas skuhravy'li günlerini de anımsarım. bakalım eskiyi biraz yaşatabilecekler mi? canım bunlar ayırca liverpool'umu anfield road'da yenen ilk italyan ekibidir, altını çizeyim. 1992, yıllar sonra camianın ayağa kalktığı yıldı arkadaşlar. scudetto dördüncü bitirilmiş, uefa kupasında yarı final görülmüştü. demek ki muziceler oluyor. düşünsenize minik kuzeyliler bir kez daha şampiyon olursa, yıldız takacak, birçokları apışıp kalacak...
    (bkz: olmaz olmaz deme olmaz olmaz)
  • 1992 de uefa da yarı finale giderken liverpool u italya da 2-0 anfield ta 2-1 yenen takım. liverpool 6 yıl aradan sonra ilk kez avrupa arenasına çıkarken brezilyalı branco ve aguilera nın golleri bu takımı yarı finale çıkardı. yarı finalde ise ajax a 2-3 ve 1-1 le elendi gitti. bir daha da o piyasada ekmek bulamadı cenevizliler
  • yanılmıyorsam italyanın ilk futbol klübü. ama ne yazık ki 10 yıl aradan sonra çıktığı serie a'dan şike yaptığından dolayı serie c1'e düşürülmüştür. ayrıca başlayacak olan serie c1 liginde 3 puanları silinecektir. bu da yetmezmiş gibi başkanlarınada 5 yıl futboldan men cezası verilmiş bunun akabinde başkan görevinden istifa etmiştir.
  • 2004-2005 sezonunda serie b'deki son maçında şike yaptığı gerekçesiyle serie c1'e düşürülmesine karar verilen italyan kulübü. son karar kulübün yapacağı itirazın ardından spor mahkemesinin kararıyla belli olacak.

    edit: karar kesinleşmiş, torino ile birlikte serie a'dan ihraç edilmiştir. yerlerine treviso ve ascoli 2005-2006 sezonunda serie a'da top tepecektir.
  • italya daki lakabı grifoni olan futbol kulübü.
  • kardeş kulübü napoli ile birlikte serie aya yükselen sampdoria nın ezeli rakibi. taraftarı napoli ile oynanan son hafta maçında bitiş düdüğünden önce sahaya girip futbolcuları donla bıraktı, yedek formalarla maç tamamlandı. marco di vaio, adailton un da kulübü..
  • (bkz: 1860 munchen)
  • sonunda dedirtmiş itü ve beşiktaştan sonraki üçüncü takımımdır. 10 haziran 2007 tarihinde napoli karşısında yapılan ve 0-0 sona eren maç sonunda uzun süre birinci ve juventus'un yetişip geçmesiyle daha sonra uzun süre ikinci götürdükleri serie b'yi 4. piacenza'nın 10 puan önünde bitirerek serie aya 95 yılından sonra ilk defa merhaba demiştir bu italya'nın ilk futbol kulübü.

    forza genoa!!!

    forza grifone per sempre!!!

    genoa, solo per te la mia canzone vola
    genoa, sarò con te tu non sarai mai solo
    quanto ti voglio bene
    queste parole d'amore
    che mi sussurra il mio cuore
    forse non si usano più
    genoa ma la canzone mia più bella sei tu
    sei tu la mia vita
    e per la vita non ti lascio mai più
  • asıl adı genoa cricket and football club olan cenova şehrinin güzide futbol klübü 1911 yılından beri stadio ferraris luigi'de konuk takımları ağırlamış, 1946 yılında ise stadın kapılarını ezeli rakibi unione calcio sampdoria'ya açmıştır. lakapları rossoblu veya grifonlar. aslında ingiltere'yi yurtdışında temsil edecek bir kriket klübü olarak 7 eylül 1893'te kurulmuştur ve kuruluşundan dört yıl sonrasına kadar bir futbol şubesi bulunmamaktadır. bu eksikliği ise "italyan futbolunun babası" olarak bilinen james richardson spensley, 10 nisan 1897'de gidermiş ve italya'nın ikinci en eski futbol klübüne imzasını atmıştır. birincisi için kafamızı torino'ya çevirmemiz gerekiyor.

