şükela:  tümü | bugün
  • georges canguilhem, martial guéroult gibi bilim felsefecilerinin, merleau-ponty gibi bir fenomenoloğun öğrencisi filozof. psikoloji-biyoloji bağlamında birey, bireyleşme meseleleriyle uğraştı, daha sonra bunları bir ontolojiye dökerek gilles deleuze, bernard stiegler gibi filozoflara ilham kaynağı oldu. nitekim deleuze'ün onu anlamın mantığı'nda [la logique du sens] ele almasıyla gündeme geldi ve popüler oldu. en önemli eserleri şunlardır:
    du mode d'existence des objets techniques (teknik nesnelerin varoluş kipi)
    l'individu et sa genèse physico-biologique (l'individuation à la lumière des notions de forme et d'information) (birey ve onun psiko-biyolojik oluşumu - form ve bilgi mefhumları ışığında bireyleşme)
    l'individuation psychique et collective (psişik ve kolektif bireyleşme)

    deleuze ıssız ada'da "gilbert simondon, birey ve onun psiko-biyolojik oluşumu" yazısında şöyle yorumlamış:

    "simondon'un geliştirdiği şey, varlığın hiçbir zaman bir olmadığı bir ontolojidir: birey-öncesi halinde, bir metastabilden fazla bir şeydir, kendiyle çakışır, kendine eşzamanlıdır; bireyleşmiş halinde, hâlâ çoktur, çünkü "çokevrelidir", "oluşun yeni işlemlere götüren evresidir".

    evet, özgün. (bkz: ıssız ada ve diğer metinler) (bkz: ferhat taylan)
  • yaptığı işlere oranla yazılı fazla eser bırakmamıştır, olanların çoğu da ingilizce'ye çevrilmemiştir. two lessons on animal and man'i bulabildim bir tek, o da bildiğin ders transkripti. hakkında ikinci el kaynaklar var ama.
  • bireylesmeyi sonsuza yakinsayip, surekli bir devinim halinde oldugunu onemle vurgulamis cok degerli bir filozoftur. bireylesmenin sosyolojik degerlendirmesini yaparken de sadece tekil bireylikten degil, kolektif duzlemden de incelemistir. bireylese surecini sadece biyolojik evrime indigemeyip, teknoloji evriminin de bu surece katkisi olduguna dikkat cekmistir.
  • bireyleşmiş varlık ne gerçekliğin tüm boyutlarını kapsar, ne de varlığın ortaya çıkışını açıklar; bireyleşme süreçlerini bireylerden türüyormuş gibi anlamak yerine, bireylerin bireyleşme süreçlerinden türediğini anlamak gerek; ki bireyleşme süreçleri de farklı yeğinlikler ölçüsünde bireyöncesi potansiyel havuzundan türer.