şükela:  tümü | bugün
  • kim ki-duk'un son filmi, filmekimi 2016 programında yer alıyor.

    kuzey koreli bir balıkçının kayığıyla denize açıldıktan sonra ağının motora takılıp güney kore sularına sürüklenmesi ve güney kore polisi tarafından sorgulanması ile olaylar gelişiyor.

    film politik konusu ve afişte kullanılan deniz üzerindeki enfes görüntülerle başlangıçta umut verse de, tekrara kaçan sahneler ve güney-kuzey ayrılığının temellerinin irdelenmeyip yüzeysel bir şekilde ele alınması ile vasatı aşamıyor kanımca. güney'in kapitalizmin bütün çelişkilerine rağmen kuzey'den çok daha makul bir yer olduğu filmin temel mesajlarından biri.

    --- spoiler ---

    amerikan dolarının boka bulandığı sahne iyiydi. ardından boklu dolara kuzey koreli görevliler tarafından el konması ile kuzey'de sahte bir adanmışlığın olduğu, paranın gücünün onları da teslim aldığını anlatmış ki-duk.

    --- spoiler ---
  • sinemada izlediğim için mutluluk duyduğum film. (bkz: filmekimi 2016)

    yalnız herkesin seyirci olarak çıkarımı farklı da olsa, sahnelerin tekrara düşmesinin bir olmamışlık değil aksine bilerek yapılmış bir anlatım şekli olduğunu belirtmek isterim. kuzey kore-güney kore olayı da değildi mesela konu. daha temel kavramlar üzerineydi. bunu başarmak, böyle bir anlatım, yapılması çok güç bir şey. yönetmene çok büyük saygı duymakla beraber, çok sevdiğim bir film olmuştur. imkanı olan sinemada kaçırmasın.
  • kuzey ve güney kore arasında kalan garip bir balıkçının acıklı öyküsü.
    iki farklı yönetim sistemi ve bunlarla başa çıkamayan balıkçı, ana hikaye akışında çok derin mesajlar veriyor.
    paranın satın alamadığı şeyleri, iyiliği, aileyi, devletlerin pratik hayatta karşılığı olamayan uygulamalarını, filler tepişirken çimenlerin ezildiğini... anlayana anlatıyor kim ki-duk
  • enfes bir kim ki duk filmi, uzun zamandir ustanin bir filmini izlememistim iyi oldu. kuzey nedir guney nedir peki insan nedir diye sorular soran, izleyiciyle bir olup alip gitiren cok iyi islenmis bir film.
  • 114 dakikalık, 2016 yapımı film.

    8 / 10.

    kim ki-duk yönetimindeki yapım -şimdilik- az bilinen fakat görülmesi gereken, etkileyici, modern bir siyasi drama. hem oyunculuklar, hem de mesaja boğulmamış genel senaryosu güzel. gündemden düşmeyen "kore" kaosu yine ısınmaya başlamışken tavsiye olunur.

    her eve imdb
  • --- spoiler ---
    filler sikişir çimenler ezilir sözünü anlatan en iyi filmlerden. adam sadece karısına, kızına dönmek ve onlara bakmak istiyordu. koreyi böldüler. iki tarafı birbirine düşman ilan ettiler.

    --- spoiler ---
  • kuzey kore ve güney kore arasında kalmış zavallı bir balıkçıya yaşatılan acıların çok güzel mesajlarla anlatıldığı, günümüzü anlatan filmler arasında gerçekliğine en çok inanacağım bir filmdir.
    insan bu filmi izleyip nasıl kuzey kore ve güney kore arasından birini makul gösterme çabasında olan bir film diye basitleştirir anlamak güç. esasında filmin anlattığı insanın bilinçsiz olarak dünyaya ülkesinin politik ideolojik gözlük engeliyle bakıyor oluşu gerçeğini ortaya koymaktır. kesinlikle film iyi anlaşıldığında ne kuzey ne de güney koreden herhangi biri hakkında olumlu algı oluşturduğu söylenemez.

