şükela:  tümü | bugün
  • iki laf konuşulamayan, piç insan modelleridir.

    gereksiz duyar nedir? gereksiz duyar, ideolojisi ne olursa olsun, ortada olan konuyu toplumun çoğunluğunun savunduğu ve destekleyeceği biçimde savunmaktır.

    bilirsiniz ki o insan o düşünceye kıyısından köşesinden yakın değildir, ama bir bakmışsın karısına küfür eden adam kadın hakları savunucusu olmuş veya elinde iphone olan adam amerika'ya sallıyor da düzen de.

    her hareketi buram buram şov kokan bu insanlar, nerede duyar kassam diye zaman kollayan embesillerdir.

    her yerdedirler; iş yerinde, üniversitede, dolmuşta, tribünde, sinemada.

    fark edildiği üzere, şov yaptıkları yerler genelde public yerlerdir.

    neden mi? heheeh.

    yanındakini yüksek sesle ezip eleştirebileceği en güzel yerler sosyal alanlardır. nedense kalabalık ortamlarda bu şovmenlerin yüksek sesle ve tartışmacı bir tavırla konuşası gelir.

    ben böyleyim ama sen pek öyle değilsin.

    konuştuğunuz bir lafı öyle bir yere çekerler ki bir bakmışsınız eleman kendini pazarlıyor.

    bu karacahillerden uzak durun.
  • veganizm başlığında sıkça karşılaşılabilecek insan modelidir.
  • uzun gözlemlerim sonucu vardığım kanı şu ki; boş duyar kasanların çoğu düşünmüyor. evet, bildiğin düşünmüyor. irdeleme ve bağımsız bir karara varma yeteneği diye bir şey yok bunlarda. bakın karar doğru olur, yanlış olur sorun o değil, en azından bu aşamada. ama bir düşün...

    herhangi bir olayı duyuyor. sonra olaya karşı insanların tavırlarına bakıyor ve o tavırlardan birini seçip onu savunuyor. genelde çoğunluğun tavrını seçtiğini söylememe gerek bile yok.

    operatörlerin, bankaların vs. müşteri hizmetleri ile sert konuşan insanlar konusu mesela.
    neymiş, o da işçiymiş, o da asgari ücretle çalışıyormuş da bilmem neymiş... ya çalışsın çok iyi, çok güzel de iletişim diye bir şey var değil mi? bu kurum ile bir şekilde iletişime geçilecek. gidip atm'ye mi anlatsın insanlar derdini? illa ki bir insanla konuşulacak ve bu kişi illa ki belirli bir ücret ile çalışan birisi olacak. her şekilde bir çalışan ile görüşeceğiz yani. ne yapsın insanlar. gidip bankanın duvarlarına mı anlatsınlar dertlerini yoksa reklam panolarına mı? meselenin iletişim olduğu yerde insandan başka nasıl bir iletişim aracı bekleniyor?
    kaldı ki müşteri temsilcilerinin görevi bu zaten. bahsi geçen tiplerin anlayamadığı gibi; müşteriler ile kurum arasında köprü görevi görmek; sorunları/istekleri dinleyip yardımcı olmak. emin olun onlar kendi iş tanımlarını biliyorlar ve kişisel algılamıyorlar meseleleri. bilmeyen sadece bu boş duyarcı tayfa.

    örneğin; adam telefonda 40 dakika bekletilmiş. kırk dakika... ne yapacak, tabi ki bunun hesabını müşteri temsilcisine soracak. onun işi bunu cevaplamak.

    hesabından bir kere çekilmesi gereken miktar iki kere çekilmiş. ne yapsın simkarta mı sorsun. tabi ki bu görev için orada olan temsilciye soracak. ikinci kez yapılan işlemi iptal edemiyoruz politikamızda bu yok denilince de insan sinirlenebilir bu da gayet normal.

    bunların dışında, müşteri temsilcisine ana avrat sövenleri vs. zaten ayrı tutuyorum. o onların hayvanlığı ve yaptıkları zaten yanlış. ama insan yeri gelir sinirlenebilir, bağırabilir. karşıdaki müşteri temsilcisinin şahsına dönmedikçe bir abes yoktur. bu gerginlik, sinirlilik günlük hayatta ve günlük ilişkilerimizde gayet de olabilen şeyler.
    yoksa siz hiç gerginlik yaşamadan mı yaşayıp gidiyorsunuz? hiç sinirlenmeden? hele ki bankalar bilmem neler insanları böyle sömürürken.

    bırakın boş işleri. boş duyarları.
  • özellikle hayvan hakları hakkında duyar kasmak isteyen tiplerin düştüğü gereksizlik modeli. geçenlerde twitterda gördüğüm saçmalama : bodrumda 35 derece sıcaklıkta deveye bir torba ceviz yüklemişler yere batsın adetiniz! şeklindeydi.
  • sazan familyasıyla akraba veya onun alt türüdür. varoluş amaçları trolleri beslemek olduğundan populasyonu troll başlıkları altında daha yoğundur. trollerle bir çeşit komensal/mutual kollektivite içerisinde oldukları da pekala söylenebilir. zira birbirlerinden beslenirler. girdikleri entryler en az troller kadar irrite edici olup maruz kalındığında bünyede stres, tansiyon yükselmesi, göz seğirmesi vb akut komplikasyonlara neden olurlar. çözümü basit olup troller üzerinde çok etkili olan engel butonlarıdır.
  • çoğu "linç edilmeyeyim de" düşüncesiyle sürünün tepkisinden çekinerek aynı kelimeleri kullanırlar. bu türler; kolpa başlık açılmasını bekleyip, hemen 2. ya da 3. entryde görülürler. paket bkz.leri ve ekşi jargonu dışına çıkmadan yazılmış olan paket entrylerini bırakıp 3-5 fav aldıktan sonra; mutsuz, sevgisiz ve ezik yaşamlarına geri dönerler. eğlenen insanlara tahammül edemezler.