şükela:  tümü | bugün
  • bir süredir herkesin birbirine tavsiye ettiği, takipçi sayısı hızla artan sosyal medya hesabı.

    instagram, facebook, twitter ve youtube kanallarında paylaşımlar yapıyorlar.

    kendilerini "iki çocuk sahibi bir anne baba hassasiyeti ve farkındalığıyla edindiğimiz tecrübeleri paylaşıyoruz. hep birlikte bilinçleniyoruz." diye tanıtmışlar.

    en temelde paketli gıdaların etiket içeriklerini, miktarlarını, içindeki maddelerin "aslında" ne ifade ettiğini açıklıyorlar. misal (bkz: hurma yağı), (bkz: palm yağı) demekmiş, sayelerinde öğrendik. bunun yanında bilinçlendirmek için sağlıklı alternatifleri de paylaşmaya başladılar son zamanlarda, misal meyveler, kuruyemişler...

    umarım gerçekten bu kadar güzel bir niyetle yola çıkmışlardır, çünkü ufak ve zararsız bir girişim gibi görünse de paylaşımları binlerce beğeni alıyor ve ismi lekelenen "büyük" firmalar şimdiden rahatsız olmaya başlamışlar. şu an için reklam yaptıklarını düşünmüyorum ancak şüphesiz ki (bkz: kapitalizm) burdan da faydalanmak için fırsat kolluyordur. bakalım zaman ne gösterecek. (bkz: at fava bekle)
  • mükemmel bir instagram hesabı.

    hiçbir markanın tarafını tutmuyor.

    eğer başlarına bir iş gelirse, bilin ki arkalarında türkiye'nin gıda devleri diye geçinen zehir tacirleri vardır.
  • bir süredir bebek mamalarına sarmış instagram kullanıcısı. bebek mamalarını incelerken genelde enerji ve besin öğeleri anlamında incelemeler yapar ve ne kadar çok şeker içerdiğinden dem vurur. yaptığı postların altına da yorum yapan bayanlar pazardan aldıkları meyveleri vs evde ezerek çocuklarına yedirmenin daha iyi olacağını söylerler. her halükarda aynı oranda şekeri bebeklerine verirler böylece . gözden kaçan ise pazardan alınan ürünün pestisit vs. gibi tarım ilacı oranlarıdır. bebeğinize şeker mi yedirmek istersiniz yoksa kansorejen kimyasallalar mı. pazardan alınan meyveler kimyasal ilaç deposudur hiçbir kontrol olmaksızın sofralarımıza kadar girerler. ama bebek maması öyle değildir.
  • şu hayatta benim için masumiyetle eş tutulabilecek iki abur cuburu (bkz: çubuk kraker) (bkz: pötibör bisküvi) incelemiş, bir nesli hüzünlere gark etmiştir.

    artık asla eskisi gibi olamayacağız, öğrendik bir kere.. (bkz: ignorance is bliss)
  • canan karatay hocadan feyz almış gibi yorum yapan cengaver. sektöre sadece şeker oranı üzerinden yaklaşan bunu yaparkende diğer boyutları atlayan birisi. yönlendirmelerini yaparken olayları çok yönlü incelemesi gerekmekte. ulaştığı kitleye en doğru bilgiyi her yönüyle vermeli. bu haliyle ancak şeker dedektifi olabilir. gıda dediğin zaman işin çok boyutu var. isterse destek olurum iletişime geçsin benimle.
  • gıda ürünleri hakkındaki gerçekleri olduğu gibi aktaran muhteşem oluşum. çoğu bilgi hoşunuza gitmeyecek ama gerçekler acıdır dostlar.

    bir de ofis açmışlar, gelişimlerinin devamını diliyoruz.
  • bu başlıktaki ilk entryde belirtmiştim,
    kapitalizm için iştah açan büyük bir yem haline geldiklerini.
    ama itiraf edeyim, o entryi yazarken beklentim,
    kar amacı gütmeyen bir sivil insiyatif olarak icraatlarına devam edip
    çeşitli hukuki süreçlerle yıpratılmaya çalışılmaları,
    direnmeleri ve halk desteği ile devam etmeleri idi.

    ancak dün itibari ile yayınladıkları postta bir ofis açtıklarını duyurdular,
    çok da düşük bütçeli birşeye benzemiyor.

    bilmem kimin desteği ile ofis açtıklarını belirtiyorlar ancak
    ticari olmayan bir girişime kim neden böyle bir mali destek versin?
    buna cevap vermediler gördüğüm kadarıyla.
    eğer söyledikleri gibi "instagramda reklam yapmayacaklar" ise
    neden böyle bir profesyonelleşme girişiminde bulundular,
    öğretmen anne baba değiller miydi?
    şu ana kadar ne eksikti ki? öyle iyiydik hepimiz.

