şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kleopatra'nın ziyafeti isimli 1750 senesinde, doğduğu şehir olan venedikdeki bir sarayın duvarına yaptığı süsleme en büyük başarısı olarak görülen ekstraordiner sanatçı.yalnız italyada değil almanya ve ispanyada da çalışmıştır.
  • almanya'nın würzburg şehrindeki "rezidans"taki fresk onun eseridir.gezegenler ve kıtalar alegorisi adı verilen bu fresk 677 metrekarelik alanıyla dünyanın en büyük freskidir. bu freskte apollo ve günlük işleri ve ayrıca 4 büyük kıta tasvir edilir. amerika, asya ve afrika kıtalarının temsilcileri avrupa'yı örnek alırlar. tiepolo hayatında görmediği birçok hayvan ve figürü bu freskte çizmeyi başarmıştır. tabi filin kulaklarını içe doğru bükümlü, hortumunu da yanlış çizmek gibi hataları olsa da gayet başarılıdır.
  • adı giambattista tiepolo olarak da anılan, döneminin hayranı olduğum eserleri bulunan fresk ressamı. değerli bir eseri için, the death of hyacinthus
  • prado muzesindeki gunahsiz dogum (immaculate conception) tablosu muhtesemdir.
  • 18.yy italyan resminin temsilcilerinden. kendisinin 18.yy italyan resminde en büyük başarısı rokoko tarzı bir duvar resmi yaratmasıdır. daha çok fresk tekniği kullanıyor. ressam olarak çok genç yaşta venedik’te gösteriyor kendini. pek çok yapıtı var, kiliseler için fresk ve mihrap resimleri yapmış. bunları yaparken uluslararası bir patronajdan yani koruyuculuktan yararlanıyor. en çok bir başpiskopostan bir de ispanya krallığı’ndan sipariş alıyor. genellikle de bu sanat hamilerini yücelten fresk dizileri yapıyor. yani oldukça geniş bir yelpazesi var aslında. italya dışında avusturya’da, almanya’da ve ispanya’da çalışmış. freskler nemli alçı üzerine yapıldığı için bir takım dezavantajları vardır, düzeltme olanağı yoktur mesela. dolayısıyla çok iyi bir el becerisi gerektirir. yaptığı freskler de çok görkemli, adeta tiyatrovari etkiler bırakan resimler yapmış.

    ilk siparişini italya’da udine kentindeki bir patriklik saraydan alır. patrik ona bir sarayın içini dekore ettiriyor. buranın tavanında ve duvarlarında bir takım sahneler var. genellikle bu sahneler ishak'ın kurbanı gibi eski ahitten tevrat’tan alınmıştır. peygamberlerin hayatlarından eserler var genel olarak. mesela bir tanesi idollerden babası laban’ı gizleyen rachel. peki patrik neden bu konuyu seçmiş ve bu resmi yaptırmıştır? bu patriğin makamı, venedik ve viyana arasında hem siyasal hem dinsel açıdan bir çatışma ve tartışma yaratıyor. dolayısıyla patrik’in meşruiyetini desteklemek için tekvin sahneleri seçiyor. bu sahnelere bakıldığında burada bize doğu’da geçtiğini işaret eden figürler var. deve var, sıcak bir yer olduğunu gösteren palmiyeler var mesela.

    tiepolo’nun bir çok önemli yardımcısı var. mengozzi colonna da bunlardan biri. kendisi quadratura uzmanı. yanılsamalı mimari resimler barok dönemde italya’da ortaya çıkıyor. iç mekanlarda duvarlara ya da tavanlara yapılan resimlerde mekan bütünlüğü ve sürekliliğini sağlamak için yapılıyor. tiepolo esas ressam ama perspektifli mimari arka planlarda resmin mekan derinliğini veren sahnelerde mengozzi colonna’nın yardımından yararlanıyor.