    (bkz: internazionale football club torino)

    1898 yılında federazione italiana giuoco calcio'nun da kurulmasıyla futbol federasyonu tarafından düzenlenen ilk futbol ligininin açılışını, finalde internazionale torino'yu uzatmalarda 3-1 lik skorla geçerek yaptılar italya'nın ilk şampiyonları. son şampiyonluklarını ise 1923-24 sezonunda lazio'yu iki ayaklı final turunda 4-1 ve 2-0 lık skorlarla -toplamda 6-1- mağlup ederek yaşadılar. ilk ve son şampiyonluklarını yaşadıkları yirmi altı yıllık sürede dokuz sefer lig kupasını, bir kere de italya kupasını müzelerine götürmeyi başarmışlar. şöyle bir bakarsak genoa c.f.c, italya futbol tarihinin en başarılı onuncu klübü olarak görünmesiyle birlikte, kupa bazındaki başarıları sonucu en çok şampiyonluk yaşayan dördüncü kulüp olarak adını tarihe yazdırmıştır. bu arada klüp ismini, faşist hükümetin "ingiliz esintiler" barındırdığını öne sürmesiyle, baskılar sonucunda, 1928 yılında genova 1893 circolo del calcio olarak değiştirmek zorunda kalmıştır.

    kendilerini kuzey italya'nın en büyük klübü ilan ettikleri şaşaalı dönemden sonra,serie a'nın başlamasından sonra da diyebiliriz, tabiri caizse tam bir asansör takım olmuş bu güzide kulüp. ilk küme düşüşünü 1933-34 sezonu sonunda yaşamış, sonraki sezon yeniden üst lige çıkmıştır. 1936-37 sezonunda juan culiolo'nun başkanlık görevine gelmesiyle birlikte finalde as roma'yı dize getirerek italya kupası'nı ilk ve son kez müzelerine götürmüşler. genoa ayrıca italya milli takımı'nın 1938'de dünya kupasını müzesine götürmesinde de üç oyuncusunu milli takıma göndererek güzide bir rol oynamıştır. 2. dünya savaşı yılları günümüze kadar sürecek iki olaya zemin olmuş. birincisi; 1945 yılında klüp eskiye dönüş yaparak adını, genoa cricket and football club olarak tasdik ettirmiştir. ikinci büyük olay ise 1 ağustos 1946'da ezeli rakibi unione calcio sampdoria dünyaya gelmiş ve sahalarına göz koymuştur. sanırım ikincisi daha etkili olmuş rekabette.

    her neyse. savaş yılları geçtikten sonra kulüp taraftarının bir iki üst sıra başarısından başka övünecek bir şeyi kalmamış, kırklı yılların sonlarına doğru ise iyice düşüşe geçmişler. sene 1950 olduğunda arjantinden yapılan sansasyonel mario boye transferi de klubün kötü gidişine dur diyememiş ve sezon sonu yeniden küme düşmüşler. fakat daha sonra da göreceğiniz gibi kulüp dipten kum çıkartmak konusunda bayağı bir başarılı. netekim iki sezon serie b'de takıldıktan sonra yeniden üst lige adım atmışlar, bu sefer 1959-60 sezonuna kadar orta sıralarda yer bulabilmişler kendilerine. sezon sonu yeniden küme düştüklerinde geri geleceklerini tahmin etmişsinizdir, zaten '61-62 sezonunda gelmişler de. fakat bu gelişleri biraz daha görkemli olmuş, zira aynı sene federasyonun "bu böyle olmaz arkadaş" diyerek coppa delle alpi'nin kapılarını kulüplere açmasıyla birlikte kupayı grenoble foot 38'in elinden 1-0 lık skorla kaparak ilklerin takımı olduklarını bir kere daha göstermişler. yalnız iki sene sonra kupayı bir kez daha kazanmalarıyla takım biraz dağıtmış olacak ki sonraki sezon yeniden serie ayla vedalaşmak zorunda kalmışlar ve bu sefer ayrılık biraz uzun sürmüş. hatta yetmişlerin başında bir serie c deneyimleri bile var, bunu da artık rutin hale gelen teknik direktör değişimlerine bağlıyorlar. bir de finansal zorluklar var tabii.

