şükela:  tümü | bugün
  • gevheri:ünlü bir halk $airidir.hayatı epey karanlıkta kalmı$,bununla beraber çok tanınmı$ ve sevilmi$tir.asıl adı mustafa'dır.
    gelkoyunba$ına püskül takayım
    kuzunun uğruna dağlar yakayım
    kuzumun yerine kuzu yakayım
    gel koyun meleme,vazgel kuzundan..
  • ey ağalar zaman azdı
    düşmüşe il üşer oldu
    küllükte sürünen eşek
    cins atla yarışır oldu
  • kirimli oldugu rivayet edilen sair. asik tarzi siileri ile un yapmistir.
  • (ara: cevheri)
  • xvii. yuzyilin ikinci yarisi ile xviii. yuzyil baslarinda siirleri dort bir yana yayilan gevheri’nin yasami uzerine pek az bilgi vardir. asil adinin mehmet oldugu sanilan ozanin, xvii. yuzyilin ortalarinda dogdugu tahmin edilebilir. dogum yerine dair yine kesin bilgi olmamakla birlikte kirimli oldugu soylenir.

    soylenildigine gore; gevheri, bir ara sair mehmet bahri pasa’nin divan katipligini yapmistir (1700’li yillarin sonlari). siirlerinden anlasildigi kadariyla da anadolu, suriye, arabistan ile rumeli sinir boylarini (buyuk olasilikla mehmet bahri pasa’nin yaninda) gezmistir. kirim hani selim giray’in istanbul’a gelmesinde (1689) yapilan karsilama toreni uzerine yazilmis bir destani ile egri kalesi (macaristan) alay beyi mehmet aga’nin savasta oldurulmesi uzerine soylnemis bir agidi vardir.

    iyi bir ogrenim gordugu anlasilan gevheri, cagdasi bircok ozan gibi divan sairlerine ozenmis, hece ile soyledigi siirlerde bile cok sayida yabanci kelime kullanmistir. kendisinden once yetismis ozanlardan (ozellikle kuloglu’ndan) etkilenmis olan gevheri, yalniz halk ozanlari arasinda degil, saray cevresinde de yankisi uzun sure dinmeyen bir ses birakmistir.
  • halk ozanı. gevheri'nin yaşamı da birtakım söylentilere, olabilirliklere dayandırılarak aydınlatılmak isteniyor. kırım hanı 1. selim giray'ın istanbul'a gelişinde yazdığı şiirdeki "saygılı tutum"undan onun kırımlı olduğu sonucuna varan incelemeciler var. önceleri asıl adının "mustafa" olduğu sanılırken, sonradan bir şiirindeki "bir kemter kulundur garip mehemmed" dizesinden adının "mustafa" değil. "mehmed" olduğu ileri sürülmüştür.
    gene bulunan şiirlerinin incelenmesinden varılan sonuçlara göre gevheri'nin uzun bir yaşamı olduğu anlaşılıyor. 1737 yılında yaşadığı, ancak çok yaşlı olduğu da ileri sürülen görüşler arasında. bu duruma göre, gevheri'nin 1737 yılından sonra öldüğü sonucu da çıkıyor.
    gevheri'nin gençlik çağlarında, 1700 yılında ölen ozan ve hattat bahri paşa'nın "divan katipliği"ni yaptıgı da biliniyor.
    gene elde edilen bilgilere göre, gevheri'nin iyi bir öğrenim gördüğü, hem aruzu, hem heceyi kullandığı saptanmaktadır. aşık ömer'le çağdaş olan gevheri'de de osmanlıca sözcükler, tamlamalar, "mazmun"lar görülmekte ise de, aşık ömer'e oranla daha yalın bir anlatımı, çok daha türkçe sözcük kullandığı, geleneksel halk şiirine daha bağlı olduğu da görülüyor.
    rumeli sınırlarından şam'a, arabistan'a dek birçok yerleri gezip dolaştığı, şiirlerinin verdiği sonuçlar arasında.
    gevheri'nin beliren, belirlenen önemi, aruz şiirlerinden çok hece ölçüsüyle, geleneksel halk şiiri doğrultusunda yaptığı çalışmalarda ortaya çıkıyor.
  • (bkz: #9867026)