şükela:  tümü | bugün
  • 2008 yılından beri iyi kötü takip ettiğim antrenör.

    milli takımın nereye gittiğini anlamak için, kendisi hatalarıyla sevaplarıyla bütünlüklü bir analizi hak ediyor. çünkü hem hataları var, hem sevapları..

    türkiye voleybol ligi her yıl dünyadaki en pahalı oyuncuları barındırsa da ligde yıllarca istikrarlı takım oyunu oynayan tek bir takım var, kendisinin çalıştırdığı vakıfbank..

    gio `:(giovanni gudetti)` bunu vakıfbank'ta 2010'da malgorzata glinka'nın takıma katılması sonrasında yakaladı ve neredeyse 10 yıldır devam ettiriyor. bu takım oyunu öncelikle başarılı blok defans kurgusunda kendini gösterdi.. sonra hücum hızında ve çeşitliliklerinde görüldü.. yerli oyuncularımızın da bu takım oyununa dahil olduklarını gördük. ama kaç tanesi için bunu söyleyebiliriz? çok azı için.. mesela gizem güreşen, sonra gizem örge, gözde kırdar vs.

    vakıfbank'ın başarısında her ne kadar takım oyunu kendini gösterse de gio her yıl yerleşik bloğa hücum edebilen köşe hücumcularına sahipti.. ki bu isimler dünyada çok az olan sınırlı isimler.. oyun tıkandığı an, defanstan top çıktığı an yükselt topu, o öldürsün taktiğini uygulayabileceğin isimler.. ki bununla da bitmiyordu, avrupa kupaları için hemen her mevkiye pahalı iyi yabancılar alınıyor lig maçlarında oturtuluyor falan..

    neyse gelelim konumuza, yani milli takıma.. gio vakıfbank'ta çalışırken aynı zamanda alman ve hollanda milli takımlarını da çalıştırdı. bu görevlerde son derece enerjisi yüksek, hırslı, motive ve "çirkef" bir kenar adamı olarak yer aldı.. vakıfbankta da genel görüntü bu şekilde..

    sırasıyla sevaplarından bahsedecek olursak;

    - kendisinin yönetiminde milli takımın en dirençli halini görüyoruz..

    - dünya sıralamasında en yüksek basamaklara çıktığımız dönem, yine onun dönemi..

    - dillere destan çalışkanlığı sayesinde rakip takımın detaylı analizlerinin yapıldığı ve maç öncelerinde oyunculara uzun uzun rakibin zaafları ve yapılması gerekenlerin teorik olarak anlatıldığı toplantıların yaşandığı belirtiliyor.

    - herşeye rağmen milli takıma en çok oyuncu katkısı veren kulüp takımı vakıfbank. oyuncuların yetiştirilmesine katkı anlamında..

    nihayet geldik günahlara;

    - gio türk milli takımının başında alman veya hollanda milli takımının başındaki kadar hırslı, şevli, istekli bir görüntü vermiyor.. hep bir bezgin vücut diliyle saha kenarında.. bu kendisini tanıyanlar için oldukça sıradışı bir tablo.

    - bir çok iyi oyuncu ile zaman içinde kişisel husumetlere girdi ve onları milli takıma çağırmıyor. ki bu oyuncuların bazılarına takımda ciddi ihtiyaç duyulmasına rağmen.

    - ebrar gibi genç ve milli takımın çok kritik pozisyonunda bulunan bir oyuncuyu olimpiyat yılında, vakıfbankta yedek oturttu ve oynama şansı verdiğinde pç değil manşet alan 4 numara smaçörü olarak oynattı.. yani milli takımı önceleyen bir yaklaşımı yok. klüpte klüp başarısını önceliyor.. ama klüp dediğimiz de devletin bankasının klübü ve voleybol klüp değil milli takımlar üzerinden ilerleyen , değeri olan bir spor..

    -kadro seçimlerinde kişisel ilişkiler de devrede olduğu için oyuncuların alternatifi olacak isimler kadroya dahil edilmiyor. bugün sırbistan maçında zehra'yı 3 set oynattı. oysa zehra'nın alternatifi kübra takımda alsaydı çok daha erken değişiklik yapabilirdi.

    -bugünkü sırbistan maçı hedef maçtı. turnuva öncesinde çalışılacak olan hedef maç. böyle bir maçta en kritik anda tecrübesiz oyuncuları oyuna sokup mağlubiyete davetiye çıkarmak hiç şüphesiz antröner hatasıydı.. ve bu hataları 2. ve 3. sette 2'li değişiklik olarak yaptı, seti kaybetti..

