şükela:  tümü | bugün
  • kemal sunal'in bir dubloru ve mafya babasini canlandirdigi 1980 yapimi komik bir film. onceden uyarilmasina ragmen bir sahne cekiminde aktris yerine produktorun karisini hunharca tokatlamasi, ve bunu yaparken yuzunde beliren ifade beni kopartmistir.
  • her ne kadar filmin adi olsa da, filmde "saban" ismi sadece bir kez gecer. o da en sonda.

    (seyfiyle osman studyoda karsilasir)

    osman- sen misin osman, ben miyim? biraz karistirdim da ihih.
    seyfi- oglum seni ilk goren osman degil saban zanneder..
    osman- sahi mi?
  • saban filmlerinin cogu gibi tv'de falan denk gelinirse kolay kolay baska kanala gecemeyeceginizin resmi olan bir film.. ama insan dusunuyor tabii.. neden astronot saban, quantum fizikcisi saban, fractional calculus ustadi saban, mimar saban degil de gerzek saban? (ulan dusununce de daha da dusunuyo insan, rahmetli belli bi ekol yaratti bu rollerin hakkini oyle bi verdi ki onbesyuzdortkirkbininci kez bile olsa seyredioz bunlari bikmadan.. hayir ciddi profesor edalariyla da canlanmio ki gozumun onunde..nur icinde yatsin ne diyim)
  • hem nevra serezli*'nin, hem de metin serezli*'nin seslendirme sanatcilari olarak karsimiza ciktigi cok komik kemal sunal filmi.
  • iyi ve kotu karakterlerin en ince ayrintisina kadar goz onunde bulunduruldugu film.

    soyle ki:

    film setinde gecen sahnelerde osman* ve yonetmen* disinda iki karakter daha carpar gozumuze: sarisin aktris esin eser ve filmin kumral jönü.

    daha filmin ilk sahnesinden itibaren jönün ne kadar kil bir kisilige sahip oldugu izleyicinin gozune sokulur. zira jön her seyden sikayet eder, osman sete gec kalinca "bay yonetmen, saatlerdir bir figurani bekliyoruz burda - ben bir iki kadeh atmaya gidiyorum. set hazir olunca beni nuri'nin yerinden alirsiniz" diye soylenir, patron ve karisi sete gelince de patronun karisina "hanimefendi, bugun ne kadar guzelsiniz" diyerek bir guzel yag cekmeye baslar, vs...

    ote yandan esin eser hanimefendi kisiligi ile dikkatimizi ceker. zira osman sete gec kaldiginda jön soylenirken, esin eser yonetmene* "uzulmeyin; bir sanatkar beklemesini de bilmeli" diyerek mutevazilik dersi verir.

    peki bu iki karaktere filmin ilerleyen dakikalarinda ne olur?

    esin eser, bir sahnede osman*'dan dayak yemesi gerekirken, osman*'in yanlislikla patronun karisini dovmesi sonucu dayak yemekten kurtulur. ustelik filmin sonunda osman* yine ayni hatayi yapacak ve esin eser, bir kez daha dayak yemekten kurtulacaktir (bkz: iyiler hep kazanir).

    ote yandan gicik jön, daha film bitmeden cezasini bulur. bir sahnede osman*i dovmesi gereken jön, sete osman yerine mafya babasi seyfi'nin gelmesi sonucunda seyfi'den feci bir dayak yer (bkz: kotuler hep kaybeder).

    boylece film herkes acisindan mutlu sona ermis olur.
  • osman*, seyfi* ile tanışır o gittikten sonra arkasından bombayı patlatır:seyfi abim biraz salak yüzlü ama iyi bi insan
  • seyfi abinin doğum günü 10 nisandır.

    (bkz: trivia)
  • bu filmdeki kılkuyruk, gıcık jönün kim olduğu ve başka bir filmde oynayıp oynamadığı bilinmemektedir.

    bu sanatçı almanya acı vatan filminin başındaki otobüs yolcularından birisi olarak görünür.

    not: artık ismi bilinmektedir. bu sanatçının adı mehmet pala imiş.

    http://www.sinematurk.com/…si/149501-mehmet-pala-2/
  • filmdeki hemen her sahne,her diyalog ayrı bir alem ayrı bir efsanedir.

    gerçek soygunu film zanneden figüran osman(elinde kırmızı boya atan su tabancasıyla) - bi hareket daha yaparsan seni hamam kurnası gibi delerim.
    soyguncu - del de görelim.
    osman - deliyim de gör!

    düzeltme: filmi uzun bir zaman sonra tekrar seyretme fırsatı bulunca gördüm ki aslında yukarıdaki dialog filmin başında kılkuyruk jönle figüran osman arasında gerçekleşmiş.hemen bu diyalogun akabinde yönetmen tarafından setten kovulan osman bu sefer gerçek banka soygununa rastlar ama onu da film çekimi zanneder ve hamam kurnası repliğini tekrarlar.