1. yüksek lisans ve doktora tezini aleviler üzerine yapan bir akademisyen arkadaşımın gezi olayları ile ilgili tespiti. kendisi gezi kalkışmalarının özellikle yavuz sultan selim köprüsü olayından sonra ortaya çıkmış olmasını, abd ile suriye konusunda yaşanan anlaşmazlık sonrasında emniyet istihbarattaki görevden almalara bir cevap olarak alevi kitlenin gezi olaylarının halk tabanı olarak manipule edildiklerini, fakat bir "alevi ayaklanması"nın destek toplayamayacağından dolayı, hak ve özgürlük mücadelesi olarak lanse edilmek durumunda kaldığını ifade etti. (ekleme: bir detay olarak ekleyelim: bu alevi ayaklanmasına zemin oluşturan durumu; türk ve kürtlerin sünni bir islamcılık üzerinden güç ittifakına gitmelerine *, ve haliyle sünni olmayan kitlenin de bu durumdan çok ciddi rahatsızlık ve endişe duymasına bağlıyor.)

    yine özet geçmek gerekirse; alevileri iki sınıfa ayırdığını, aslen alevi olmadığını söylediği tunceli ekolünün devlet tarafından alevi gelenekle birleştirilme çabalarının ters teptiğini, tunceli ekolünün aleviliğe kayması beklenirken, aksine türkmen kızılbaşlarının alevilikten koparak dersim ekolünün zerdüştlük-yezidilik karması dinine kaydığını ifade etti. bu manada iki alevi ekolünden bahsetmek gerekir ve tunceli ekolünün alevi olarak anılmasına rağmen, tarihsel köken olarak alevilikle, hz. ali ile ya da islam ile alakası yoktur, diye belirtti. tabii ki, dersim ekolüne kayan türkmen kızılbaşların da islam'dan ciddi kopuş sergilediğini, kendisini alevi olarak tanımlayanların büyük çoğunluğunun cem yapmayı dahi bilmediğini, cemevlerine bir kez dahi olsun gitmediğini ve hz. ali'yi tanımadığını ifade etti.

    oldukça ilgi çekici iddialar bunlar. ve ister istemez bir noktada hak vermek durumunda kaldım, son olaylarla da birleştirdiğimde.

    bugün aslen sünni islam yorumuna yakın olan türkmen kızılbaşların inkar politikalarından vazgeçilip sahiplenilmesi ve kendi tarikat/mezheplerini çok iyi öğrenmelerinin sağlanılması gerektiği yönündeki önerilerine de katılmamak elde değil. içeride bir barış ortamının hakim olması türkiye'deki her kesimin yararına olacak çünkü. birbirimizi yedikçe kukla olmaya devam etmek zorunda kalacağız yoksa.

    çok ciddi olarak ele alınması gerekiyor.

    not: kişisel görüşleri aktarmaya çalıştım. yazdıklarım bilgi değil, alıntıdan ibarettir. haliyle dezenformasyon içermemektedir.

    not2: kişinin kimliği bende saklı. zvnd faşizmiyle sindirme çalışmaları açıkça faşizmdir. türkiye'de alevilik çalışmış bir akademisyenin görüşlerini alıntılamamıza ve açıkça bunların bilgi olmadığını ifade etmemize rağmen zvnd olarak ispiyon yiyoruz. bu araç artık faşizmin simgesi haline gelmiştir ve kaldırılmalıdır. çünkü bu araçın kullanım çerçevesi çizilmemiştir ve muğlaktır. bana neyi yazıp neyi yazamayacağımı net olarak bildirmemektedir.

    not3: bahsedilince atladığım bir detayı da dile getireyim. eylemlerde ölen dört gencin de her nasıl oluyorsa alevi olması, bunlardan ikisinin cenazesinin cemevinden kalkması gibi örnekleri de dile getirmişti arkadaşım. ki günümüzde "kültürel alevilik" kavramını bilmeyenimiz yok sanırım. alevilerin büyük çoğunluğu ateist olup islam'la alay etmelerine rağmen, alevilik söz konusu olunca bu kimliği sahiplenmekte ve söz ettirmemekteler. bu bile kızılbaşlıktan kayma yaşandığını göstermiyorsa ne gösterebilir?

    not4: işine gelmeyen ifade sahibinin kimliğine saldırmaya başlamış. kendisi alanında türkiye'nin en iyi bölümünden ve üniversitesinden yl ve doktora ünvanlarını almış, her daim altı yedi üniversiteden teklif gelen, doktorasına ve hatta bilimsel nitelik taşımayan internet yazılarına bile batıda sürekli atıf yapılan, daha başka pek çok tezin de gönüllü danışmanlığını yapmış ünlü ve donanımlı birisidir. defalarca seçim tahminlerinin, siyasi tahminlerinin tıkır tıkır tuttuğu görülmüştür. o yüzden herkesi kendiniz gibi bilgisayar başında pinekliyor zannetmeyin, duyduğunuz her aykırı fikirde de çapınızın yetmeyeceği insanlara çamur atmaya kalkışmayın.

    not5: gg olarak ispiyonlayan şakacı arkadaş ortaya çıksın lütfen. daha önce de yazdım, fazla entri girmem. girdiğimde de avukat ve hukuk akademisyeni arkadaşlara mutlaka inceletirim. tahmin ettiğiniz gibi bu yazıda da hiçbir sıkıntı yok.
  2. türkiyedeki akademik seviyenin, rezilliğini, seviyesizliğini, yetersizliğini gösteren salakca saptama.

    sen her ile lise seviyesinde bile olmayan üniversite adı altında bina açarsan, içinde de lise öğretmenlerinin ayakçısı bile olamayacak adı akademisyen adamlar doluşur cemaatten. sonra da bunlar hormonlu bir şekide doçent, profesor yapılır. medyada millletin kafasını siker atar.

    o kadar uzun boylu araştırmaya gerek yok. taksim gezi parkında, 3. köprüye karşı imza toplayan bir çadır vardı. oradaki pek çoğun hiç bir farkı olmayan bir çadır. taksim geziye akan insan profiline bakacaksın.. meydanların profiline bakacaksın.

    orta sınıfın akp'ye tayyip'e yaşamıma dokunma, yaşma alanlarıma dokunamazsız, karışamazsın, dokundurtmam, karıştırtmam diye bağırdını, dağlara taşlara, camlara, yollara, kepenklere,duvarlara heryere bunu yazdığını göreceksin.

    hormonlu, cemaat kontenjanından kurmaca akademisyensen masa başında böyle saptamalar ile hayal alamlerinde takılırsın.
  3. alevilik hz. ali'yi sevmekse, ben de aleviyim diyememiş de lafı dolandırmış sünni bakışı.

    yüzyıllardır sünnilerin alevilğe bakışı, yaklaşımı ve asimile etme, kendine benzetme çabası ve yolları değişmedi. yukarıdaki iddia da, son sünni demokrat rte'nin danışmanlarının döktürdüklerinin kopi peystinden başka bişi diil.