    projeleri olduğunu ve bu sebeple destek aldıklarını söylüyorlar,
    biz projeleşmesinden, profesyonelleşmesinden, büyümesinden şikayetçi değiliz.
    keşke daha çok insana ulaşsa bu bilinçlenme hareketi.
    ancak diyoruz ki kapitalizmin deliğine çomak sokan her girişim,
    kapitalizmin hedefi olur,
    bu hedefe yenik düştüğü anda da kapitalizme hizmet etmeye başlar.
    misal bazı markaları karalama, bazı markaları kayırma,
    firmaların stok ve kar durumlarına göre paylaşım yapma,
    tüketiciyi firmaların çıkarlarına göre yönlendirme,
    maddi manevi kar elde etme..
    çok da beklenmeyen bir zincir değil bu.

    yine de ümitvar olarak diyelim: bakalım neler olacak.

    edit: imla, anlatım bozukluğu
  • bana hiç masum görünmeyen bir instagram hesabı. facebook, youtube gibi kanallara da bulaşmış. basit lise bilgileriyle etiket yorumluyorlar. temelde şeker oranına bakarak çıkarım yapıyorlar. insanları etki altında bırakıyor, dolaylı olarak yönlendiriyorlar.

    en son aşı yaptırırken içiniz rahat mı diye bir soru sordukları anket yapmışlar. tüm yorumlar "hayır" . yaptırmayın amk. hastalıktan geberin de sizden kurtulalım. keşke hastalığınız bulaşıcı olmasa.

    torna tesfiyeci serkan da bunu beğenmiş. içeriklerini de paylaşın diye haykırıyor. sanki yazsa anlayacaksın allahın gerizekalısı. ellerini yıkamadan sigara içtiği ağzıyla bebeklerini öpenler, aşıya karşıymış.
  • 4 tane 1 ve 1 tane 7 ile 100'ü bulan amelelerin beğenmediği instagram hesabıdır.

    ulan adam milyonlarca insanin market alışverişinde "hmm %100 dana etiymiş, eh son kullanma tarihine de çok var, ürün taze at sepete" diye 3-4 saniye bile düşünmeden aldığı ürünlerin neredeyse tüm analizini yapıyor. pakette küçük küçük yazan besin değerlerini aktarıyor, yazmayan gizlenmiş değerleri üretici firmayla iletişime geçip öğrenerek aktarıyor. güncel gıda haberleriyle ürünleri karşılaştırıyor.

    mesela bebek mamalarında fransa'dan gelen salmonella virüsünü araştırıyor, haberleri derliyor ve bebek mamalarını bu minvalde inceliyor. atıyorum anket yapıyor pizza yiyor musunuz diye, sonra türkiye'de evlere servis yapan pizza markalarının kullandığı ürünleri inceliyor. dominos'ta mesela kayserilim mi ne işte içinde pastırma olan pizza dışında tüm etler tavuk eti hindi eti. pizza hut'takilerin de hepsi tavuk etiymiş. kaç kişi biliyordu bunu acaba?

    ayrıca gıda sektöründeki oyunları da çok güzel inceliyor anlatıyor adam her incelemesinde. hurma yazıyorsa palm yağı var içinde demekmiş. bunu kaç kişi biliyor acaba? ya da türkiye'de 1-2 marka dışında tüm salam sosis sucuk üreten o büyüük markaların etler daha kırmızı gözüksün diye içerisine böcek ezip koyduğunu kaçınız biliyordu? üstelik koydukları böcekler sağlık bakanlığı onaylı. şahin, namet, pınar çoğu böcek ezip rengi kırmızılaştırıyormuş.

    gördüğüm en faydalı instagram hesabıdır. beğenmeyenler gitsin seksi fotoğrafları olan kızlara baksın, zaten o tiplere ne versen yer.

    ulan bir şeyi de beğenin, saygınız olsun.
  • takipçi sayısı arttıkça iyice tribünlere oynamaya başlayan -sanıyorum- evli çiftin oluşturduğu hesap. yorumlarda hoşlanmadığı şeyler yazan kişilere saldırgan tavırlarda bariz bir artış var. bizim millet zaten takipçisi olduğu hesaba her şeyini verecek kıvamda olduğundan anında linç tabii...

    bugün, ben de faydalandığım için, bir süredir bazı yorumlarını görmezden gelerek takip ettiğim bu hesabı sonunda takibi bıraktım. son dönemlerde yaşanan rezalet olaylarla ilgili yorumları, istekleri kendilerini bağlar, bunu paylaşmakta da elbette serbestler (sonuçta kendi çöplükleri). ancak bunu eleştiren bir yorumu yapanı hikaye kısmında afişe edip resmen lince davet etmesi (yorumu beğenmek zorunda değil kimse elbette, silip geçebilirler)? etmedik yazabilirler, ama az çok fanatik takipçileri tanıyorlarsa (ki çok iyi tanıdıkları en ufak meselede tereddüt etmeden saldırıya geçmelerinden belli) bunun başka hesabı linç etmeye dönüşeceğinin de farkındadırlar.

    sonuç olarak, bunlar da biraz iyi iş yapınca kendini bulunmaz hint kumaşı sanagillerden çıktı. umuyorum üslupları çok daha düzgün birkaç alternatifleri daha çıkar ve onları takip ederiz.