    tiepolo 1744 yılında venedik kanal üzerindeki palazzo labia’nın* dekorasyonunu yapıyor. labia ailesi ispanyol kökenli bir aile. venedik aristokrasisine yeni katılmış, dolayısıyla kendini de göstermek istiyor. sarayın büyük bir balo salonu var. bu balo salonu sarayın iki katı boyunca yükselen çok büyük bir salon. o büyük salonun içine mengozzi colonna ile birlikte bir dizi fresk yapıyor. tavanda bellerophon’un zaferi isimli çalışması var. orada barok’a has derinlik hissi, güçlü perspektif kendini gösteriyor. aynı zamanda mitolojiden alınmış bir sahne. fakat asıl önemli olanlar duvarlardaki freskler.

    duvardaki fresklerden ilki antonius ile kleopatra'nın karşılaşması. burada dikkati çeken şey odanın duvarları mengozzi colonna’nın yaptığı yanılsamalı mimariyle açılıp adeta gerçek mimariyle birleşiyor. örneğin resimdeki sütunlar ve basamaklar aslında gerçek mimari değil, sadece resimdeki mimari ögeler. fakat öyle bir etki yaratıyor ki sanki salonun içine inen gerçek merdivenler gibi. aynı şekilde bunun içine salonun gerçek mimari unsurları da dahil edilmiş. mesela resimde gökyüzü, bulutlar var ama önünde gerçek korkuluklar var. dolayısıyla gerçekle resimdeki mimari kaynaştırılmış. tabi bunda da mengozzi colonna’nın büyük etkisi var.

    antonius ile kleopatra'nın karşılaşması'nda ilk kez birlikte limanda karşılaşmaları anlatılıyor. antonius yeni gelmiş, bu resimde geldiği gemiyi görüyoruz ve ondan sonra iskeleden aşağı doğru iniyor. solda ise kleopatra kendisini karşılıyor. kıyafetlere bakıldığında ilkçağdaki kahramanlar bunlar. antonius roma’dan gelme, kleopatra mısır. antonius biraz romalı gibi görünüyor, başında miğferi filan var ancak kleopatra burada dönemin venedik kadınlarını anımsatan, gayet süslü, dekolte bir kıyafet giymiş. antonius kleopatra’nın elini tutmuş, yürüyelim diye işaret ediyor. burası bir doğu ülkesi olduğu için bol miktarda doğulu figür var. arkada dikilitaş, zenci bir figür, oryantal kıyafetli adamlar yer almakta.

    kleopatra'nın şöleni ise hikayeyi pinius adlı bir romalı tarihçiden almış. antonius kleopatra’ya gelip onu ziyaret ediyor ve sonunda aşık oluyor. kleopatra onu çok ihtişamlı bir şekilde ağırlıyor ve bu söz konusu olduğunda artık bundan daha fazlasını da yapamazsın deyince kleopatra ona 10 milyon sesterces* harcayabileceğim bir ziyafet bile verebilirim diyor ve şurada ziyafet sırasında kleopatra kulağındaki inci küpeyi önündeki kadehteki sirkenin içine atıyor. inci eriyor sirkenin içinde, kleopatra da onu içiyor. o zaman için sahte inciler yok ve gerçek inciler çok değerli. dolayısıyla 10 milyon sesterces harcamış, kleopatra da kendini kanıtlamış oluyor. bu iddia üzerine yapılmış bir resim aslında bu. olayın doğu’da geçtiğini belirtmek için diğer çalışmasında arkada bir dikilitaş koymuş ressam. yine aynı şekilde bu resimde korint sütunlarının olduğu bir mimari mevcut. bu mimari yine basamaklarla aşağı iniyor. ne bu sütunlar ne bu ayaklar gerçek mimari ama salona açılıyor etkisini veriyorlar. masa başında oturan antonius’u zaten kıyafetinden tanıyoruz. yine doğuyu anımsatan zenci figürler, sarıklı oryantal figürler var resmin içinde.

