şükela:  tümü | bugün
  • bazen ansızın insanın çok önceden yaşadığı ve detaylı bir biçimde hatırladığını farkettiğinde şaşırdığı anlık yaşanmışlıklardır. kendi kendinize bunun nesi bu kadar detaylı aklımda kalmış diye sorabilirsiniz. genellikle de zorlanınca neden hatırlandığı bir mantık temeline oturtulabilir.

    -seyircilerimiz için bir örnekle açıklar mısınız?
    -elbette!

    sene 2001, bilemedin 2002. büyükçe bir marketin kasası. şişman hatta karı-koca obez ayarında bir çift aldıklarını poşetlere doldururlarken sıradaki adam da onları kesiyor. alınanlar arasında yağlısından pastırma, tereyağ, kızarmış piliç, tatlılar ve bilimum kalori depoları çoğunlukta. çiftimiz ödeme yapıp kasadan ayrılınca sıradaki adam kasiyere dönüp yorumunu patlatıyor;
    -ne hale gelmişler hala nasıl besleniyorlar!
  • olmadık zamanda insanın zihninde saniyesi saniyesine canlanan hatıralardır. bi anlamı yoktur. geçmişe ait bir parçanızdır işte.

    99 depremi yazı. eski evdeyiz. bahçede çadırlarımız var. kablolarla uzatılmış aydınlatmalar. bikaç yıl önce salıncağından düşüp belimi sakatladığım elma ağacının altındayız. insanlar içeride koyu bi çay sohbetindeler. kimbilir kim nerden gelmiş geçmiş olsun ziyaretine. negro var. bisküvi. iskemleleri çekip beraber çay içip negro yiyoruz. mutluyum. sanki iyiki deprem olmuş diyeceğim.

    ***
    yurtdışındayız, türk okulundan sınıf arkadaşlarımla kızlar gecesi düzenliyoruz. o hafta bizim evdeyiz. neden o kadar kız biaraya toplanıp amerikan güreşi (bkz: smack down) turnuvası yapıyoruz? çok orijinal çocukluk arkadaşlarım var. şu an hepimiz dünyanın başka bi ucundayız.

    ***
    ananem bizde, mutfaktayız, hep nasihatvari konuşuyor, elimde bi leğen var, içinde su, un, tuz. acayip güzel yoğuruyorum. dokuz yaşım. neden herkes hamur yoğuruşumu övüyor? aptal kız, en zahmetli işleri azıcık gazla bitirdiğin için.

    ***
    gözlerimin içine güle güle yanıma doğru yürüyor, gizlibahçenin o tahta antikalarla dolu aynalı giriş tünelinden. ömrümde böyle göz görmemişim. aklım başımdan gidiyor. arkama dönüp kontrol ediyorum acaba arkamda tanıdığı biri var da ona mı bakıyor diye. hayır yok. elim ayağım boşanıyor, hayır bana böyle güzel bakıyor olamaz. ilerliyorum içeriye doğru ama zihnim diyor ki bırak çantan neyin varsa bırak gerisin geriye kaç hemen ordan. tünelin ucu bombok biyere çıkıyor hemen kaç. direniyorum. aramızda bikaç santim ya var ya yok. "hoşgeldin" diyor. evet başkasına değil, bana diyor. ruhum buharlaşıp nem olup atmosfere karışıyor. hikayenin geri kalanı acı. yaşanan en güzel aşk, hiç başlamamış olan aşk.

    ***
    toprak. çamur. ölüm. sevinç. gözyaşı. hiç gözümün önünden gitmeyecek hastane odaları. dezenfektan kokusu. karanlık. ilaç saati. karanlık. hareketsiz maviş gözlerinin etrafındaki minicik gözyaşları. ölüm.
  • haptan mı neden bilmiyorum. gözümü her kapayıp açtığımda geçmişimin farklı bi parçasında buluyorum kendimi. bu hapla yaşamaya nasıl devam edeceğim ben.

    ***
    kar yağıyor, üsküdar'da yürüyoruz. kar topu savaşı var. meydanda gülüşenler yerlerde yuvarlananlar sevgilisine jest yapanlar. turuncu ışık hüzmeleri. kara yansıyan gölgeler. yüzler. siyah eldivenler. deniz simsiyah boşluk gibi. başım dönüyor. mihrimah camiinin taş duvarlarına yaslanıyorum. yaşamak çok güzel lan.

    ***