şükela:  tümü | bugün
  • büyük büyük firmaların sadece daha fazla kar elde etmek için sağlığımızı hiçe sayabileceğini biliyoruz. (bkz: food inc.)

    burdan yola çıkarak özellikle hazır gıda alırken dikkat etmemiz gereken şeylerin konuşulması ve önemsenmesi gerektiğini düşünüyorum. düne kadar (bkz: içindekiler) kısmına bakmadan gözü kapalı aldığım birçok üründe korkunç katkı maddelerinin olduğunu fark ettim. örnek: (bkz: msg)

    fakat sınırlı bilgiye sahip ben ve benim gibi birçok insanın bilinçlenmesi gerektiğini düşünüyorum. ne yapmalıyız? marketten hiçbir şey almamamız mı lazım? soya lesitini nedir, ayçiçek lesitini nedir, katkı maddelerinden hepsi mi zararlıdır gibi birçok soru var.

    ekleme:
    izlenebilecek videolar:
    sugar...it's not so sweet | calgary avansino | tedxmoorgate
    jamie's sugar rush - full documentary (47 minutes)
    how sugar affects the brain - nicole avena
  • sözlüğe bakmak bunlardaan biri değildir, dur ekşiye bakayım demek mal olduğunuzun ispatıdır sadece.

    edit: kutsal bilgi kaynağını anket çöplüğü yapan zihniyeti sikeyim.
  • (bkz: kutsal bilgi kaynağı) mottolu yerde bilgi aramanın mallık olduğunu beyan eden andavallardan uzak durmak bunlardan biri olabilir.
  • onun içinde ne var, bu madde zararlı mı diye düşünmeden tüm işlenmiş gıdalardan ve hazır yiyeceklerden uzak durmak yeterli olacaktır. hiçbirini satın almazsınız, dikkat etmeniz gerek hususlar da azalmış olur. doğal diye aldığınız gıdaların(süt, yumurta, sebze, meyve, et vs.) ne kadar doğal oldukları konusunda endişelenmeye başlayarak bir sonraki aşamaya geçersiniz.
  • günümüzde en önemli konulardan ilk beşe oynayacakken kimsenin umursamadığı konudur. bizim huyumuzdur ileride bir gün hasta olana kadar umursamayız. ne zaman ki hastalık teşhisi kondu, o zaman yeme içmenin hayatımızdaki yeri birden değişiverir.

    çocuk yapıp duruyoruz, çocuklarımızı sevdiğimizi söylüyoruz, ama onlara çok ufak yaşlardan itibaren dışarıdan her istediklerini alıp onları şımartmakla ve sağlıklarını tehdit etmekle meşgulüz. çocuklar 18 yaşına gelene kadar bir ton hamburger yiyip kola içiyorlar zaten. n'oldu? otomatikman hayata sağlıksız başladık.

    içecek reyonuna giriyorsun rengarenk içecekler karşılıyor seni, albenisi bol ama içi fıs olan içecekler. sağlıklı bir şey içmek istiyorsan en fazla su alabilirsin öyle bir reyon.

    yiyecek reyonu desen gittikçe iğrenç, pis bir hal alıyor. her şey zararlı, her şeyin içinde bir kilo şeker, bir ton katkı maddesi! aklına ne tür yiyecek-içecek gelirse, basmışlar içine daha ne olduğunu bilmediğimiz zehirleri. insan içinde zehir olan şeyi alır mı, normalde almaz, ama biz alıyoruz, çok sallamıyoruz, bizim için survivor daha önemli bir konu.

    dini açıdan, "ey iman sahipleri! size verdiğimiz rızkların temizlerinden yiyin ve – eğer kendisine kulluk ediyorsanız – allah’a şükredin."(bakara suresi, 172) ve benzeri ayetlere göre de inananların temiz gıdalara yönelmesi isteniyor.

    allah'ın yarattığı nimetleri bozmakla alakalı güzel bir yazı

    çözüm: bunun çözümü bence bu adiliği yapan üreticileri boykot etmekten ve organik gıda pazarına yönelip ona teşvik etmekten geçiyor. organik gıda pahalı olsa da, artık paramıza göre, bütçemiz el verdiğince, yapacak bir şey yok.

    konuyla ilgili tavsiye belgesel: food inc. ve where to invade next