şükela:  tümü | bugün
  • sinemada bugun bile kullanilan bircok teknigin yaraticisi. sinemanin babasi.
  • ne yapmış amcam?
    sihirbazlıklar yapmış bol bol beyaz perdede.koymuş kadını perdenin altına ilk planda.hop biz anlamadan kincisine geçip kadını çıkartmış.
    perde açılmış mal gibi kadın kayboldu sanmışız.
    special fx olayına girmiş
  • kendisi ayrica lap dissolve, fade in, fade out gibi ozellikleri de kesfedip sinema tarihinde hakli bir yere shaip olmustur.
    dolly i de kesfedecekken kamera yerine, objeyi rayla hareket ettirmeyi secmesi sebebiyle bir firsati kacirmistir.
    bunla alakali olmayarak rakibi pathe tarafindan makamindan gaydiriguppak edilmis, muflis bir insan olarak hayata gozlerini yummustur.
    cektigi 500 filmden ise sadece 140 i bugune kalmis, kimi yanarak can vermis, kimi ise parasizliktan hammade olarak toptanciya satilmis, kimi ise sava s sirasinda bot yapilmak uzere ordu tarafindan musadere edilmistir.
  • filmleri koltuga oturtulmus bir kamera gozunden nakledilen tiyatro eserleri kivaminda oldugundandir ki kendisi gercek anlamda sinemanin babasi kabul edilmemistir. ama sinemanin kendine ait zaman ve alan olusturdugunu farketmis bunu ilk kullanan kisi olmustur.
  • ilk film studyosuna degilse de ilk ve uluslarasi film yapim sirketine sahip kisidir. zira ilk film studyosu, 360 derece oynar tabanli, ustu acik edison a ait, kinetographi icin cekim yapan black maria studyolaridir. uluslarasi gosterimlerde ise telif yasalarinin beynelmilellestirilmemesi sebebiyle dupe(duplicate:kopya) film gosterimlerinden kazandigindan fazlasini kaybetmistir.

    ardarda cektigi sahnelere ise tiyatro mizanseni standartlarinda yapildigi icun sinema jargonunda shot yerine tableau denmektedir.
  • kendisi esasen tiyatrocudur ve filmlerine tiyatro havasını yani bir sahne-kurgu-oyun üçlüsünü getirmiştir hatta bu alanda bir ilktir. sinematograf ı icat eden lumiere kardesler ciddi ve kurgusuz, basit filmler yapmıslardır, melies ise bunu gelistirmeyi akıl etmis; kardesler sinema makinesini ona satmayınca o da bir şekilde kendininkini londradan almıştır farklı bir adla. hatta ilk sinema projeksiyonunda bu ricada bulunmustur kardeslere. daha sonra star film adı altında bir şirket kurup hoş dekorlu, bol oyunlu filmler yapmaya başlamıştır. kariyerinin sonunu kardeşinin bütün dunyayı turlayıp çektigi filmlerin eline çürük geçmeleri getirmistir. saygı duyulası bir vizyonerdir kendisi.
  • insaa ettigi studyisunda cektigi filmlerinde yonetmenlik, senaristlik, oyunculuk, makyaj, dekor, kostum, montaj, ozel efekt uzmani gorevini ustlenmis; bununla da kalmayip filmlerinin projeksiyon ve dagitimini da yapmistir.

    sessiz sinema devri sonra erip insanlar eski filmlere sirtini cevirdiginde, méliès'in bu filmlere olan aski dinmemis ve buldugu tum sessiz filmleri toplamistir. zamani gelip insanlar tekrar sessiz filmleri izlemek isteiginde pasa pasa méliès'e donmuslerdir. boylece tarihin ilk sinemategi de méliès efendi tarafindan kurulmustur.
  • sinemanin ilk zamanlarindaki dokumanter yaklasim veya bilimsel arastirma amaci olarak gorulen (lumiere kardesler cinematographe i gelecegi olmayan bir icat olarak nitelendirmisler zamaninda) ve daha cok yeni olan sinemaya kurgu kapasitesini katmis sayilir bircok sinema tarihcisi tarafindan.
    lumiere kardeslerin filmlerinde de kucuk buyuk bir takim mise-en-sceneler vardir ama bir olay butununu kurgulayarak anlatmayi amaclamazlar, daha cok kadraj, isik kaygilari yuzunden kullanilirlar. oysa melies hikayeler, olaylar, dekorlar yaratmis, uyarlamis, insa etmis ve filme cekmistir. sinemanin bugunku bir olayi anlatabilme becerisi, bir bilgi verme aracindan cok sanat halini alabilmis olmasi bu naratif kapasitenin kesfedilmesi, uygulanmasi sayesinde olmustur.