şükela:  tümü | bugün
  • ilk dönemlerinde dışavurumculuğun etkileri görülse de, genel olarak yeni nesnelcilik ve dada akımı içinde yer bulan alman ressam.

    abd'ye göç etmiş, sanat hayatına burada devam etmiştir. ancak bu göç ile beraber grosz'un politik, ironik, yer yer karikatürize anlatımı kaybolmuştur.

    ilk dönem yapıtlarının genel havasına hakim bir kaç örnek için the funeral, the eclipse of the sun gibi eserlerine bakılabilir.
  • aslan asker şvayk için yaptığı hintergrund çizimlerine şuradan bakılabilir; http://50watts.com/hintergrund
  • "benim amacım herkes tarafından anlaşılmak. bugünlerde insanların talep ettiği 'derinliği' reddediyorum." sözünün sahibi.

    1. dünya savaşı'na katılıp siperlerdeki, savaş meydanlarındaki dehşetengiz, korkunç koşulları yaşayan, iliklerine kadar hisseden sanatçılardan biridir. bu yüzden almanya'nın savaş sonrası politik ve ekonomik durumuna hararetli bir şekilde karşı çıkıp 1918 yılından itibaren yaşanan gelişmeler hakkında hissettiği hoşnutsuzlukları ortaya koymayı gaye edinmiştir. böylece "bir gün gelecek ve sanatçı artık bohem ve kibirli anarşist olmaktan çıkıp kolektivist bir toplumun içinde açık ve net bir biçimd çalışan sağlıklı bir birey olacak." sözüyle tutarlılığını adeta resmetmiştir.
  • ressam. bu alman ressamı, desen ustası, grafik sanatçısı ve karikatürcü berlin dada akımının 1918'deki kurucularından biriydi. grosz grubun komünizme yakınlık duyan politik yönelişinde belirleyici bir etkiye sahipti. bir asker olarak cephe deneyimleri onu sağlam bir savaş karşıtı haline getirdi. nazi almanyasından abd'ye kaçmasının ardından yaptığı son dönem yapıtlarında savaşın ve diktatörlüğün karanlık görüntülerini sundu.
  • bir tablosu şöyledir:

    "parçalanmış bir zeminin üzerinde ayaklarını basacak sağlam bir yer bulamamış olmaya bile boş vererek yalnızca nefes alınan an için debelenmek, kapitalist kent kültürünün insan doğasına yapıştırdığı bir yaşam biçimi.

    alman komünist ressam george grosz, metropolis adlı tablosunda, sanatın gözüyle baktığı sermaye düzenini böyle görüyor.

    kapitalizm ise sanatı, kendini bütünleyen ve parçalanmışlığını yıkılışa doğru ilerleten süreçleri tersine çevirecek, en azından geciktirecek bir araç olarak kullanmak istiyor. sermaye ile sanatın çelişkisi, gerçekte geçmişle gelecek arasındaki çelişkidir. sermayenin sanatı teslim almaya çabalaması, ya da daha doğrusu onu sanat olmaktan çıkarmaya çalışması, kendine ait bir geleceği bulunmadığına artık kendisinin de inandığını gösteriyor."**
  • lustmord in der ackerstraße (alm. acker sokağında tutku cinayeti) adlı litografisi, kullanılan silah ve kadınının öldürülme şeklinden ötürü bana raskolnikov'u hatırlatan alman çizer, ressamdır. eser ecce homo (lat. işte insan) adlı portfolyosunda yer alır. portfolyo bu çizimden başka, berlin hayatının görünmeyen kısımlarını, cinsellik, alkolizm ve o dönemdeki politik atmosferini yansıtan pek çok eseri içerir.