şükela:  tümü | bugün
  • alış veya maliyet üzerinden %200 kar yaparak satış yapan kazıkçı firmalardır.

    (bkz: metro turizm)
    (bkz: ülker)
    (bkz: dominos pizza)
    (bkz: lc waikiki)
    (bkz: de facto)
    (bkz: mcdonald's)
    (bkz: türk hava yolları)
    (bkz: mado)

    bir de üç kuruşluk şeyleri pahalı satarak zengin kazıklayan firmalar var ki onların bu kadar havada olmasını sağlayan yine başka bir kazıkçı olan türk hava yolları olsa gerek..
    uzak doğudan aldığı üç kuruşluk şeyleri yüksek fiyatlara satarak piyasadan yüksek görünmeye çalışan firmalardır.

    (bkz: beymen)
    (bkz: zara)
    (bkz: mango)
    (bkz: bershka)
    (bkz: ikea)
  • ilk iş yerimde (hizmet sektörü), kurumsal bir müşterimize bir hizmet karşılığı 10 bin dolar civarı bir teklif yapmıştık. müşterimiz indirim istediğinde ise, 9750 dolara mı ne indirmiştik. teklifleri ben gönderiyorum bu arada. indirimli teklifi de utana sıkıla gönderdim. "bu ne lan, küfür eder gibi 250 dolar indirim mi olur amk" diyecek adamlar şimdi falan diye geri döneceklerini düşünmüştüm. tam aksine, adamlar indirimli teklifi hemen kabul ettiler.

    bu olaydan sonra, benzer bir kaç teklif muhabbeti daha oldu. kimi kabul etti, kimi bizden almadı. ben de bunun üzerine patrona bu konu ile ilgili, hizmet maliyetinin neredeyse 4-5 katına teklifler verdiğimizi, bu fiyatı biraz daha düşürürsek daha fazla satıp daha çok gelir elde edebileceğimiz gibi dahiyane bir fikirle gittim. beklentim de, patronumun "aferin lan, ben bunu hiç düşünenemiştim, seni müdür yapıyorum, maaşına da 5 katı zam yapıyorum" falan gibi bir tepkiyle karşılaşmaktı.

    gelin görün ki, kendisi bana aynen şunları söyledi:

    - bak highborn, bir kere bu şekilde düşündüğün için şu anda bir işçi olarak çalıştığını bil. dediğin şeye gelecek olursak, evet ben bu hizmeti 3 bin dolara da satsam kar edebilirim. ama şunu bil ki, ben buna 3 bin dolar dersem, işte o zaman seni indirim istemek için dahi aramazlar. gider 10 bin dolarlık olanını bulup, ondan alırlar.

    piyasada ilginç bir denge var. bazı ürünlerde fiyat gerçekten önemli bir kriter olabiliyor, ancak bir çok üründe, özellikle kurumsal firmalar için, fiyat çok daha geri planda kalıyor. "bunun maliyeti ne ki mk?" gibi hesaplar bir kenara bırakılıp, güven, prestij gibi soyut kavramlar fiyatlandırılmaya başlanıyor.

    sonuç olarak, benim eski patron hala patron ve paranın amına koymaya, hem de dolar bazında devam ediyor. ben de hala işçiyim ve apple'ın 100 dolara maledip, 800 dolara millete itelediği telefonları alabilmek için 24 ayımı ipotek etmek durumunda kalıyorum.

    ama iphone çok stabil, orası ayrı konu.