    perspektif etkisini verebilmek için bir şey daha yapmıştır; cücede rakursi etkisi yaratmıştır. cüce de o sıralarda saraylarda çok sık rastlanan bir eğlence figürü. kleopatra’ya daha yakından bakarsak elinde aynı kadehi tutmakta, küpesini zaten çıkarmış. bu resimde kleopatra’nın göğüsleri artık açık. bu da antonius’la ilişkilerinin ilerlediğine işaret ediyor. yani onun yanında çıplak bir şekilde oturabiliyor anlamına geliyor. resmin üst kısmına baktığımızda ise bir terasta çalgı çalan, içki servisi yapan bir takım figürler var. fakat bunların hem müzik aletlerine hem kıyafetlerine baktığımızda bunlar kleopatra’nın mısır’ından çok tiepolo’nun dönemin venedik’ini yansıtıyor. büyük ihtimalle labia sarayında gerçekten yapılan eğlencelerde uygulanan bir yöntem. yani balkonda müzisyenler müzik çalarak gelen kişileri ağırlıyorlar. bu tiepolo’nun tarihin tasvirlerinde izleyicinin gerçek dünyasıyla bağlantı kurmak için başvurduğu bir yöntem. bir yandan hikayenin dünyasını anlatıyor, bir yandan da izleyiciye çok yakın gelen şeyleri de hikayeye dahil ediyor.

    venedik’te ve venedik çevresinde bu kadar başarılı olunca tiepolo carl phillip von greiffenclau tarafından würzburg’tan bir davet alıyor. başpiskopos graiffenclau balthasar neumann adında bir mimara würzburg sarayı’nı yaptırıyor. kaisersaal denilen bir salonu var. bu salonun süslemesi ve fresklerini yapması için tiepolo’yu davet ediyor. tiepolo da mengozzi colonna ile diğer asistanlarını da yanına alarak* würzburg’a geliyor. salona bakıldığında tipik bir rokoko salonu. altın rengi bol kullanılmış, kıvrımlı hatlar var. bol miktarda ışık alan pencere var. üstü bir kubbeyle örtülü sekizgen bir salon bu.

    bu fresklere bakıldığında ilk tavan resmi borgondiyalı beatrice'nin alman ulusunun dehasına götüren apollon adlı eser. bu bir ortaçağ alman öyküsü fakat bu öyküyü tiepolo palazzo labia’da yaptığı gibi kendi ortamına uyarlıyor. tavana bakıldığında 4 atlı bir araba, apollon’u ve atlı arabanın içinde sarışın bir kadın görüyoruz, o da beatrice. alman ulusu’nun dehası da sol tarafta oturuyor, bu kişi de imparator friedrich barbarossa. zaten burada anlatılan olaylar bu beatrice ve barbarossa’yla ilgili. çünkü beatrice barbarossa’yla evleniyor. dolayısıyla apollon gelini atlı arabasına bindiriyor, alman ulusu’nun dehası olan friedrich barbarossa’ya götürüyor. resimde gözü hızla derinlemesine çeken çok güçlü bir illüzyonizm var. burada en çok kullanılan yöntemlerden bir tanesi de rakursi. renkler zaten balthasar neumann’ın renklerine uyan renkler; pembeler, maviler, beyazlar bol miktarda kullanılmış.

    diğer bir sahne herold'un frankonya dükü makamına getirilmesi. barbarossa herold adında bir adamı frankonya dükü ilan ediyor. sahneler sanki perdenin altında gizlenmiş gibi, putti denilen stucco malzemeden yapılma melekler kaldırıyor bu perdeleri. sahneye baktığımızda bir yanda hercule var, bir yanda minerva* var. ortada barbarossa oturuyor. dükalık makamına getirdiği herold ise onun önünde diz çökmüş makamını kabul ediyor. arkada sahneye yine antik etkisi bırakan bir zafer takı görülüyor. yine kısaltım kullanılmış, derinlik hissi verilmek için alakasız küçük bir köpek konulmuş.