    yetmişlerde takımın kötü gidişine başkan seçilen arturo silvestri "dur" demeye çalışmış ve bir ölçüde de başarılı olmuş zira '73-74 sezonunda yeniden en üst ligde yer bulmayı başarmışlar fakat (evet yine) sezon sonunda yeniden düşmüşler. daha sonraki sezon tahmin edin n'olmuş? evet, yine çıkmışlar. neyse, bu sefer iki sezon daha serie a'da tutunabilmişler ve 1977-78 sezonu en acı küme düşüşlerinden birisini yaşamışlar. şöyle ki; sezon sonunda fiorentina ile aynı puandadırlar fakat sadece bir(1) avaraj noksanla düşme potasında bulunmaktadırlar. son maçlarını da mor menekşelerle oynayacaklardır ve bu maç dramatik bir şekilde 0-0 sonuçlanır ve küme düşen yine yeniden genoa olur. bünyenizde roberto pruzzo (nam-ı diğer "bombacı") gibi zamanının en önemli forvetlerinden birisini bulundurup da alt lige düşerseniz malumunuz oyuncuyu da kaybedersiniz. pruzzo da bir istisna olmamış ve o zaman için rekor bir ücret olan üç milyar italyan liretine a.s roma'ya transfer olmuş. zaten orda da efsane olmuş kendisi.

    önceden dipten kum çıkarmayı sevdiğini söylemiştim zaten, fakat genoa'nın dipten çıkardığı kumlar dağ olma yolunda ilerliyor. nitekim 1980-81 sezonunda luigi simoni'nin önderliğinde yeniden a'ya merhaba demiş. bunu da, bir önceki sene totonero skandalı sonucunda ligden düşürülen, ac milan'ın hemen arkasında ikinci olarak yapmışlar. bir sonraki sezon ise ssc napoli ile aralarındaki dostluk bağları yeşeriyor. şöyle ki; hala luigi simoni'nin hocalığını sürdürdüğü genoa ligin dibine demir atmış durumda, bir alt sıralarında ise geçen sene birlikte serie a'ya çıktıkları ac milan bulunmaktadır. genoa'nın ise son maçı da napoli ile. efenim maçın sonlarına yaklaşılırken skor 2-1 genoa aleyhinedir, taraftarlar tam yüzlerini yeniden serie b'ye çevirmeye hazırlanırken 85. dakikada mario faccenda'nın golü genoa'nın ligde kalmasına yetecek 1 puanı getirir ve o gün bugündür napoli ve genoa taraftarları arasında bir dostluk başlar. milan da bu sefer bileğinin hakkıyla kümeyi boylar. takım "rahat durdu" mu? derseniz, hayır derim. iki sezon daha yerinde durabildikten sonra yeniden şanssız bir şekilde lazio'nun arkasında ikili avaraj neticesiyle küme düşüyorlar. üç sezon daha burada takıldıktan sonra 1987-88 sezonunda yine, yine, yine serie a'ya çıkıyorlar ve takımın başına osvaldo bagnoli'yi getiriyorlar. kendisi zamanının taşın suyunu çıkartan teknik direktörlerinden (ki 1984-85 sezonunda hellas verona'yı şampiyon yapmayı başarmıştır), genoa da kendisi için bir istisna olmuyor ve 1990-91 sezonunda klübün 50 yıldır serie a'da aldığı en büyük başarı olan dördüncülüğü elde ediyor. öyle tesadüf eseri de değil; bütün sezon boyunca evlinde namağlup ve tüm büyük rakiplerini (juve, inter, milan, roma, lazio, fiorentina, napoli ve hatta o sene şampiyon olan ezeli rakipleri sampdoria) dize getirerek. ligi dördüncü bitirince sonraki sezon için uefa kupası'na giriş hakkı kazanıyorlar çeyrek finale kadar çok iyi gidiyorlar ve liverpool ile eşleşiyorlar. her iki turda da kırmızıları yenerek (2-0 ve 2-1); ingilizleri anfield'da dize getiren ilk italyan takımı olma başarısına ulaşıyorlar. fakat yarı finalde ajax karşısında aynı başarıyı yakalayamayıp eleniyorlar. (2-3 ve 1-1)

