şükela:  tümü | bugün
  • turgut uyarın en iyilerinden .. kötüsü var mı ki
    "halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta
    her şey naylondandı o kadar"
  • düş/ütopya-sert gerçeklik çelişkisini en iyi aktaran turgut uyar şiiri.
  • dua gibi bir şiirdir...
    insan ne zaman ki yorgun hissederse hayat mücadelesinde kendini, okumalıdır bu şiiri...
    ya da umutsuzluk yakaladığında olmadık bir yerinden ciğeri...
    ya da yanlız hissetse üç ev görmenin hayalini kurmalı meksika'da...
    ve güzeli, o eski dost özlendiğinde (bkz: mrblack), geçmiş zaman turguy uyar geceleri anısına, okunmalıdır... onun da ruhu hissetsin, uzanıp kendi yanaklarından öpsün diye...
  • geyikli bir gecenin hayali, eski dostların artık çirkinleşen suratlarında dahi parlar... geyikli gece tamir eder, hiç bir ses yoktur ki geyikli gece derken ve tek tek mısralar üzerinde gezinirken şiirin içinde akan bir ırmağa dönüşmesin. geyikli gece büyüdükçe yer eden bir ninnidir, hala danaları kovabilirmişcesine...
  • 'hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız
    örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk
    yahut bir adam bıcaklasak yahut sokaklara tükürsek
    ama en iyisi çeker giderdik
    gider geyikli gecede uyurduk...'
  • geyiksiz gece kadar çekilmez değildir. geyikli bir gecede uykunuz gelse bile uyuyamassınız. oysa geyiksiz bir gecede uykunuz gelmese bile yatağa girebilir, sıkılırsınız.
    (bkz: limitsiz muhabbet)
  • basucu siirlerden..
  • turgut uyar'ın başucu eseridir.

    "durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa
    başta ve sonda ayrı olduğumuzdandı"
  • dizelerinden alıntılar yapıp hakkında bişeyler yazmak istediğim ama nerdeyse her dizesini birebir alıntılamak isteyeceğimi farkettiğimden uzun uzun yazmaktan vazgeçtiğim; mutsuz anların, derin derin nefes aldırtıp, boşver dedirteni, umut ve kederli bir neşe vereni şiir.
  • turgut uyar'ın kendi yalnızlığını gizlemeyen şiiri. turgut uyar ve aslında ondan önce insan, yabancılaşmayı kırmaya yönelik hamlelerde bulunmak yerine; her ne kadar "korkmayın" diye telkinde bulunsa da korkar, geri çekilir, umutsuzluğa kapılır ve kendine yönelir; kendi yalnızlığına, acısına, hüznüne… uyar'ın şiirlerindeki yalnızlığın, sertelen yaraların, kavuran acıların ve üst boyuttaki umutsuzluğun kaynağı da tam da burada yatmaktadır; bir başka ifade ile insanı tanıdıkça ona uzak düşmesindedir. öyle ki insana olan bu mesafe kendisini, geyikli gece şiirinin en son dizesinde "uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum." diyerek dışa vurur. bu durumu salt geyikli gece şiiri ile sınırlamak da yanlıştır; çünkü uyar'ın tüm şiirlerinde bu kendi yanaklarını öpme halinden veya kaçışından bir parça da olsa bulunmaktadır.