    sözün özü, evet gio önemli bir yetenek, ciddi katkılar da sundu.. ancak federasyonun konuya dahil olup bir takım kontrollerde bulunması gerekiyor.. pasif pasif , biz destekliyoruz demekle olmadığı görüldü.. milli takım ne olimpiyatlarda ne da avrupa şampiyonasında hiçbir hedef maçı kazanamadı.. an azından bu seviyeyei geçmek için neler yapılması gerektiği hususunda antrenörden raporlar istenmeli ve çalışılmalı..
  • turnuvadan önce de herkes tuğba alınır mı kadroya ilkin varken diyordu

    herkes hata yapabilir ama gerçekçi olmak gerekirse bizim kadro kalitemiz zaten dünyada 6. falan, madalya alsaydık tamamen kendisinin eseri olurdu. ki oyuncuların gelişimine inanılmaz katkı veren, batman'da bitlis'de voleybolu öğretmeye giden, sabah akşam çalışan bir adam guidetti. voleybol tarihimiz bu adamla birlikte değişti. bir maçlık başarısız ama genelde başarılı bir adam var şimdi ayda yılda bir izlediğiniz voleybolu bırakın futbolunuza dönün

    edit: elestirmeyin demiyorum herkes elestirilebilir ama guney kore macinda taktigimiz tutmadi diye adama kotu antrenor muamelesi yapmayin onu diyorum. herkes isinde hata yapabilir hemen kovuyorlar mi sizi isinizde hata yapinca? bu kadar caliskan, bu mac disinda genel performansi iyi bir adami yerin dibine sokmayin onu diyorum
  • bugün kadın voleybolunda şampiyonluğun en ciddi adaylarından biriysek önemli bir sebebi de bu adamdır.

    kendisine teşekkürü borç biliyoruz

    sırbistan yenilgisine hepimiz üzgünüz ama ilkel mantığımızla kelle aramak bizi daha kötü hale getirir. başardıklarımıza odaklanıp, mutlu olup tekrar mücadeleye geçmemiz gerekir
  • son seti yedeklerle oynamanızın mantığını anlamıyorum. yorulduğu icin dinlendiriyor desek rakip bizden daha yaşlı ve maç başından beri as kadroyla oynuyor.
  • voleybol ulemaları başlamış yine. hee hee kesin çöptür. kendisi türk voleybolu için çok büyük bir şanstır.
  • buraya daha önce de çokça yazdım. yaşlandı değişti, artık gereksiz bir inadı ve aptalca takıntıları var dedim. takım onun sayesinde başarılı olmuyor takım ona rağmen başarılı oluyor ve daha iyisini yapabilecekken daha azıyla örneğin olimpiyat çeyrek finaliyle başarılı olmuş zannediliyor.

    kendisi rte'den hallice yetki zehirlenmesi yaşıyor. oyuncularla arasını bozup neriman özsoy, gizem güreşen, gizem örge gibi çok iyi oyuncuları milli takımdan soyutlayıp yerine meliha, ayça gibi vasat oyuncuları alıyor. vefa diye diye ilkin aydın, derya cebecioğlu gibi sert smaçlara sahip bitirici potansiyelli genç smaçörleri kadroya almıyor. oyun esnasında saçma sapan oyuncu değişiklikleri yapıyor. oyuna girmesi gerekeni çok geç oyuna sokuyor yahut hiç sokmuyor. çıkarması gerekenleri asla çıkarmıyor. hakkında söylenecek çok şey var.

    siz voleybolu birkaç maç izleyenlerin romantizmine kapılmayın. bu takımın çeyrek finale çıkması bir başarı değildir yarı finale çıkamaması giovanni guidetti'nin sizlere başarı olarak yutturduğu bir başarısızlıktır.
  • turnuvanın en kritik setinde en iyi oyuncuları kenara alıp o ana kadar turnuvada hiç oynamamış oyuncuları sahaya süren antrenör. bilemiyorum..
  • doğu anadolu bölgesinde köy köy gezip genç voleybolcu arayan adama küfür etmeden önce ismini bir google’a yazın ayı oğlu ayılar.

    maçın gittiği 2. setten belliydi. 4. sette oyuncuları yarınki maça dinlendirme ve gençlere tecrübe ayırmaya bıraktı.
  • arkadaşlar boskovic arka alandaki boşlukları görüp sürekli sayı aldı. biz zor sayı alırken onlar kolay sayı almaya başlayınca değişiklikler yaptı. siz hep hücuma bakıyorsunuz ama voleybolun yarısı savunmada geçiyor. yenildiğimiz takım 2017 ve 2019'un avrupa şampiyonu, muhtemelen üst üste 3 kez şampiyon olacaklar. hoca her şeyi denedi ama olmadı. yapacak bir şey yok.

    edit: yahu 2 aydır voleybol izliyorsunuz. adam guidetti'ye loser diyor. adamın vakıfbankla kaldırmadığı kupa kalmadı. çok garip bir milletiz ya.
  • hakkında öyle bir delüzyon var ki, muhteşem voleybol iklimimizin (!) yegane müsebbibi sanılıyor. halbuki alakası yok.

