1. en gereksiz, en sikko duygu etkileşimlerinden biridir sanırım.
  2. gidenin nasıl gittiğiyle alakalı bakıştır.

    bir daha geri dönmemek üzere gidiyorsa kötüdür o. yani kal gelir insana. böm böm bakarsınız. uzak bir yola gidiyordur örneğin, geri dönecektir, o halde böm böm bakma arkasından bi su dök çabuk dönsün.
    ha su dök deyince tuvalette de gidenin arkasından bakar insan *

    giden bazen okula ya da işe gider.. iyi dileklerle bakılır ardından izlenir bir süre.

    giden bazen de sadece gider. geri dönüp dönmeyeceği belirsizdir. bu bence en kötüsü. nasıldır ki o bakış? biraz umutlu biraz şaşkın biraz hüzünlü..
  3. çaresizliğin pozunu vermek. omuzlar çökmüş. üzgün. sonra beden döner geriye. hayat devam eder. ama ruh gidenin bıraktığı yerde kalır. fotoğraf gibi sabit, bakar durur öylece.
  4. "bi' kerecik başını çevirse de burda beklediğimi görse" bakışı.

    o bütün günü kurtaran, günüme neşe katan adam, ottan boktan bir nedenle birden celallenir, parlar. belli ki söylenen lafa alınmıştır.

    +hadi gidiyorum ben
    -peki (boynu bükük picamas)
    +gel öpiim
    -... (hevesli picamas)
    +yok vazgeçtim. öpmiycem de
    -sen bilirsin (omuzları çökmüş picamas)

    sonra trene binmek için sıraya girer. picamas da o hırsla yürüyüp gider gibi yapar amacam kapıların arkasına gelince durup bakar 'belki geriye döner de el sallarım' diye. ı-ıh! o da yok. ardına bile bakmadan çeker de gider arkadaş. bütün gün yanında getirdiği güzelliği de anında götürür.
  5. leyleğin uçuşunu gökyüzünde kayboluncaya kadar seyretmektir.
  6. -nereye böyle?
  7. bazen son görüş olduğu bilinmez. öyle yarım yamalak kalır akılda.
  8. "durdum baktım arkandan sen giderken
    bana bir hoşçakal bile demeden giderken
    insan neler duyar anladım o zaman
    can alıp başını benden giderken"

    (bkz: ataol behramoğlu)

gidenin arkasından bakmak hakkında bilgi verin