şükela:  tümü | bugün
  • empresyonist ressam seurat hacim ve derinlik hissini, ayni boyda firca darbeleriyle saf renkler kullanarak verdi.nokta nokta boyanmis olan tablo adeta bir mozaigi andiriyordu.daha sonra bu tarz puantilizm olarak adlandirildi.
    seurat 32 yasinda vefat etti.
  • başlangıç noktası empresyonizm olsa da, seurat'nın aslında post-empresyonist olduğunu belirtmek gerek. neo-empresyonizm okulunun kurucusu sayılır. empresyonistlerin hiçbir kural tanımadan, keyfiyete varan bir içtenlikle resim yapmalarına karşı çıkmış; resmin kuralları olduğunu ve tamamen içten gelerek kuralsız bir şekilde değil belli kurallar ve yöntemlerle resim yapmak gerektiğini öne sürmüştür. bulduğu yöntem pointillism ile resimde akademik bir tavır sergilemiştir.
  • 1859-1891 yillari arasinda yasamis puantilist ressam.

    aslinda kendi kesfettigi bu tarza ilk basta divisionism ismini vermistir ancak sonradan bu isim degiserek pointillsm (puantilizm) halini almistir.

    kullandigi figurler sert ve ikonik karakterler idi ve resimde hareketi figurlerden cok renk zenginligi ve golgelerle yaratmasini cok iyi bilmistir kendisi.
  • 3 metreden daha yakin izlendigi takdirde insani* sarhos eden ressam.
  • tamamiyle bir perfektsiyonist oldugu bilinir bu sanatcinin. cizimlerini yaptigi ve annesi ile yasadigi evi her gun deliler gibi topladigi efsaneler arasinda olsa da gercek bisey vardir ki sanat baabinda hakikaten perfektsiyonisttir kendisi. soyle ki; kendisi, resmettigi psikopat tablolarin disinda (ki bunlarin sayisi bir eldeki parmak sayisini gecmez, zira kendisi yasama erken veda edenlerdendir) her bir tablosuna ona ozel cerceveleri de kendisi hazirlamak ile ugrasmistir cok uzun zamanlar. bu yuzden etrafta gezinen seurat tablolarini gorurseniz, resim ya kendi tasarladigi cerceve icerisindedir ya da onu alan galeri o cerceveyi uzerinde tutup uzerine bir cerceve daha monte etmistir.

    figurlerinin elestirmenler tarafindan misir sanatina benzetildigini duydugunda cok sevinmistir ve aslinda negatif bir elestiri olan bu yorumu pozitif sekilde algilayip yoluna devam etmistir seurat.

    ayrica empresyonist akiminin icerisinde sanat ile ilgilenen seurat, 1886 yilinda, butun empresyonist sergilerinde resimleri olan tek sanatci durumundaki camille pissarro tarafindan bu sergilerin (empresyonist) sonuncusuna cagirilmistir. ancak stilinin empresyonizm olmadigini soyleyen diger sanatcilar buna tumden karsi cikmislardir. aralarindan cok yakindan tanidigimiz iki isim, claude monet ve pierre auguste renoir, cok acik sekilde, "bu lavuk bu sergiye girer ise biz yokuz" diyerekten tavir koymuslardir. bu sebepten seurat gibi sanatcilarin eserleri ayri bir odada sergilenmistir.

    empresyonizmi modifiye eden insan olarak (ki buna neo empresyonizm diyenler de olabilir aramizda) paul signac ile birlikte tarihte yerini almistir seurat amca.
  • en tanınmış eseri grande jatte adası'nda bir pazar günü öğleden sonra'dır.ilk defa bu eserede noktalar kullanarak çalışmıştır.resim ilginç alegoriler içerir ve şaşırtıcı perspektif hataları barındırır ama ebatlarıyla ve tekniğiyle insanları kendine hayran bıraktıracak bir başyapıttır.
  • hep farklı gelmiştir seurat... tüm tablolarında ,empresyonist yaklaşımın getirdiği renkli paletin yansımaları olsa bile hüzün vardır. zamanı yakalamaya çalışmaz empresyonistlerin aksine. zamansızlık vardır onda... iyi ki o noktaları tuvale vurmuşsun büyük usta!