    takıma uefa kupasında yarı final oynamak fazla gemiş olacak ki aynı sezon düşme potasından paçalarını zar zor kurtarabiliyorlar, rotasyon muhabbetleri de o yıllarda mı başlamış bilemiyorum. fakat '94-95 sezonunda o kadar şanslı olamamışlar ve padova ile aynı puanda ve düşme potasında ligi bitirmişler. bu da playout anlamına geliyor, normal süresi 1-1 biten maçı penaltılarda 5-4 kaybeden genoa'ya yeniden serie b yolları gözüküyor. bu seferki serie b sürecinde müzelerine bir de son kez düzenlenen anglo-italyan kupası götürmeyi başarıyorlar. senelerden 1997 geldiğinde ise aldo spinelli müthiş bir kıvraklıkla genoa'yı satıp livorno'nun başkanlık koltuğuna oturuyor, bundan sonra kulüp iki binli yıllara kadar sendeleme dönemine giriyor, devamlı değişen teknik direktörler ve bozuk finansal yapı, grifonların yeniden serie a kapılarını pençelemesine engel oluyor. öyle ki '97-2003 yılları arasında kulüp üç değişik başkan görüyor.

    daha sonra elbette ki yönetimde devamlılığın sağlanmasıyla klübün dizginleri boşalıyor ve 2004-05 sezonunda serie b şampiyonluklarını ilan ediyorlar. fakat, venezia ile oynanan ve genoa'nın 3-2 üstünlüğü ile biten maç için şike iddiaları ortaya atılıyor, zira genoa bu maçı kaybetseydi ligi direk üç sıra geride bitiriyorlardı. federcalcio bu iddiaları iyice inceledikten sonra da takımı 27 temmuz 2005'te serie c1'e düşürüyor ve sezon başında da 6 puanlarını siliyor. dipte kum bırakmayan genoa sezonun büyük bir kısmını lider olarak götürdüğü serie c1'i bir şekilde ikinci bitirerek play-off oynama hakkı kazanıyor ve monza'yı iki ayaklı play-off turunda 0-2 ve 1-0lık skorlarla geçmeyi başararak adını yeniden serie b'ye yazdırıyor. yaz aylarında yeniden teknik direktör değişikliği geçiriyorlar ve klübün başına gian piero gasperini geçiyor ve bu adam 2006-07 sezonunda klübü yeniden serie a'ya taşıyarak aynı zamanda genoa'yı serie b tarihinin en çok şampiyon olan takımı yapıyor. burada dikkat edilecek husus; kulübün son maçını napoli ile yapıyor olması ve bu iki kulübün ligde ikinci ve üçüncü sıralarda bulunması. bu iki dost kulübün son maçları da öyle bir tesadüf eseridir ki son güne denk gelmiş ve maçı 0-0 berabere bitirerek kol kola üst lige çıkmayı başarmışlar. kulüp şu satırları yazdığım anda ise yarın oynanacak cagliari maçına hazırlanıyor ve bu sefer düşme potasından uzakta serie a'nın keyfini sürüyor.

