şükela:  tümü | bugün
  • çocukken en sevdiğim masaldı ki hatırladıgım kadarıyla şöyleydi:

    bir prens çok güzel bir kızla tanışır ve onu saraya götürür. (çünkü kız kaybolmuştur, çünkü onu birilerinden kurtarmıştır ya da nedir bilemiyorum). kızı bir prenses olarak lanse eder ailesine. prensin annesi ve kızkardeşi de gerçek prenses mi değil mi diye anlamak için onlarca şilteyi üstüste koyarak prensese bir yatak hazırlarlar ve şiltelerin en altına da bir bezelye tanesi koyarlar. eğer rahatsız olur, uyuyamazsa onun gerçek prenses olduğuna inanacaklar, yok mışıl mışıl uyursa onun gerçek bir prenses olmadığına inanacaklardır. prens bu gizli planım işitince koşarak sevdiği kıza sabah "galiba yatağın altında ufacık bir tane vardı, hiç uyuyamadım" demesini tenbih eder. kız da sabah uyumamış numarası yapar. ve evlenir sonsuza kadar mutlu olurlar.

    her ne kadar bu masalı çook sevsem de bu küçük yalan beni hep rahatsız etmiştir. gerçek prenses olması için böyle bir numaraya ihtiyaç yoktur aksine buna sadece inanmak yeterlidir.

    (bkz: tante rosa)
  • yüz kat şiltenin altından bile bezelyeyi hissedebilen hasta ruhlu bir kadınla hayatının sonuna kadar yaşayacak olan zavalı bir prensle evlenen pimpirikli bir insandır.
  • süper bir masaldır.bir prenses soğuk ve yağmurlu bir gecede yolunu kaybeder.bi eve ya da saraya mı ne bi yere sığınır.ev sahibi (kraliçe galiba) bunun prenses olduğuna inanmaz.yatak hazırlarken kat kat yatağın altına bir tane bezelye koyar.yatar uyurlar.sabah olur.ev sahibi sorar "nasıl,rahat uyudunuz mu?" diye.prenses "off hiç uyuyamadım,her tarafım çürüdü,çok rahatsızdı!" diye cevap verir.hatun o anda anlar "vayy be,hakkaten prensesmiş bu kız" der.sonra da oğluna alıyodur muhtemelen,hatırlamıyorum o kadarını.
    walt disney,bilgi dünyasına yolculuk ansiklopedilerinin masallar,mitoslar ve söylenceler adlı eşsiz cildinde yer alır bu harika eser.
  • kendimle arada bağıntı kurduğum konformist , yatakta rahatına düşkün prensesin esas kızı olduğu tatlı bir masalcıktır. ana fikri ne bu masalın diye düşünülürse, her prensese bi saray lazım diyebiliriz.!
  • şimdi bu masaldaki prensesi acımasızca yargılamadan önce bir de pamuk prensesi de göz önünde bulundurmak gerekir.öyle ya,"pamuk prenses cücelerin evinde göt kadar yatağa kıvrıldı uyudu,kapılardan geçerken iki büklüm oldu da gıkını bile çıkarmadı,ne yani o prenses değil miydi?" diyerek prenses haklarını savunmaya kadar uzayabilir bu mevzu.
    ama tabi bütün prensesleri kendi şartları dahilinde değerlendirmek lazımdır.pamuk prenses zaten üvey anne elinde büyüdüğü için acıyla tanışık bir prensestir.işbu masaldaki hanım kızımız ise belli ki çok daha el bebek gül bebek büyütülmüş,bebekken kuş sütü içirilmiştir kendisine.empati meselesi tabi.
  • aslen bu masalda, sabah ev sahibesinin sorduğu "nasıl, gece rahat uyuyabildiniz mi?" sorusuna, esas kız gerçek bir prenses olduğu için nezaketinden ve kibarlığından, bütün gece gözüne uyku girmediğini, yatağın adeta kendisine battığını ve rahatsızlığını söyleyemez ilk başta.. ama gerçek, her masalda olduğu gibi bunda da bir şekilde ortaya çıkar..

    bir de yanlış hatırlamıyorsam*, bu saray yavrusu evde ev sahibesinin (bir ihtimal oğlunu bir prensesle evlendirmek istediği için olabilir) oğluyla evlenmek isteyen ve prenses olduğunu iddia eden kızları bir gece evinde ağırlama bahanesiyle kimin gerçekten prenses olduğunu anlayabilmek için düzenlediği bir tür "prenseslik testi"ydi bu bezelye meselesi.. bi tek gerçekten prenses olan kız kaderin cilvesi sonucu o eve sığınmak zorunda kalmış ama tabi tutulduğu testi geçerek büyük ödülü kapmıştır..
  • çitkirildimciligi, nanemollaciligi asaletle özdeslestirir, hanim kizlarimiza andersonun hikayeleriyle daha yas iken koca bulma taktikleri verir. bu evlenilecek es kavrami, kayinvalide-gelin yarismalarinda çesitli kinamalar ve övgüler sonucu profili çizilerek ve kalin çizgilerle benzerlerinden ayrilarak bugün de genç kizlarimizin basarili evliligin 10 altin kurali kitabindan sonra yegane mirasi özelligi kazanmistir.
  • hala sakladigim ve küçükken içindeki resimlere hayranlikla baktigim hikaye kitabinin bendeki baskisinda, sevgilileri birlestiren bu bezelye tanesinin hala sarayda saklandigi ve bugün bile gidip görebilecegimiz yazar.
  • bezelyesi bir tarafa, soz konusu prenses, bamya sahibi prenslere analik eden kraliceler icin bulunmaz gelin adayidir. "bezelyeden rahatsiz olan, bamyayla neler olur..." mantigi da denebilir. olayin asli budur yani canlar. azla yetinmek her ne kadar prensesligin tabiatina yara$ir bir davrani$ bicimi degilse de, minimalist prenses avi i$te, evet.
  • şilte altına bir şey sıkıştırmanın feng shuiye göre süper kötü bir işlem olduğunu anlatan masal masal matitastır.