şükela:  tümü | bugün
  • bazı ülkelerde sokak çatışmalarına, yağmalara yol açan durum.
    (bkz: tunus)
    (bkz: haiti)
    (bkz: mısır)

    amerika'da insanlar fazla yemekten ölürken (bkz: obezite), bazı ülkelerde insanlar pahalı pirinç yüzünden sokaklara dökülüyor, ölüyor - öldürüyor.

    (bkz: vahşi kapitalizm)

    konuyla ilgili olarak

    http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/...p;p=15&rid=2

    üstteki link ölmüş.uyaran arkadaşlara teşekkürler.aşağıdaki linkten çatışma fotoğraflarına ulaşılabilir.

    (bkz: http://www.hurriyet.com.tr/…18.asp?gid=229&sz=62319)
  • kapitalizmin beylik taktiklerinden biridir. adamlar keyfinemi labaratuarlar acip, tahila kurtaj yapiyor. ve kisir tohumluk bugdayi zamaninda borc para verirken, sartlarina uygun maddelerle dolu kapi gibi kontrata imzayi bastiriyor. el mahkum, imza atilmis bir kez. imzayi atan gebe... tohumlugunu ondan almak zorunda, sattigi kisir tohum mahsul vermeyince, ekmek yok, pirinc yok. peki nereden tedarik edilecek ekmek ve pirinc. tabii ki sartli, kontrali kapitalist kraldan ......

    hey gidi roma kralligi bir zamanlar sen vardin, simdi de adi lazim degil senin yerini alan var. o bu degil de, bir gun cin gecse basa uncle sam i kandille ararmiyiz ki acep ....
  • en son pirinç fiyatlarındaki spekülasyon ile işin boku çıkmış olan durumdur (afedersiniz). global olarak borsalardan yeterli tatmini alamayan spekülatörler işi dünyadaki çeltik fiyatlarını hoplatarak fakirin azığı olan pirinçle oynayarak kar elde etmeye götürmüşler. bu nedenle son üç ayda dünya çapında %70 ülkemizde ise tahmin edileceği üzere daha fazla %100 ü son bir ayda olmak üzere %130 artmıştır fiyatlar. ha bu arada bir tmo vardı ne oldu ona? sanılmasın ki üretici kazanıyor bu artışla. kapitalist düzenin üç beş spekülatörü çekiyor üretici elinden çok ucuza çeltiği akabinde istedikleri gibi at oynatıyorlar, adına da serbest piyasa ekonomisi diyorlar. bırakınız soksunlar, bırakınız sksinler derler buna bizim köyde çok afedersiniz.
  • biodiesel olayı yaygınlaşmaya devam ederse daha da vahimleşecek olan artış*. trend böyle devam ederse verimli topraklarda yiyecek değil yakıt yetiştilecek, hatta üzerine mısır vesaireden de yakıt yapılacak, her türlü gıda ürünün** fiyatı katlanacaktır.
  • bu haber ile stok yapan öğrenci evlerinin bayram yapacağı ama stok yapmayanların artık ileriki zamanda ne yiyeceklerini $imdiden dü$ünmeye ba$ladığı ve alternatif mutfakları denemeye ba$ladığı sürecin ismidir..

    (bkz: japon mutfağı) *
  • financial times'da cikan bir yazi uzerine buyuk oyunlara sahne olan bir fiyat artisi. ulkeler birbirleri arasinda gizli bugday anlasmalari yapmakta ve boylece uretimi baglayip fiyatin acikta kalan talep uzerinden yukselmesini saglamislardir. persembe gunu ukrayna 100.000 hektarlik topragini libya'ya bugday uretmek icin adayacagina yonelik bir anlasma imzalamis. misir ve suriye arasinda da benzer bir anlasma bulunmaktadir ancak bu sadece misir icin bugday ticaretinin guvenle saglanabilmesi icin yapilmistir. gectigimiz ay da filipinler ve vietnam arasinda yine bugday satisina yonelik bir anlasma yapimistir. bunlar bilinen anlasmalar. tabii bu arada olan afrika ulkelerine oluyor haliyle.
  • "tarım ve köyişleri bakanı mehmet mehdi eker: buğdayda ve pirinçte sıkıntı söz konusu değildir." dedi geçen gün peki gerçekten sayın bakanın dediği gibi herşey sıkıntısızmı gidiyor.

    bunun cevabını öğrenmek için en basit olarak mahallenizdeki bakkal amcaya bile sorabilirsiniz oda gerek duyacak , göremeyecek kadar körseniz...

    örneğin x kişi: bakkal amca pirinç,un ve yağın geçen aya göre zam oranı nedir ??

    seklinde küçük bi hesapla işi çözersiniz...

    un fiyatının çuvalda 15 ytl artması(unun kalitesine göre değişiyor ben yufkalık undan bahsediyorum) bütün unlu mamüllerin zamlanması anlamına geliyor.

    geçtiğimiz günlerde ekmeğe olan zam piyasalardaki sıkışıklığın habercisiydi( kimisi ekmeğe zam yerine gramajla oynadı ticari kurnazlıkla) sözün kısası zor günler bizi bekliyor...
  • her konuda olduğu gibi burada da söz hakkını kendilerinde gören büyük ülkelerin hamleleri ile birbirini etkileyen ve açmazların çoğalmasıyla beraber küresel bir domino etkisine yol açacağından çekinilen sürecin tanımıdır. bugün yayınlanan çeşitli yazılı / görsel haber bültenlerinde de tasvirleri ve örnekleriyle ülkemizdeki etkileri hakkında bazı anektodlar aktarıldı. işin kötüsü elimizdeki ekmeğimizin de küresel gelişmelere göre azalıp çoğalabileceği bir döneme girmek üzereyiz. etiketler günlük değişmeye başlaması da bu işin sanırım başındaki evrelerden sadece biri veya başlangıcı, öte yandan tarım ve köyişleri bakanımız mehmet mehdi eker'in açıklamalarına bağlanalım: gazetecilerin pirinçteki fiyat artışını sorması üzerine de artışın uluslararası gelişmelerden kaynaklandığını söyledi. türkiye'nin buğday ve pirinçte üretim sezonuna kadar yeterli stoğu olduğunu anlatan eker, fiyatlarda spekülatif artışlar olduğunu ifade etti. vatandaşlardan paniğe kapılmamalarını isteyen eker, "elimizde yeterince pirinç stoku var. gerektiğinde ithalat da yapıyoruz. sıkıntı edecek bir durum yok" demecini veriyor. hemen arkasından ise türkiye ziraatçiler derneği başkanı ibrahim yetkin ise tarımdaki krizin 2001'den de beter olduğunun altını çiziyor. kanal d haber'de yer alan bir toptancı tmo'nun silolarında bir kaç haftada stoğun nasıl elden çıkartılabildiğini soruyor. fiyatların yükselmesini bu gelişmeye bağlıyor.ipin ucu iyice karışıyor. sonunda olan her zaman olduğu üzere sade vatandaşa oluyor nokta.

    bbc türkçe servisinde yer alan iki haber bu konudaki gelişmeler için okunabilir:
    gıda artışı kime yaradı-mark gregory'nin makalesi http://www.bbc.co.uk/…/080411_winners_loosers.shtml
    http://www.bbc.co.uk/…8/04/080411_rice_prices.shtml
  • 2008'den sonra bu yıl da tüm dünyayı etkilemekte. bir yandan değişen iklim şartları bir yandan tarım arazilerinin azalması ve var olanların biyodizel üretimine ayrılması durumu vahimleştirmekte. şüphesiz ki aç kalan insanların tepkisi de sert olacak çoğu ülkede.