şükela:  tümü | bugün
  • eskiden bu tür yaklaşımlar bana ırkçı ve ayrımcı geliyordu ama sanırım sonuç odaklı bakıldığında yüzümüze vurulan bir gerçek var: müslümanların yoğun yaşadığı memleketler ilerleyemiyor. işin kötüsü laikleşemiyorlar da. bunda islam'ın bir "teslimiyet" dini olmasının bir payı olabilir belki.

    tıpkı düşük okuma yazma oranı, yüksek bebek ölümü gibi islam da bir geri kalmışlık ölçüsü olarak ele alınabilir.
  • doğru bir ölçek. geri kalmışlık ile islam arasında ters orantı vardır.

    araplar:

    cahiliye - 6. yüzyıl - birbirleriyle sataşan küçük arap kabileleri.
    saf islam - 7. - 10. yüzyıl - islam devleti olarak birleşmiş araplar.
    saf islam - orta çağ - medeniyetin beşiğinin bağdat ve arap illeri olması.
    yoz islam - 20. yüzyıl - arabistanlı lawrence eşliğinde ulus devlet olma hayalleriyle osmanlı'ya isyan.
    yok islam - 21. yüzyıl - bir yanda dolarla ihya olan abd kuklası zengin arap devletleri, diğer yanda açlıktan ölmeye bırakılmış yemen, işgal altındaki filistin, paramparça ırak ve suriye...

    türkler:

    islam öncesi - asya steplerinde göçebe bir millet, güçlü bir medeniyet
    kavimler göçü - islam dışındaki bir dini seçen türklerin çoğunun asimile olması (macar, bulgar vs.), islamlaşan türklerin benliğini daha iyi koruması.
    güçlü islam - orta çağ - selçuklu, osmanlı devletleri, daha güçlü bir medeniyet
    yoz islam - lale devri - padişahların zevki sefaya daldığı dönem, halk fakirleşiyor, devlet yıkılıyor...
    laik islam - iyisiyle kötüsüyle bugüne kadarki türkiye
    yok islam - güya "muhafazakar" iktidarla birlikte götürülmek istendiğimiz yer, dinin araç olarak kullanılması, alttan birilerinin parsayı götürmesi

    sonuç olarak milletler islam'a ne kadar sarılmışsa o kadar büyüyüp gelişmişler. dinin yöneticilerin kuklası olduğu dönemler ise en kötü dönemlerimiz olmuş.

    yaşayışları dinimiz gibi dinleri yaşayışımız gibi olan batı da gelişmiş bir dönem yaşamakta.

    yani, ilerlemenin ölçüsü islam olarak alınabilir.
  • insanların gözlerinin önündekini görememesinin ya da ne denli beyinlerinin yıkandığının da bir ölçüsüdür bu ölçü.

    örnek. "geri kalmışlık ile islam arasında ters orantı vardır." cümlesi, beyin yıkanmışlığın en korkunç göstergesidir.

    günümüze bir bakınız, dünyadaki bütün geri kalmış, ne kendine ne insanlığa hiçbir faydası dokunmayan ülkelerin çoğunluğu islamiyeti dini olarak kabul etmiş ülkeler.

    bundan öte gösterge mi var ulan?

    gelgelelim verilen "zaman çizelgesi"ne. objektif bir bakış açısıyla düzelteyim ben onu.

    cahiliye - 6. yüzyıl - birbirleriyle sataşan küçük arap kabileleri.
    saf islam - 7. - 10. yüzyıl - islam devleti olarak birbirlerini kılıçtan geçirip s.ke s.ke birleşen araplar.
    saf islam - orta çağ - islam'ın arap yarımadası'ndan çıkıp zengin anadolu ve mısır kültürleriyle kucaklaşması sayesinde medeniyetin beşiği olan bağdat ve arap illeri

    burada yazar net bir şekilde 1400'lü yıllardan 1900'lü yıllara atlar. nedenini ya görmez, ya görmek istemez. ben doldurayım atladığı yeri:

    yoz islam - 1200'lü yıllardan sonra halifeler, mısır ve anadolu sayesinde müslümanlar'ın kazandığı helenistik kültürü kafirlik ilan etmeye başlar, aşariler bu kişileri gerçek islam'a yöneltir ve islam'ın işe yarayan (ve kendisine ait olmayan) tek özelliğini de yok ederler.

    gerisi çok umurumda değil, zaten en başta belirttim şu anda "islam" ne durumda.

    türkler:

    islam öncesi - asya steplerinde göçebe bir "millet", kültür devi çin'e vur-kaç akınlar yaparak hayatta kalabilen bir barbar kavmi
    kavimler göçü - türklerin çoğunun asimile olması, islamlaşan türklerin çoğunun kılıç ucunda islam'ı kabul etmesi.

    gerisi çok umurumda değil, zaten en başta belirttim şu anda "türkler" ne durumda.

    yurdum insanı daha geçmişini doğru bilmezken, günümüz sosyo-politik dinamiklerini nasıl ölçsün biçsin? elinde tüfek olan maymun gibi, maşallah. namlusunu götüne de sokabilir, çevirip beni de vurabilir.