    aslında sürekli duyduğumuz kuzey koreyi ve barındırdığı sırları hep merak etmişimdir. özellikle kuzey koreyi de içeren bu film ne kuzey ne de güney korenin makullüğünü ispat çabasında değildir. aksine iki ülkeninde birbirine benzemeyen şekilleriyle, fakat çok benzer muhtevalarını anlatmaktadır. bu konuda yanılgıya düşülmesin yönetmenin güzey koreli oluşu yanıltmasın.
    kuzey kore güney kore arasındaki çatışmayı yansıtmak ve gerçekleri gözler önüne sermek için örnek verilebilir ve tavsiye edilebilir bir film.
    filmde ülkemizden bir çok şeyi de bulabileceğiniz izlerken insanın içini acıtan ve hakikaten böyle olabiliyor mu diye kendi kendine soranlara tavsiyem; etrafınıza bakın.
    filmdeki ana karakterden daha ileri boyutlarda insanların koyunlaştığı bilim insanlarının yürüttüğü sosyal deneylerle kanıtlanmıştır. bir çok örneği mevcut hatta hayatlarımızda canlı örnekleri mevcut.
    ayrıca bu filmde ideolojinin insanı yok ettiği gibi bi izlenim edinmek mümkün mü? olabilir bence. doğduğu ve yaşadığı ülkenin ideolojisine saplanmış birinin acı çırpınışlarını ve yine o ideoloji tarafından katledilişini izliyoruz bu filmde. çok çok derin düşüncelere dalmadan bu çıkarımı yapmak mümkün diye düşünüyorum.
    hollywood yorumcularına göre filim festival anlamında değil ama local anlamda bi ün kazanabileceği görüşünde ama ben katılmıyorum. bu görüşlerini de yönetmen kim in daha önce filmlerinde modernist ve extremist bi görüntü çizmiş ve bu filmde ondan uzak olmasına dayandırmaktalar.
  • --- spoiler ---

    filmin en etkileyici sahnesi, adam kuzey kore' ye döndükten sonra işkence görürken, üzerine asker üniforması giydirilip gülümsemeye zorlanıp haberler için fotoğraf çekilen sahneydi.adamın gözlerinden yaşlar akarken gülümseye çalışması filmin en acıtan sahnelerindendi.

    --- spoiler ---
  • kuzey kore adeta distopik bir ülke. filmlerde izlediğimiz karanlık düşüncelerin vücut bulmuş hali. tam anlamıyla totaliter bir rejim. bizim içinde bulunduğumuz otoriter rejimin bir level üstü. bu noktayı basit bir şekilde açıklamak gerekiyor.

    misal günümüzde türkiye'sinde (10.10.2017) muhalif bir duruş sergilemek riskli, muhalif olmanın sınırları var. bir adım ötesine geçemezsin. senden muhalifsen bile susman beklenir, en kötü bahsettiğim sınırlar içerisinde takılman gerekir. örnek vermek yersiz. hepiniz çaktınız köfteyi. tipik bir otoriter rejim içerisindeyiz. tıpkı diğer orta asya türki devletler veyahut filipinler ,rusya vb. gibi.

    bizim bir level üstümüz olan totaliter rejimlerde muhalefetten söz edilemez, susmaktan dahi söz edilemez. onaylama zorunluluğu vardır ve bunun yüksek sesle ve coşkuyla yapılması beklenir. filmde adamın geri dönüşte kayıkta kalkıp cıbıldak bir şekilde höykürmesi bu nedenle oldukça doğaldır. yani totaliteryanizm konuşma yasağı değil konuşma zorunluluğudur. bununla da bitmez; işid'in rakka'da tepeden tırnağa örtünmüş kadının kocasına verdiği nasihatte olduğu gibi ne giyeceğine, kuzey korede olduğu gibi saçını nasıl tarayacağına(15 çeşit var), hangi tür müzik dinlemen gerektiğine (kemalist arkadaşlara gelsin )karışır. kısaca her şey devletlülerin, oligarkların, partinin emrindedir.

    --- spoiler ---

    gelelim filme; ilk dikkatimi çeken güney kore'li görevlilerin kuzey kore'li sığınmacılara vatandaşlık vermek için gösterdiği ulvi çaba. kısa bir araştırma sonrası konunun doğru olduğunu, kuzey kore'ye geri dönmenin yasak olduğunu öğrendim.

    peki dil ısırarak intihar?dilde bir sürü damar var . kan kaybından ölmek mümkün, fakat ajanın bu kadar hızlı bir şekilde ölmesi (30 sn) bana mantıksız geldi. aynı taktiği yakuza üyelerinin yaptığına yönelik haberler mevcut.

    koruma polisinin yufka yürekliliği.bir ajanın bu kadar yufka yürekli olup emirlere itaat etmeme lüksü olduğunu düşünmüyorum. sayın yönetmenim olmamış,olmamış.
    --- spoiler ---