şükela:  tümü | bugün
  • voltaire'in "fikirlerinize katılmıyorum ama fikirlerinizi ifade edebilmeniz için canımı bile veririm" sozunu gotunden anlayan cakma voltairelerin gunumuze kalan gelen ve hala devam eden durumu.

    karsinda seni yok etmek isteyen, sana pislik gibi bakan, sana yasama hakki tanimayan ve mevzi kazandikca daha saldirganlasan bir olusum var. hayatin butun alanlarini din ile tanzim etmeye calisiyor. bunun icin her gecen gun yeni bir seyler icat ediyor. bizim cakma liboslar buna karsi cikacaklarina dusunce ozgurlugu elbisesi giydirmeye calisiyorlar. neyse ki artik yiyenler azaldi.

    nuray mert mesela... evrim teorisinin mufredattan cikarilmasini savunur, muftulere nikah yetkisi verilmesini savunur..

    bu gibi tipler on sene once de "vesayet, ordu, kemalist rejim bikbik" diye fetö'nun kumpaslarini destekliyorlardi.

    bu arada baslik feto kumpasi sonucu intihar eden yarbay ali tatar'in intihar mektubudaki bir cumleden uyarlanmistir:

    (bkz: hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı gösterilmez)
  • "bazen doğru şeyi yapmanın doğru bir yolu kalmaz." gibi bir aforizmayla, yanlış olduğunu savunacağım davranış. bir eşik vardır bu saygı işinde ve mesela bu ülkede o sınır çiğneneli yıllar oldu. "biz böyle yaparsak onlardan ne farkımız kalır" gibi klişeler klişesi çıkarımlar da yine bu büyük hatayı besleyen fikirlerdendir.
  • gericilik 2+2=4 kesinliğinde bir şey olmadığı için neden bahsedildiğini tam anlayamadığım durum.

    bence komünizm gericiliktir mesela, ülkedeki bütün partileri kapatıp tek parti diktatörlüğü kurmak isteyen, komünist olmayan herkesi halk düşmanı, işbirlikçi, sınıf düşmanı gibi sıfatlarla öldürmek, sürgüne göndermek, hapsetmek gibi zehirleri fikirleri savunanları gerici buluyorum, bu durumda ülkedeki komünist partiler kapatılsın, komünistler siyaset yapmasın mı demeliyim?
  • demokrasi, bunun gibi zırvalıkla saygı duymayı gerektirmez. olsa olsa fikir diye beyan edilen bu zırvalara katlanmayı bize mecbur kılabilir.

    ancak sen demokratik hakkımı kullanıyorum diyerek demokrasiyi ortadan kaldırmaya yönelik fikirlerini eyleme dönüştürmeye çalışırsan, bu dünyanın en ileri demokrasisinde dahi suçtur.

    mesele fikir ve eylem ayrımıdır.
  • ne kadar geri gericilik oluyor?
  • amk sik kırıkları gelmiş laf çeviriyorlar. kime göreymiş, ne kadarmış, şöyleymiş, böyleymiş. ulan liboşluk yapıp bana göre böyle bir sıkıntı yok dersin de anlarım. kendiniz mi aptalsınız, milleti mi aptal yerine koyuyorsunuz onu bilelim? gericilik deyince aklına komünizm geliyormuş, bak bak hele.
    ha kime göre, neye göre, ne kadar gerici diyen andaval varsa google'a yobaz yazıp görsellere tıklıyosun, o zaman anlarsın.
  • katlandigim durum.
    çünkü john stuart mill'e hak veriyorum.
    "being exposed to false ideas benefits you, it requires you to exercise your rationality."
  • düşüncelerde kalıyorsa saygı duyulur tabi, ama eyleme dönüştürüp benim kişisel hak ve özgürlüklerimin içine edilmeye başlandıysa başlarım sizin düşünce özgürlüğünüze.
  • düşünce/ifade özgürlüğünü savunup düşünce/ifade özgürlüğüne karşıyım diyenin görüşlerini sansürlemek, yasaklamak bu doğru bir tavırdır diyeni de, karşı çıkanı da tutarsızlıkla suçlayabileceğimiz acayip bir sorunsal..

    1- "gerici" fikirlerin yasaklanması doğru diyene hani düşünce özgürdü diye sorabiliriz, düşünce özgürlüğüne karşı çıkan da esasen kendi tanımladığı sınırlar içinde özgürlüğü savunurum der zaten, diyebiliriz. yani komünizm içinde de rejimin bekası için, devamı için, özgürce fikir üret hatta eleştir, yeter ki anti komünist (gerici) propaganda yapma denir. iran veya suudi veya kuzey kore rejimine de sorsan biz de özgür düşünceyi savunuyoruz diyeceklerdir.. "ama islamı, eleştiremezsin" , "ama rejimin yüce liderine laf ettirmeyiz" le devam eder tabi bu özgürlük tanımı.. seninki de aynı diyebilirler yani. bu işin bir yanı..

    2- diğer yandan, "düşünce özgürlüğü senin dediğin şekilde benim kitabımda yazmaz", "gücü elime geçirirsem sizi yasaklayacağım" diyen adama da, "tabi bu da senin özgürlüğün, fikrini ifade et, serbest seçimler yoluyla, çoğunluk oyu ile iktidara gel, sonra bunları yasakla, en doğal hakkın bu" demekte de bir paradoks var.. adeta bir intihar..

    bu arada, birinci tavrı almanın içinde bir haksızlık veya tutarsızlık varsa da bu "yasaklayıcı ilericilerle"
    benim gibi daha liberal ilericiler arasındaki bir tartışma olabilir, kendisi açık şekilde düşünce özgürlüğüne karşı bir adamın birinci tavırdaki adama ithamda bulunması sadece yavşaklıktır, yani mesela, kendi islami rejiminde kadınların sokakta başı açık dolaşmasını yasaklayacağım diyen bir adamın türban yasağı dolayısıyla kemalizmi eleştirmesi değil, tebrik ederim, biz de gücü ele geçirdiğimizde aynısını tersten yapacaktık, kendi çerçevenizde gayet ilkeli ve samimisiniz demesi gerekirdi. aynısını kendi düşüncesini yasaklayan adama da söylemek zorunda, değil haksızlıkla itham etmek..