    türkiye başarılı bir voleybol ülkesi değil bir kere bunda anlaşalım. en büyük paraları yığıp ligte en ucuzu 1 tekliğe oyuncu oynatıp haybeye kupa kazanmanın ne maddi ne manevi getirisi var. maddi getiriyi geç, sen her sene ülke olarak milyonlarca doları akıttığın bir spor dalında bir kıta şampiyonluğu bile alamadıysan başarılı bir voleybol ülkesi değil dalga konusu olursun. italyanlar az buçuk yatırım yaptı kupa bırakmadı mesela. insanlar bu dünya kulüpler kupası’nı veya şampiyonlar ligi’ni almayı cidden büyük olay sanıyor da alakası yok. verin bana 5 milyon dolar ikisini bir aynı sene kazandıramazsam yüzüme tükürün. o kadar iddialıyım. çünkü voleybol böyle bir spor ve alemin tek kerizi biziz. diyorum ya, bu kadar para harcanan ülkenin dünyayı olimpiyatı geçtim kıta şampiyonluğu yok, ev sahibi olduğu 2 turnuva hariç finali bile yok. mesele kulüp, kamu kurumu, özel müessese meselesi değil. komple boş bir olay var, boşuna yapılan ego mastürbasyonu var ortada. demeye çalıştığım o.

    gelelim guidetti’ye. vakıfbank gibi dünyanın en büyük bütçesiyle at koşturuyor yıllardır. aldığı hiçbir kupa başarı değil, alamadığı her kupa rezillik. o denli bir fark var arada. hele yerel ligte iş daha kötü, bütün iyi yerlileri milli takım tehdidiyle sabitledi takımına, yabancı sınırı da varken zaten 2-0 önde başlıyor her maça. zehra’yı kaç yıldır istiyor fenerbahçe, en son geçen sene görüşmeler de oldu ancak nedense bir anda vakıf’a imza atıverdi. nedenini anlatmama gerek yok. bu hem etikten hem de ahlaktan yoksunluktur. bu saçmalığa ısrarla çanak tutuluyor yıllardır peki milli takıma getirisi ne?

    hiçbir şey. 5 yıldır milli takımla kazandığı hiçbir başarı yok. avrupa şampiyonası finali mi? aynısı filenin sultanları döneminde yapıldı, rakip boskovic’li sırbistan değil de glinka’lı polonya’ydı. olimpiyat? aynı dereceler daha önce alındı. dünya şampiyonası? hahahahahaha. herkesin ikinci üçüncü kadrolarla yarıştığı eskinin grand-prix’i yeninin vnl’sine turnuva gözüyle bakıyorsanız o sizin sorununuz. bu adam bunun için mi 5 yıldır at koşturdu, üstüne de dünyanın parasını aldı? kaynak israfı ya resmen. bilakis yerel rekabeti öldürdüğü için halen doğru düzgün köşe hücumcumuz yok ülke olarak.

    neslihan’dan sonra bu topraklardan çıkmış en eli yüzü düzgün hücum oyuncusu olan ebrar karakurt’un kariyerini bitirecekti ya neredeyse zhu ting’den sonra yüksek smaçörüm olsun fantezisiyle. ne çabuk unutuldu bunlar? milli takım başantrenörü olarak çaprazı emanet etmedi ebrar’a. allahtan kız kaçtı da kurtuldu, vallahi kariyeri bitecekti. haak’ı getirdin de ne oldu? şimdi yine kulübünün bünyesinde alexia carutasu var, onun yerine de egonu’yu getiriyor paşam. yılda 2 milyon dolarcık ödemesi var. neden abi? ne olacak egonu gelince? italyanlar musluğu kısmışken ruslar ortada yokken şampiyonlar ligi’ni kazansan başarılı mı sayacaksın kendini? oynat alexia’yı. ne kaybedebilirsin ki? biz de hakikaten büyük hocaymış diyelim. ama bolca para harcatıp ego tatmini peşinde. devletin parası deniz, yemeyen keriz nasıl olsa. sonra milli takımda niye smaçör yok, niye çapraz yok diye birbirimizi yeriz burada. nasıl olsun ki? mitchelle bartsch-harkley yerine tuğba’yı oynatsa yine şampiyondu bu sene. bartsch-harkley sana ne kazandırdı? derya vardı bir tane sahi, ona ne oldu? kulüp takımını geç, halen en iyi türk smaçör olan neriman niye milli takımı bıraktı? örge neden milli takımda yok? bu soruların cevaplarını verebilecek insan da yok.

    sonsuz bütçeyle ego tatmini yapan ülke sporunun en overrated figürü. ülke voleyboluna hiçbir katkıyı isteyerek sağlamadı. yıllardır istediği o yabancı serbestisi gelse bir tane bile yerli oyuncu oynatmaz. ve bu adam milli takım başantrenörü. böyle saçmalık ancak türkiye gibi bir ülkede olur. yesin paraları, helal-i hoş olsun. keriz çoksa tokatlamayıp da ne yapacak?

hesabın var mı? giriş yap