şükela:  tümü | bugün
  • fransanın komünist yazar ve siyasetçilerinden. wikipedia, hakkında "philosopher" sıfatını da kullanmış. ikinci dünya savaşında direniş hareketinin önemli isimleri arasında anılıyor, fransız parlamentosunda da uzun yıllar vekillik ve senatörlük yapmış. yüzyılın başında doğup yetmişlerin sonunda ölmüş.

    başlığı yok ben açayım bari diye gelmedim elbette. felsefe kaynakçam içinde cogniot'nun ilkçağ materyalizmi de var. bir de ona bakayım neler var diye okumaya başladım, birkaç sayfa sonra bunaldım kaldım. karşımda bir felsefe tarihi metni değil de, filozofları sen materyalistsin sola geç sen idealistsin sağa geç diye ikiye ayırıp sağdakileri idama mahkûm eden bir mahkeme salonu var. son derece kaba bir materyalist ve marksist bakışla ilkçağ düşünürlerinin eserleri fikirleri sözleri hallaç pamuğu gibi atılıyor kitapta.

    cogniot'nun orijinali 1964'te basılan "ilkçağ materyalizmi" adlı bu eserini türkçeye sevim belli 1968'de çevirmiş. ikinci baskısını da 1992'de yapmışlar. sonra tekrar basılmamış sanırım. 24 yıl sonra bir daha basılmış olması bile hayret verici bana kalırsa. böylesine kaba bir okuma ürününün doksanlı yıllarda da türkiyede muhatap buluyor olması hazin de. postmarksizmi tartışanlar bir yanda, ilkçağ felsefesinde materyalizmi cogniot'nun gözleriyle arayanlar diğer yanda. yazık. bu arada şunu da not düşeyim: cogniot'nun iki kitabı daha var türkçede, hâlen raftalar.

    yazık diyorum zira hani hiç uyaran olmamış herkes övgüler düzmüş okurlar da inanıp rağbet göstermiş okumaya devam etmiş onlarca yıl diyeceğimiz bir durum da yok. kitap çevrilir çevrilmez dtcf felsefe dergisinde hem füsun altıok hem de ahmet arslan birer tanıtım yazısı yazmışlar hakkında. ikisi de çok gençler henüz o zamanlar. kitap da yeni çıkmış, hemen alıp bakmışlar, derginin aynı sayısında ikisinin de tanıtım yazısı çıkmış.

    füsun altıokun yazısı: http://dergiler.ankara.edu.tr/…ler/34/965/11895.pdf
    ahmet arslanın yazısı: http://dergiler.ankara.edu.tr/…ler/34/965/11896.pdf

    altıok pek de suya sabuna dokunmadan, ılımlı nazik bir dille yapmış tanıtımını. neşterin açtığı tek izde şu ifade kayıtlı: "...çok yerde gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken ilginç ve yeni yorumlarıyla eserini sıradanın ve basmakalıpın dışında bir yere yerleştirmeyi başarmıştır." yani kitapta bir tuhaflık, bir sorun var ama ben size sadece "üzerinde düşünülmesi gereken ilginç ve yeni" olduğunu söylemekle yetinip çekiliyorum huzurunuzdan demiş.

    ahmet arslan... vay babam vay. o ne hiddet o ne celal. daha ilk satırdan başlamış dayağa, son satıra kadar hiç ara vermemiş. bi' füsuna bakıyorsun bi' de ahmede, ağzın açık kalıyor. ahmet arslan kitabın çevirisinden başlayıp cogniot'nun kaba materyalist marksist zihniyetine ve hatta marksizmin metodolojik zaaflarına uzanan sıkı bir tenkit yazısı çıkarmış ortaya. tanıtım yazısı diye koymuşlar dergiye ama yazı resmen review olmuş. cogniot filozofları sıraya dizip sen materyalistsin cicisin sen idealistsin kakasın diye kamplara böldükçe, ahmet arslan yerinden fırlayıp fırlayıp ne yapıyorsun yahu o dünya böylesine siyah beyaz bir dünya değildi yalan yanlış konuşup da asabımızı bozma bak şurda şu da var burda bu da var zaten şu da şöyle hem bu da böyle diye diye sayfalar dolusu eleştirmiş yerden yere vurmuş yazarı. çocuk musun sen her söyleneni marksa lenine izafe ediyorsun herkesi kendine güldürüyorsun yahu demiş. hakkaten demiş ama. arslan ahmet.

    neyse bitireyim artık. hani olur da denk gelirsiniz kitaba, hımm ilkçağda materyalizm böyle böyleymiş dersiniz falan, haber vereyim dedim olaylardan.
  • georges cogniot, her şeyden önce georges politzer hayranı bir yazardı. fransız meclisinin komünist grubunda uzun yıllar vekillik yaptı. yirmi civarında kitabı olup, çok az bir kısmı başka dillere çevrilmiştir. sıkı bir enternasyonal olmasına rağmen fransa dışında pek bilinmez kendisi.

hesabın var mı? giriş yap