    geçen sezonun son maçından sonra çılgına dönen taraftar ve napolili futbolcular: http://www.youtube.com/watch?v=tiexed_t1d0
    bu da taraftarın maç henüz bitmeden sahaya dalış görüntüleri: http://www.youtube.com/watch?v=bb5fuggtsi0
    kendinden geçmek: http://www.youtube.com/watch?v=4zyk0tstuqs

    futbol dışı konulardan bahsedecek olursak;

    kulübün emekliye ayırdığı iki adet forma var: 6 ve 12.

    6 numaralı forma; italya'nın son yıllarda gördüğü en sağlam defans oyuncularından birisi ve taraftarların da ilah olarak gördüğü gianluca signorini adına 6 kasım 2002'deki vefaatının üzerine emekliye ayrılmış. (benim de dahil olduğum güruhun çılgınca kutlama yaptığı gün evet)

    12 numara ise tahmin ettiğiniz üzere bir yedek kaleciye değil, takımın her daim on ikinci adamlık görevini yerine getiren kale arkası taraftarı gradinata nord'a saygıdan ötürü kimseciklere verilmez olmuş.

    icraatlarından bazıları: http://web.dsc.unibo.it/~lauri/ig/gallery.html

    takımın renklerinde kuruluşundan sonraki yıllarda, ki ingilizler tarafından kurulmuş olmasından olacak, ingiltere bayrağını "andıran" kırmızı ve beyaz kullanılmış fakat kulüp 1899 yılında forma renklerini beyaz-mavi renge çevirmiş. ki burada mavi renk cenova'nın bir liman şehri olduğunu simgeliyor. daha sonra da günümüzde de kullanılan kırmızı-mavi renklerde karar kılınmış. böylece de rossoblu takma adıyla anılır olmuşlar.

    cenova'nın bir liman şehri olması dolayısıyla kulübün adı da italya sınırlarını aşmakta zorlanmamış. denizaşırı ticaret yapan gemiler sayesinde takım, taraftarlarını başka kıtalarda da çoğaltır olmuş. netekim şuan buenos aires, amsterdam, tokyo, toronto, new york, izlanda ve bir çok ülkede taraftar birlikleri bulunmakta. daha önce de sözü açılmıştı genoa - sampdoria rekabetinin. iki tarafın yaptıkları maçlar tam bir derbi havasında geçiyor, adı da derby della lanterna yani fener derbisi. derbi, adını cenova deniz feneri'nden alıyor, ki burada bir dipnot eklemek gerekir. bu fener, günümüze kadar çalışmayı sürdürebilen en eski deniz feneridir. kısaca, la lanterna.

    http://commons.wikimedia.org/…dor_laurent_deroy.jpg
    http://farm1.static.flickr.com/…7990_16b0250afa.jpg

    taraftarların sampdoria'dan sonra en çok neftretini çeken ikinci kulüp hangisidir diye sorarsanız onun adı da ac milan. sebebi ise 1995 ocağında genoa taraftarı vincenzo spagnolo'nun bir ac milanlı bir holigan tarafından bıçaklanarak öldürülmesi.

    1982 yılında kulübün serie a'ya son maçta tutunmasını, napoli maçını, ve milan'ın düşüşünden sonra napoli ile dostuk bağlarının kuruluşundan bahsetmiştik, ki bu dostluk geçen sezon lige çıkarken bile yüzünü göstermiştir. zaten iki kulübün ligde yaptığı maçlarda taraftarların birbirlerini kardeş olarak gördüklerini açtıkları pankartlardan da görebilirsiniz.

    http://bp2.blogger.com/…7z818/s1600-h/benvenuto.jpg

    not: bilgilerin çoğu wikipedia'dan alıntıdır, umarım genoalıları mutlu eder.` :hah`