şükela:  tümü | bugün
  • progressive rock sitesi.
    http://www.ghostland.com/
  • guide me god adlı hüzünlü, depresif parçanın sahibi grup. ghostland adlı albümü wb records altında çıkarmışlardı yanılmıyorsam.bir süre öncesine kadar www.ghostland.co.uk adlı web adresinde ifşa etmekteydiler kendilerini, lakin sonra ne oldu da kapandı site bilemiyorum.

    edit: dinledikçe güzelleşen bir albümmüş, ilk dinleyişimin üzerinden 7 yıl geçti, dinledim yine....güzel, pek bir güzel.
  • interview with the angel isimli şarkıları ile büyüleyen grup.

    http://youtu.be/p5gkilvi754
  • sevdiğim yönetmen pascal laugier in yeni korku filmi. merakla bekliyoruz. kadroda mylene farmer da var.

    trailer:

    https://youtu.be/cdcqv8gajj0
  • muhteşem. en rahatsız edici filmler listelerine kafadan girecek bir film. zaten martyrs'in yönetmeni pascal laugier'den başka bir şey beklenemezdi, adam psikopat ama çok yaratıcı bir psikopat. tabii martyrs bu filmden bir tık daha iyi ve daha rahatsız edici. ama the tall man adlı kötü filmden sonra kendini tekrar kanıtlamış oldu. zaten takip ediyordum kendisini ama bundan sonra daha sıkı takipçisi olacağım. kesinlikle çağımızın en iyi korku yönetmenlerinden biri.

    şu korku filmi kıtlığında bu film çok iyi geldi. 2018'de şu ana kadar yayınlanan korku filmleri içinde en iyilerden biri, belki de en iyisi. imdb puanının çok üstünde kesinlikle. gerilim neredeyse film boyunca hiç durmuyor. yönetmen soluklanmanıza izin vermiyor. hele bazı sahnelerde yumruğumu sıkarak izledim, o kadar gerilimliydi. zaten filmin ortalarındaki mükemmel twist'le film zirve noktasına ulaşıyor. o noktadan sonra da heyecanı fazla düşürmeden devam edip bitiyor.

    martyrs'i sevdiyseniz bu filmi sevmemenize imkan yok. tekrar tekrar izlenebilecek bir film. sıradan bir home invasion konusunu alıp bu kadar zenginleştirmek çok büyük bir senaryo başarısı. 2018 yılından çok fazla filmi almadığım 21. yüzyılın en iyi korku filmleri listeme bu filmi tereddütsüz aldım.
  • yönetmenine falan bakmadan izlediğim ama izlerken kafamda verdiği tat açısından istemsiz olarak martyrs ile benzettiğim film. meğer yönetmenleri aynıymış. herif anlaşılan manyak, psikopat amk. izleyenleri rahatsız etmeyi kendine görev edinmiş. bi de biraz benzer bi formül izlemiş gibi, filmin bi noktasına kadar bambaşka, o noktadan sonrası bambaşka. martyrs de biraz böyleydi.

    --- spoiler ---

    devamı spoiler içerir

    --- spoiler ---

    film bir korku/gerilim filmi olarak çok çok iyi. cidden son yıllarda izleyip de "iyi ki izlemişim" dediğim korku filmi olmadı, bunun haricinde. filmin başından sonuna nerdeyse her sahnede gerim gerim gerildim. ve hani öyle jumpscareler ile de değil. ben bunu istiyorum işte amk bana böyle gelin.

    ben filmin adına aldanıp böyle hayaletli cinli perili bişey bekliyordum. belki de o yüzden filmin ortalarındaki o büyük twist sahnesine koca bir hassiktir çektim. sonradan düşününce aslında yeteri kadar foreshadowing yapıldığını farkettim. zaten twist dediğin böyle güzel olur. twist hakkında düşünüp bi sürü oturmayan yer bulmak filmlerde sevmediğim bir şey, bunda o yok. varsa da ben bulamadım diyeyim.

    oh amk azcık yazdım da rahatladım. film bildiğin rollercoaster gibi geçmiş de şu an farkediyorum.

    not: bu entry film biter bitmez sıcağı sıcağına girilmiştir.

    edit: imdb puanı 6.5muş. hey allam.
  • yapım doğru bir yapım. mylene farmer'i görmek hoş. kıvamlar tutmuş bu sefer. starry eyes ile beraber son yıllarda türün kayda değerler nadir örneklerinden biri olan film. açıkçası sürpriz oldu.
  • çok fazla aksiyon, çok fazla kovalamaca, çok fazla twist, çok fazla jumpscare, çok fazla bağırtı çığırtı derken aşureye dönmüş bir pascal laugier filmi. kurguda kafam kadar boşluklar, lame dramalar, deux ex machina'lar, baht dönüşleri. korku filmi çekmek ne kadar kolay lan, antik tiyatro gibi.
  • ismi değişmiş film.

    (bkz: incident in a ghostland)
  • 5/10

    hayal kırıklığı yaratan pascal laugier filmi.

    nasıl yorum yapsam bilemiyorum. cidden hiç olmamış. haute tension filmine benzemeye çalışılmış. ama kurgusu karışık, izleyiciyi yoran ve seyir zevki düşük bir film olmuş.. bir yemek düşünün malzemesi bol ama içlerinde uyum yok. laugier, son derece basit 3. sınıf bir korku filmi hikayesini parlatmaya çalışmış ama izleyicinin seyir zevkini katletmiş. son yarım saatini "artık bitsin de gideyim" diyerek izledim. tek güzel taraf mylene farmer'ın rol alması.

    ***spoiler***

    meğersem küçük kız çareyi hayal kurmakta bulmuş..pöff.

    filmin başındaki gazete manşetinden direk olayın içine giriyorsunuz. tamam filmin hikayesini anladık da..o tipler kimdi? amaçları neydi? o travesti tip falan? off.

    ***spoiler***