şükela:  tümü | bugün
  • 1873 doğumlu ingiliz düşünür. bertrand russell'ın cambridge'den kankasıdır. birlikte hegelci bir dönem geçirip daha sonra hegel'i tamamen reddetmişlerdir. literatürde sıklıkla birlikte anılırlar.
    sıkı bir realisttir ve sağduyuya önemli bir yer verir. "a proof of the external world" adlı makalesinde sağduyuyu temel alarak dış dünyanın varlığını kanıtlamaya girişmiştir.
    gottlob frege, ludwig wittgenstein ve bertrand russell ile birlikte analitik felsefenin kurucularından biri olarak kabul edilir. 1958 de ölmüştür.
  • her daim sağduyunun savunucusu olmuş ve idealizme şiddetli eleştiriler yöneltmiştir. sadece ahlâkı 'sezgi' üzerine düşünür. ahlâkî iyi'nin belirlenmesinde herhangi bir akıl yürütmeye gerek görmemiştir. ona göre yapılacak tek şey, iyiliğin sezgi yoluyla kavranmasıdır.
  • analitik felsefe geleneğinin kurucuları arasında anılan düşünür. iki ünlü makalesi vardır.

    1. proof of an external world*
    sizi daha fazla merakta bırakmadan ispatın özünü de yazayım.* sağ elinize bakın, işte o sizin sağ eliniz. şimdi de sol elinize bakın, hah işte o da sol eliniz. dış dünyaya ait iki şey gördünüz. demek ki varmış bu dış dünya. q.e.d.

    2. a defense of common sense*
    şöyle oluyor: hani o dış dünya var mı? başkaları var mı? acep tek akıllı ben miyim?* gibi ucibik soruları soran sonra da nasıl kanıtlayacam ben bunların olduğunu diye kafayı sıyıran filozoflar var ya. onlar yalancı. hemen deneyimize geçiyoruz: böyle bir filozofun makalesini alıp okuyun. işte! adam makale yazmış lan! başkalarının varlığından şüphe etse yazar mı? q.e.d. siz siz olun sağduyunun sesine kulak verin. var bu dış dünya. tek akıllı da siz değilsiniz.

    ispatları beğenmeyenleri peşinen kınıyorum. ne yani siz dilden daha temel bir epistemolojik zemin bulabileceğinizi mi sanıyorsunuz? kartezyenciler* sizi.*

    belki biraz abarttım ama yalnızca biraz. ana fikir budur. felsefenin üzerine kurulabileceği sağlam kusursuz bir zemin yoktur analitik felsefecilere göre. her ne halt edeceksek dilden başlayacağız. arada dönüp onu düzeltebiliriz tabi. ama hep onun kusurlarıyla, muğlaklığıyla, kesinsizliğile başlayacağız. analitik felsefecilerin çoğu moore'un yukarıdaki kanıtlamalarını kabul etmez. ama yaklaşımı yaygın olarak benimsenir. o nedenle analitik felsefenin kurucusu sayılır.
  • 07.05.1914 tarihinde, çöm halindeki ludwig wittgenstein'dan aşağıdakine benzer bir şamar yemişliği vardır:

    "sevgili moore,

    mektubun beni kızdırdı. logik'i yazdığımda yönetmeliğe danışmadım ve bu yüzden sadece senin de diplomamı onlara danışmadan vermen adil olacaktır! giriş ve notlar konusuna gelince; sanırım beni imtihan edenler, bosanquet'ten ne kadar kopya çektiğimi kolaylıkla göreceklerdir. eğer bazı saçma ayrıntılarda bile benim için bir istisna yapmana değmiyorsam, o zaman doğrudan cehenneme de gidebilirim; ama eğer buna değiyorsam ve sen de bunu yapmıyorsan, o zaman -tanrı aşkına- sen gitsen daha iyi.

    bütün bu mesele hakkında daha fazla bir şey yazılmayacak kadar aptalca ve çirkin, bu nedenle-"

    lakin etraflı bir kütüphane taraması yaparsanız ludwig kardeşin eserlerinin günümüze ulaşması için gereken çabanın önemli bir miktarının bu zat tarafından sarf edildiğini göreceksiniz.

    susmak, bu zatın erdemlerinden biridir diyebiliriz.
  • ludwig wittgenstein dirilse sözlüğe hakkında şöyle yazar (ki daha evvel demişliği var): "moore mu? size kesinlikle hiç zekası olmayan bir insanın ne kadar ilerleyebileceğini gösterir."

    mütemadiyen wittgenstein'dan ayar yiyen profesör eleman...
  • cambridge'de önce okuyup sonra orada ders vermiş olan çağdaş ingiliz düşünürüdür.

    hakkında yapılan çok geniş çaplı bir derlemeye şuradan ulaşılabilir: (bkz: moore kimdir?)
  • "akilli insanlar istedigi seyleri, orta karar insanlar da baskalarinin istedigi seyleri ogrenir."
  • wittgenstein ve moore kıyası yapmak doğru değildir. ortada ne şamarlanan ne de ayar yiyen vardır. ve hatta wittgenstein'ın cambridge'deki son yıllarında kaleme aldığı yazılarındaki inceliğin ve küçük farkları görebilme kabiliyetini moore ile cambridge, chesterton road 86 numaradaki çalışma odasında her hafta en az iki-üç saat ettiği sohbetlere borçludur.
    amma velakin, analitik filozofların felsefi problemler ve yöntemlerle ilgili görüşlerini wittgenstein doğru bulmaz o ayrı.