şükela:  tümü | bugün
  • giriş kısmı toxicityle benzerlik gösteren parça. cenk buna kafa 1500 modunda bi klip çekse çok $ukela olur. olur olur..
  • gecenin bir vakti "acılar sarhoş olmuş akıl neylesin" ile vuran...
  • 2007 yazına damgasını korkma kalbimle vuran bengü'nün bu kez de 2008 yazında da şansını deneyeceği serdar ortaç parçası. nakaratı şu şekildedir:

    tıkadın bütün yollarımı
    sana verdiğim yıllarımı
    biriken tüm imkanlarını alıp, çek git
    sana verdiğim son hediye
    beni bir daha görme diye
    gezegende ki son gemiye binip çek git

    ilk dinlemelerimde bende korkma kalbim gibi ses getirecek bir parça izlenimi yaratmadı ama herşeye rağmen erol köse promosyonu ve serdar ortaç etiketiyle bengü bu parçayla yine gündeme gelir.ayrıca geçen yılı iddiasız bir ara-remix albüm* ile geçiren serdar ortaç'ın yeni albümünü* çıkardığı bu yıl* sanırım iyi ve ticari başarı getirebilecek parçalarını kendine saklamış.(bkz: şeytan) (bkz: gram) (bkz: ayrı gitme) (bkz: düşman) (bkz: full ihtişam) (bkz: heyecan)
  • dımtıs dımtıs gençliği için bu yazın şarkısı olacağı iddia edilen bengü'nün yeni şarkısı...

    serdar ortaç'ın parçasıymış ama bunu bilmeseniz de dinlediğinizde kendiliğinizden farkediyorsunuz zaten,şarkı yırtıyor bi tarafını beni serdar yazdı diye..

    sözleri de şöyle :

    bıktım bu yalnızlıklardan,
    sebepsiz haksızlıklardan,
    sorunlu ayrılıklardan..

    gereksiz çekip gitmekle,
    dert üstüne dert bindirmekle,
    kırılmış kalp hırsızlardan..

    ne inancım kaldı bu aşka,
    ne de sancım var,
    ne inatla kalbimi kırdın,
    ne kazancın var..

    yürek az çok kendine geldi gidecek yer var
    önümüzde koskoca bir yıl coşacak yer var..

    tıkadın bütün yollarımı, sana verdiğim yıllarımı,
    biriken tüm imkanlarımı alıp çek git..
    sana verdiğim son hediye, beni bir daha görme diye
    gezegendeki son gemiye binip çek git..

    tipik popüler kültür eller havaya şarkısı.. ben dinlemem böyle şeyleri kaliteme uymuyor diye çemkirecek değilim,iki dinleyişte dilime dolandı , sabah yatağı "gezegendeki son gemiye binip çek git" diye bağıra bağıra topluyordum vallahi. böyle de çelişirim kendimle muntazaman.

    bu arada copy paste değil alın teri derdim ama bunun bir boka yarayacağından emin değilim.
  • müthiş bir karşılık olarak değerlendirebilirim "gezegen"i, kim türkçede böyle bir kelime yaratmışsa kutlamak gerek. yunancada planetes asteres (http://farm4.static.flickr.com/…67_0039f6f9dc_o.jpg), latincede stellae errantes veya planetae, "gezegenler" manasındadır. "gezegen"den "gezen yıldız", "gezici" anlamlarını çıkarmalıyız; zira özellikle de latincedeki "stellae errantes" tabiri açıktır: stella, -ae: yıldız, errans, -ntis: gezici, gezen ("başı boş dolaşmak, gezmek" manalarındaki "erro,-are" fiilinin praesens participium'u, yani türkçedeki haliyle sıfat fiili) birleşince "gezen yıldız" oluyor.

    ptolemaios'un dünya merkezli evren anlayışı yerine güneş merkezli evren anlayışını getirerek bilim tarihi'nde bir kırılmaya yol açan copernicus'un, de revolutionibus orbium coelestium'unda (i.4) gezegenlerin isimlendirilmesine ve gökteki (tabi bize göre gök!) durumuna dair şöyle denir:

    "...sunt tamen in multiplici differentia: primum, quod non in eisdem polis, quibus primus ille motus obvolvuntur, per obliquitatem signiferi currentes. deinde, quod in suo ipso circuitu, non videntur aequaliter ferri, nam sol et luna, modo tardi, modo velociores cursu deprehenduntur. caeteras autem quinque errantes stellas, quandoque etiam repedare et hinc inde stationes facere cernimus. et cum sol suo semper et directo itinere proficiscatur, illi variis modis errant, modo in austrum, modo in septentrionem evagantes, unde planetae dicti sunt."