    borgondiyalı beatrice'nin frederik barbarossa ile evlenmesi sahnesine gelince aslında bu sahne ortaçağ’da gerçekleşmiş bir olay. frederik barbarossa’yla beatrice’in evlenmesi 1156 yılında würzburg’da gerçekleşiyor. dolayısıyla burada tiepolo’nun anlattığı olay ortaçağ’da geçiyor. evlenmek için diz çöken çifti kutsayan düğünü gerçekleştiren başpiskopos ise tiepolo’nun koruyucusu olan tiepolo’yu würzburg’a çağıran greiffenclau. burada son derece süslü bir sahne var. yaldızlı perdeler puttiler tarafından açıılıyor. labia sarayı’nı anımsatan balkonda müzik çalan müzisyenler var. beatrice’nin babası da diz çökmüş. yine burada da merdivenleri çıkan bir cüce var. son derecede süslü kıyafetler içinde herkes. kadın yine ortaçağ sahnesi olmasına rağmen dönemin venedik giysileri içinde. kalabalık bir sahne, sancaklar var, zenciler var. figürlerin hepsi de birer gerçek portre özelliği taşıyor aslında.

    kaisersaal salonu fresklerinden sonra başpiskopos çok etkileniyor ve merdiven evi'ni de resimleriyle süslemesini istiyor tiepolo’dan. merdiven mimarileri özellikle barok dönemde çok farklı bir şekilde ele alınıyor. balthasar neumann’ın burada yaptığı; saraydan tek merdivenle yukarı sahanlığa çıkıyorsun sonra merdiven ikiye ayrılıyor, ondan sonra ancak bir üst kata varıyorsun. neumann’ın yaptığı merdiven tasarımı bu anlamda çok etkileyici ama bunun dışında tiepolo resimleri öyle bir yapıyor ki resimler parça parça görülüyor adeta. merdivene ayağını basar basmaz göremiyorsun, kısım kısım görülebiliyor. merdivene adım atıldığında ilk görülen tavandaki resmin en ortası. çok büyük bir resim bu. başpiskopos greiffenclau bir madalyon içinde. bu madalyon içinde piskopos greiffenclau’nun tanrılaştırılması temsil ediliyor. greiffenclau madalyon içinde eski tanrılara doğru taşınıyor. kırmızı bir imparatorluk mantosu var ve mantonun bütün etrafı mink kürkü ile çevrili. madalyonu tutan ve borazanı üfleyen ise şöhret tanrıçası. hemen arkadaki de kanatlı bir erdem* alegorisi. ondan sonra greiffenclau ailesinin bir arması var, o armada da bir grifon var. dolayısıyla arma da buraya yerleştirilmiş. madalyonun üstüne de bir taç yerleştirilmiş. anlatılan genel hikaye bu adamın tanrılaştırılması.

    rokoko döneminde avrupa aydınlanma’nın da etkisiyle tarihe, kültüre çok büyük ilgi duyuyor. dolayısıyla bu resimler bize batı’nın dünya ile ilgili ne bildiğini de yansıtıyor. buna örnek olabilecek resimlerden bir diğeri tiepolo'nun apollon ve kıtalar adlı çalışması. tavandaki 4 kıtadan ilk görülen sahne amerika kıtasının alegorisi. burada amerika kıtası göğüsleri çıplak tüylü bir başlık giymiş kadınla temsil ediliyor. bir kere çıplak olması uygar olmadığının işareti. bunun yanı sıra etrafında bir takım vahşi insanlar var. bir figür elinde bereket boynuzu tutuyor. bu, amerika kıtasının zenginliğine işaret ediyor. bir takım vahşi elinde silahlar tutan yine kafaları tüylü başlıklı figürler var. geyik, palmiye ağacı var. yani ne biliyorsa amerika ile ilgili onu yansıtıyor. amerika’yı çok iyi tanımıyor, hatta afrika kadar bile tanımıyor ama vahşi bir ülke olduğunu biliyor. kesik kafalar var bu kısımda. vahşeti yansıtıyor, yamyam olduklarına inanılıyor. kenarda sahnenin içine girecekmiş gibi duran stucco’dan yapılmış bir figür var. yine amerika devam ediyor. levha’nın arkasına saklanmış dönemin venedikli kıyafetine sahip bir adam var, bize arkasını dönmüş içeri bakıyor. zaman zaman böyle şeyler de yapıyor fresklerinde.

