şükela:  tümü | bugün
  • frankfurt a 70 km uzaklıkta, trenle 45 dk da ulaşabileceğiniz küçük üniversite şehri.
  • alm. dökmek (sıvılar için kullanılır)
  • 70,000 küsür populasyonunun 20,000 küsürünün öğrencilerden oluştuğu, hessen eyaletinde yer alan şehir. etrafında bol su birikintileri bulunduğundan ve yıl içinde sık sık yağmur yağdığından ötürü almanca'da dökmek anlamında gelen fiilin yakıştırıldığı söyleniyor.
    2. dünya savaşı sonrasında şehrin %75 i harap olmuş. dolayısıyla şehir eski havası verilmeye çalışılmış yeni binalardan ve de yer yer hiç eski havası verilmeye çalışılmamış, bir avrupa ya da almanya kentinden beklenmeyen tarzda kutu gibi, pastel renkteki binalardan oluşmuş durumda.
    nazilere ait alanlardan subayların kulübü, şehrin yegane yapılarından olan tiyatroya dönüştürüldüğü gibi; nazilerin hava alanları da amerikan üssüne dönüştürülmüş. amerikalara ait okullar, lojmanlar, marketler de bulunuyor.
    ziraat ve biyoloji kimyası konularındaki buluşlarıyla justus von liebig şehrin üniversitesine* ismini vermiş. yolda karşınıza çıkan binaların pek çoğunun üzerindeki jlu amblemlerinden de anlaşılabileceği gibi, üniversite şehrin kendisi zaten. almanya'nın 'üniversite kasabaları'* tanımı içindeki şehirlerden olmasa da, tıp ve hukuk başta olmak üzere pek çok alanda önemli çalışmaları olan ünlü bir üniversite şehri.
  • cok da uzak olmayan sehir,eger ki size cok yakin birinin kalbi orada atiyorsa...
    hele ki o atan kalp en yakin arkadasinizsa.. ve o arkadasinizla tanismanizin besinci senesine girmisseniz ve geri donup baktiginizda bole bisey olamaz diyorsaniz, "arkadaslik" anlaminda herseyin perfecto gecirildigi anlarin bir an bile akildan cikmadigini dusunuyorsaniz, hayatinizda bir gerceginiz var demektir...
    o gercek ise "gercek" arkadasinizdir..

    universite hayatinin ilk gununde goz goze gelinir, bilgisayar muhafiyet sinavinda- ilk gunde- kopya cekilir, sonrasinda acilis gununde ilginc insanlarla tanisilir, araniza bir kizi daha alir uclu olarak gezersiniz..
    sonrasinda donmeye baslayan bir cark ve ortasinda iki beden dikilmekte, sarilmislar birbirine;siz ve o..
    karsiniza cikan insanlarla arkadasliklar kurar ama bir yandan da kendi, yani birlikte dondurdugunuz carkin ortasindaki muthis zevkli, paylasimi tepe yapmis, yasanilan her andan deli gibi zevk alinan zamana devam etmektesinizdir.
    cark dondukce tip tip insanlarla karsilasirsiniz, insanlarin her tur sacmaligina birlikte gogus gerersiniz, insanlardan uzaklasir, bazilarini hayatinizdan cikarir atarsiniz, bazen takilir birisi ama kaldirirsiniz sonra birlikte yolunuza devam edersiniz..

    bir filme gider sonrasinda aglarsiniz; opusen cocuklarin oldugu muzik kutusu gorup aglarsiniz; tek eldiven gordugunuzde gulersiniz; tepesi olmayan cadirda birlikte islanmayi goze alirsiniz; konserlere gidersiniz; mercan dedeyle fotograf cektrirsiniz; ilk opera deneyiminizi yasarsiniz; "dan cin" der gulersiniz; yilbasinda sapka takar ananeyle fotograf cektirirsiniz; sarhos olursunuz; kitaplar arasinda kaybolursunuz; cocuklar gibi tahtravalliye binersiniz; sarkilar arasinda bogulursunuz, konserler verirsiniz; birlikte agir seyleri yuklenir yola koyulursunuz, bitmesini istemdiginiz yolculuklar yaparsiniz; afrikadan dogum gunu kutlarsiniz; nargile icersiniz; frappe icer mutlu olursunuz; susamlarla susam sokagi cizersiniz; pastic yersiniz; cinli olursunuz; yoga derslerine goturulmek icin zora kullanilirsiniz; deli gibi gulersiniz; begenilirsiniz tahmin etmedikleriniz tarafindan; bazen anneleri paylasirsiniz; hic suphe etmeden birlikte islere atilirsiniz, destegin olabilecek en guzel halini gorursunuz; gereksiz insanlari bir kenara koymaniz gerektigini anlarsiniz, ayakta dimdik yurumeyi birlikte farkedersiniz; ozlemin anlamini guclendirirsiniz birlikte; uzakta olsaniz da yasanilan bir suru aniyla yogrulur, sanal ortamda bile bunun bilincine varip onun icin en iyisini ister, ona destek olmaya calisirsiniz; burada olanlari en ayrintili sekilde anlatirsiniz her gun her gun.