    "...birçok farklılık da söz konusudur: birincisi, bu devinimlere ait olan, günlük devinimin ekseni değil, onunla arasında belli bir eğim bulunan burçlar kuşağının eksenidir. ikincisi, akışlarında kimi zaman yavaş, kimi zaman da hızlı olarak gözlemlendikleri için, güneş ve ay’ın, yörüngelerinde tekdüze hareket ettikleri görülmez. diğer beş gezegenin ise kimi zaman geri gittiğini hatta bazen hareketsiz, öylece durduğunu bile görüyoruz. güneş her daim kendi yörüngesinde ilerlerken, gezegenler bazen kuzeye, bazen güneye saparak farklı yollarda gezinip dururlar; zaten bu yüzden adları da 'gezegenler'dir."
    (http://upload.wikimedia.org/…um_coelestium.djvu.jpg)

    thomas s. kuhn'un müthiş eseri "the copernican revolution, planetary astronomy in the development of western thought" 'taki açıklama ise şöyledir: "...bu terim (gezegen) copernicus'un yaşadığı çağın sonrasına kadar yıldızlar arasında yol alan ya da 'gezinen' gökcisimlerini, konumları göreli olarak sabit olan yıldızlardan ayırt etmek için kullanıldı." (kopernik devrimi, batı düşüncesinin gelişiminde gezegen astronomisi, imge kitabevi, 2007)
  • tipik bir "bütünü dinleyince sanki güzel gibi ama sözlere tek tek bakınca hiçbir anlamı olmayan serdar ortaç şarkısı" vakası.
  • klibine rastladim gecenlerde. türk pop müzik tarihinin ilk post apocalyptic klibi olabilir. "madem 'gezegendeki son gemiye binip cek git' diye söz yazilmi$ niye mad max tadinda bir $eyler cekmiyoruz" $eklinde dü$ünülmü$. bengü'nün üzerinde fazla bir kiyafet olmamasi da o cagda ya$anmasi olasi ko$ullari öngörüyor, belki de önceden uyariyor...
  • çok nefis bir reklam jingleına dönüşebilecek parça. nakarat kısmı özellikle kredi kartı reklamlarına cuk oturabilecek düzeyde. "artık puanlarınızla gemi turu da alabilirsiniz" tandanslı bir jinglea dönüşmesi an meselesi.

    "biriken tüm puanlarını alıp (tatile) çek git
    bu yaz bu gemiye (yolcu gemisi görüntüsü) binip çek git.." gibi sözleri olabilir..

    heheyt, reklam dehamı seveyim!*
  • önceki klibinde million dollar baby,lolita gibi filmlerden kolajlar sunarak karşımıza çıkan bengü'nün yeni denemesi. mad max ve rocket man'e göndermeler içeren bu şahaser klip maalesef şarkının muhteşem sözlerinin önüne çıkıyor. oysaki sözler de türklerin artık uzay çağına geçtiği, fabrikalarda uzay gemileri üretildiğinden artık uzay kısmını atıp sadece gemiye binerek gezegenden ayrılmasını öğütlüyor hanım kızımız. yok aşk gemisiyle ayrılmasını düşünüyorsa gezegenden o başka bir konu tabiki.
  • "sana verdiğim son hediye, beni bir daha görme diye
    gezegendeki son gemiye binip çek git..."

    sabah sabah beni dizelerdeki son hediyenin ne olduğunu bulmaya iten phsycodelic bengü koçaklaması. kelime kelime gidiyorum sonuç yok, bütüne hakim olmaya çalışıyorum imkansız. bengü'nün verdiği son hediye, gezegendeki son gemi olabilir mi? ama böyle olduğuna dair güçlü kanıt da yok. "sana verdiğim son hediye, beni bir daha görme diye" işte burada hediyenin niteliği ortaya çıkarılmalıydı ama bengü paralel evrenler kuramına selam çakarcasına, başka şeylerden bahsetmeye ve kafa karıştırmaya devam ediyor. pink floyd'u, radiohead'i anlayan ama mütevazı davranarak, dost meclislerinde: "hacı aslında kimse anlamıyor ama trip olsun diye dinliyorlar" diyerek omurgasız eklembacaklı gibi davranan ben, bengü'ye ve serdar ortaç mitolojisine akıl sır erdiremiyorum. nedir bengü bana verdiğin son hediye?