    afrika kıtasının alegorisi. afrika’yı nispeten daha iyi tanıyorlar. afrika’nın gelişen ticareti burada odak noktası. tacirler önünde yüklü balyalar var. afrika olduğunu belirtmek için resmin içerisine maymun, devekuşu, üstü halı kaplı bir deve koymuş. yine üstü çıplak, başı örtülü, siyahi bir kadın bir devenin üzerine oturmuş. bol miktarda oklar, vazolar mevcut. önünde diz çökmüş şemsiyeli siyahi bir figür kadına bir buhurdan uzatıyor mesela.

    diğer bir kısım ise asya kıtasının alegorisi. bu sefer deve değil bir fil üzerine oturmuş bir figür mevcut bu sahnede. etrafta asyalı figürler var. asya’nın gücünü yansıtmak için burada bir zincirlenmiş bir figür görüyoruz. bilge bir adam olarak nitelendiriliyor elinde yazıtla. arkada bir piramit var ya da piramit’e benzeyen dikilitaş var. bir yılan motifi var mesela, aspiektos’un tıbbın simgesidir yılan. asya olduğu için üçgen başlıklı uzak doğulu bir figür var yine.

    son sahne avrupa kıtasının alegorisi. yukarı çıkıldığında ilk karşımıza çıkan avrupa kıtası aslında. medeniyetin merkezi olarak gösteriliyor. greiffenclau’nun tanrılaştırılması sahnesi de hemen onun üzerinde zaten. avrupa kıtası; bu figür kadın figürü. medeniyetin merkezi çünkü. elinde palet tutan bir figür var, resmi simgeleyen bir figürdür bu. diğer figürlerin de dikkat edildiğinde heykeli ve müziği simgelediği görülebiliyor. resmin dışına taşkın oturan adam -topçu albayı- binayı, sarayı yapan mimar balthasar neumann'ı temsil ediyor aslında. mimarın resmi bu, eskiden topçu albayı olduğu için topun üzerine oturtulmuş, üzerinde üniforması var, yanında köpeği var. resmin içinde tiepolo ile oğlunun da resmi var, yani kendini de dahil etmiş.

    tiepolo’nun büyük boyutlu fresk projelerine ait pek çok çizim günümüze gelmiştir. genellikle bu çizimler mavi kağıt üzerine kırmızı veya beyaz tebeşirle yapılmış ve bu çizimler üzerinde yapılan incelemelerden würzburg residanz’ın merdiven resimlerinden bu 4 kıta resmini tam üç ayda tamamladığı saptanıyor. italyan ressamlar arasında bu tür boyalı taslağa tiepolo kadar bel bağlayan önem veren ressam yok. küçük boyutlu taslaklar hazırlanıyor ilk başta. ilk önce bunu siparişi veren kişiye gösteriyor. o kişi eğer bunu beğenirse bunun daha büyüğüne geçiyor. dolayısıyla bu modelliler/taslaklar çok önemli ve bu küçük boylu taslaklar venedik’te o dönemde kamuya açık yarışmalara sunuluyor. böylelikle müşteri bu tasarımları güzelce inceliyor, beğenirse çağırıyor.

    1753 yılında tiepolo oğlu ve asistanlarıyla birlikte venedik’e geri dönüyor ve venedik akademisi’nin başkanı oluyor. 1761 yılına gelindiğinde ispanya kralı ııı. charles kraliyet sarayı’nı resmetsin diye madrid’e çağırıyor kendisini. tiepolo ölene kadar madrid’de kalıyor ve orada bir sürü sipariş alıyor. ondan sonra da ünü giderek artıyor.
  • fener seneye 6 numaraya mı alıyor diye gelmiştim.