    kimse icin carktan cikmamaniz gerektigini gorursunuz, boyle en guclu oldugunuzu anlarsiniz..
    kitaplarin arasindan bazen bir parilti gorursunuz, ya da geceleri disarida gezerken parlayan bir yildiz, gectiginiz yerlerden gecersiniz bir sonraki gecisin beklentisiyle...
    ozlersiniz deli gibi ama onemli olan onun icin en iyi olandir, bilirsiniz...

    gulmek hayattaki en guzel sey, hayattaki gereksiz sikintilar zaten bir gun olup ucar giderler ama asil onemli olan en guzel gunlere, daha guzel gunlere diyebilmek..
    ve bir digeri ise hayatinda en olmasini istedigin insanlarin yaninda olmasidir...
    en yanimda olmasini istedigim ve en guvendigim ve en iyi arkadasim...
    serce parmagim*

    sevgi emekmis, emek ise vazgecmeyecek kadar ama ozgur birakacak kadar sevmekmis*...
  • kuşların çarpmaması için cama kuş resmi stickeri yapıştırılan ama aynı zamanda güvercinlerin konmaması için çatılara diken benzeri demirler konulan bir şehir.. bu nasıl çelişkidir.
  • "memeler strasse" diye bir sokak barındıran şehir.
  • taksilerin mercedes, bmw gibi araçlardan oluştuğu şehir. flohmarkt*'tan alınacak orta yollu (30 euro civarına bulabilirsiniz) bir bisiklet ile otobüse dahi binmeden istenilen yere gidebileceğiniz bir şehir aynı zamanda. çok yorulursanız da otobüse de bisiklet ile birlikte girersiniz.

    pazar günleri kiliseler haricinde açık olan tek yer benzin istasyonları ve bahnhof'un oradaki dünya market'tir. onun dışında aldi, penny, rewe, lidl gibi birçok süpermarket zincirinin de şubeleri mevcut.

    bakkal, tekel bayi gibi buradan alıştığımız kavramlar pek yok. marktplatz denilen bizdeki forumlara benzeyen bir çarşısı var orada her şeyi bulmak mümkün. marktplatz'taki star kaufhaus'a uğrarsanız hem şefika abla ile sohbet edersiniz, hem de alman marketlerinde zor bulacağınız bazı tekstil ihtiyaçlarınızı nispeten ucuza karşılarsınız. perdemi oradan almıştım mesela.

    galerie adında bizdekiler kadar büyük olmayan bir avm'si de mevcut. akşam 8'de kapanıyor tabi öyle saçma bir şey var.

    müthiş öğrenci popülasyonu ve almanya şehri olmasından mütevellit türk yoğunluğu nedeniyle işlerinizi ingilizce ve türkçe halledebiliyor olmanız kendi kendinize almanca öğrenmenizi zorlaştırıyor ama size bağlı tabi biraz da.

    özetle, türkiye için denizsiz bir sahil şehrine, almanya için ise nispeten büyük bir kasabaya benzeyen sevimli, küçük, sıcak bir şehir giessen.

    ormanlarından ve yağmurlarından hiç bahsetmiyorum bile. şu an hava 15 derece civarı. yaz mevsimindeyiz.
  • dönüs filminde, kadir inanir'in kaza yapan arabasinin plakasina baktigimizda anliyoruz ki, bu sehirden dönmektedirler.
  • bu güzide şehrimizin merkezine kinopolis diye devasa salonları olan bir sinema yapmışlar. almanca altyazılı recep ivedik oynuyordu en son.

    taksi duraklarının büyük ölçüde türkiye göçmeni kürtlerin tekelinde olduğu şehirdir aynı zamanda.