şükela:  tümü | bugün
  • abd'nin ilk beyaz başkanı.
  • sabah 4'de kalkar aksam 9'da yatarmış. günde iki öğün yemek yermiş, sabah kahvaltısından sonra akşam yemeğini öğleden sonra saat beş gibi alırmış. hiç bir zaman güneşe yatağında yakalanmamış. adamlarından (kölelerinden) hiç birini de güneş doğarken hala yatakta görmek istemezmiş. kalktıktan sonra saatlerce kitap okurmuş. okuduğu kitapları gördüm. çok kitabı var. kölelerini sonra serbest bırakmış. çok misafiri gelirmiş. ona çok hediye getirmişler.
  • amerika birleşik devletleri'nin oy birliğiyle seçilen ilk ve tek başkanıdır. ayrıca yanılmıyorsam 1978 yılında başkan jimmy carter tarafından altı yıldızlı generalliğe terfi ettirilmiştir. bilindiği üzere abd'de en yüksek türbe "general of the army" diye anılan ve sadece savaş zamanı edinilen 5 yıldızlı generalliktir.

    vefalı adammış şu jimmy.

    edit: r7 uyardı; bahsettiğimiz olayın tarihi 11 ekim 1976, ilgili başkan ise gerald ford, dolayısıyla vefa bonusları ve bozaları başgan ford'a gidiyor. bu entry de yanlış bilgiyle bunca zamandır bu başlıkta duruyordu, özür dilerim.
  • baskanliginin ikinci donemi sonunda kendini emekliye ayiran, "amerika'nin yonetilmek icin krallara degil halktan insanlara ihtiyaci var" diyen buyuk devlet adami...mount vernon'da yasamis ve olmus.
  • başkan olduğu zaman ağzında yalnızca bir diş olan adam. dişlerini sıtma ve çiçek tedavisinde kullanılan civa oksit nedeniyle kaybettiği sanılıyor. işin buraya kadar ki kısmı pek ilgi çekici değil. birçok kez takma diş yaptırıyor, çoğunu da ünlü diş hekimi john greenwood'a. diş olarak da hipopotam dişi ve az miktarda at-eşek dişi kullanılmış. protez vuruğundan muzdarip olduğu için de afyon müptelası haline gelmiş. başkanlık ofisindeyken çizilen portrelerde asık yüzlü çıkmasının sebebi ressam gilbert stuart'tan çok budur.
  • daha on alti yasindayken toplum icersinde uyulmasi gereken 110 tane kurali rules of civility adli yazisinda listelemistir. "yaninda birisi varken yaptigin tum hareketlerde, birlikte oldugun kisi ya da kisilere saygili olmalisin" ile baslayan bu kurallar listesi, oksururken agzini mendille kapa ile devam eder, eder, eder ve "icinde yanan vicdan denen o kutsal atesi her zaman canli tut" ile biter.
    bu listenin orjinal sayfalarinin scan edilmis haline ve 110 kuralin teker teker listelenmis sekline bu linkten ulasabiliriz.
  • 17 eylül 1796'da yaptığı konuşmadaki tespitleri dikkat çekicidir.

    “belirli bir millete sevdayla bağlanmaktan kaçınınız. başka bir ülkeye nefret yahut sevgi duyguları beslemeyi adet edinen milletler köleleşirler, kendi görev ve çıkarlarını unuturlar. zira bir millet ortaklık hayaline kapılarak başka bir millete bağlandı mı, bu ikincisinin kavgalarına boşu boşuna karışır. üstelik ona imtiyazlar tanır. bu ise kendisinin sömürülmesine yol açmakla kalmaz, başka ülkelerinin düşmanlığını ve misillemelerini de üstüne çeker. büyük ve güçlü bir ülkeyle öyle bir ilişki kuran küçük yahut zayıf bir millet, ötekisinin uydusu olmaktan kurtulamaz. yabancı entrikaların aleti durumundaki kişiler, güvenini ve alkışını kazandıkları halkı aldatarak, onun çıkarlarını başkalarına teslim etmesini sağlarken, bütün bunlara karşı çıkan gerçek yurtseveler şüpheli duruma düşürülüp lanetlenebilirler.”
  • birleşik devletler için partiler üstü bir yeri vardır ki kendisi oy birliği ile seçilen tek başkandır. özellikle siyasi tutumu dönemdaşlarına göre oldukça ılımlıydı. yürütmenin önemini erken anlamış ve anayasayı bu yönde ağırlık vererek yazdırmaya teşvik etmiştir. askeri kazanımları ile sivrilmiş bir kurucudur. 1789'daki kongrede kendisine 25000 dolar* maaş ödenmesi kararlaştırılmıştı ancak washington'ın durumu iyiydi ve bunu reddetti. kamu hizmetinin önemli olduğunu öne sürerek halkın refahına kullanılacak her kuruş önemlidir ilkesi ile hareket etmek istedi. washington’un kendine önerilen maaşı reddetmesi ile tehlikeli bir durum ortaya çıkmıştı. başkanlık görevi için, gelire ihtiyacı olmayan, sadece varlıklı kesimlerden adaylar çıkması gelenek olacaktı. oysa, abd’nin kurucu üyeleri, gelecekteki başkan adaylarının geniş bir kitleden çıkmalarını istiyorlardı. bu yüzden, kongrenin ısrarı üzerine, washington sonunda maaş almaya ikna oldu.

    demem o ki washington gerçekten dünya tarihinde ender rastlanacak bir kumandan, insan ve kurucu. ancak bu on üç koloni isyanı ile başlayan süreci kurtuluş savaşımız ve atatürk ile kıyaslayacak olursak nispeten daha kolay bir süreçti. birleşik devletlerin kuruluşunu küçümsemiyorum yalnızca bizim kuruluşumuz gerçekten dahan büyük imkansızlıklar içinde oldu. washington her zaman ülkesinde saygı ile anılan, hiçbir zaman küfür edilmeyen, yaptıklarını kıymeti bilinen bir adam. oysa atatürk bütün yaptıklarına rağmen kurtardığı kendi milleti tarafından kötülenen birisi oldu. bakıyorsun amerika neden şu an bu kadar güçlü diye. adamların tarih belleği o kadar diri ki yepyeni bir ülke olmasına rağmen dönemin roması kudretine eriştiler. eğer biraz değerlerimizi bilseydik şu anda çok güzel bir ülkede yaşıyor olacaktık. atatürk bunun için her şeyi yaptı ve hazırladı ancak ardılları olarak biz bunu beceremedik. tarih sahnesine 18. yy sonunda henüz çıkan commonwealth göçmenlerinin kurduğu bir devlet ile 8000 yıllık bir tarihi olan türk milleti. değerler her zaman önemidir, geçmişi bilmek geleceği şekillendirir.
  • osmanlı'ya vergi ödemeyi kabul etmiş abd başkanı. hey gidi günler...

    http://tr.wikipedia.org/…i/abd_-_osmanlı_sözleşmesi
  • beyaz peruk takıyormuş bu.
    türk eğitiminden geçmiş bir insan olarak hakkında tek bildiğim budur beyim.