şükela:  tümü | bugün
  • teknik terimlerden bahsederken ingilizce kelime tercihleri nedeni ile eleştirilen podcast. anlaşılmayan nokta şu ki, bu arkadaşlar türkçe karşılıklarını bilmediklerinden yada özentiliklerinden bunu yapmıyorlar. girişimcilik işi içerisinde olan herkes az çok bilir, bunlar teknik kelimelerdir ve elin rus'u, fransız'ı yada alman'ı da aynı şekilde o terimleri ingilizce telaffuz eder. bence eleştirmek yerine o kelimeleri bir kenara köşeye not alıp anlamlarını araştırırsanız asılnda bu ekibin size bir faydasını daha göreceksiniz.
  • liseyi onlarla açıp şimdi de onlarla kapadığım podcast kanalı.(10 ve 11 hariç)
    içeriği adından da anlaşılabileceği gibi türkiye’de ve dünya’da olan genellikle girişimcilik ile alakalı olayları tartışıp konuşuyorlar.türkiye’den teknoloji alanında girişimcilerle röportajlar yapıyorlar bazen röportaj yaptıkları girişimciler nasıl daha iyi çöp toplanabilir diyerek yola çıkan mühendisler olabiliyor ya da röportaj yaptıkları kişi bir süre sonra 300 milyon dolara exit(?) yapabiliyor.
    peki röportaj dışında tartıştıkları konuları hep konu hakkında hakimken mi tartışıyorlar?
    hayır bazen hiç hazırlık yapmadan bölüm çekiyorlar içerik zayıflayabiliyor bence bunun için çözüm de bölümleri kısaltmaktan ve içerik seçiminden geçiyor.uzmanlık alanlarında içeriği daha fazla düzenleyebilirlerse hem bölümler kısalır hem de daha öz olur diye düşünüyorum örneğin istanbul seçiminin yenilenmesi konuşuldu ve bunun girişimcilere etkisi vs konuşuldu burası tamam ama sonra uzuunca bir süre doğru olup olmadığı tartışıldı aslında ben de dinlemek isterim ama sırada economistin deutsche wellenin politikayla alakalı podcastleri olunca onları dinlemek daha cazip geliyor.bu yüzden uzmanlık alanlarında tartışma ortamı olursa daha iyi olacağını düşünüyorum.
    bunların dışında bana kalırsa türkçe podcast adına en iyi kanallardan birisi türkiye’deki şirket hayatından tutun da çöp toplama üzerine çalışan girişimcilerin hikayelerini dinleme imkanını sunuyor umarım daha fazla insana ulaşırlar ve limit 200 e ulaşır.
    bu arada kitap çekilişini entry yazmayı erteleye erteleye (malum üniversite sınavı dönemi) kaçırdım umarım bir daha kitap çekilişi olur.
  • 200. bölüme verdikleri sayısal değerle mevcut akışı kaybetmeleri ve git gide yükselttikleri beklenti, nihayetinde game of thrones finali gibi tepki görmelerine neden olmaz umarım.

    ben açıkçası sade bir 200'ü tercih ederdim.

    gerekirse 200-özel bölüm diye ayrı bir bölüm çekin ya da 200ü atlayıp devam edin (201-202 diye) ve 200ü sonra çekin. 199.999 olmadı sanki. bölüm numarası mı market rafındaki ürün mü belli değil.

    kanımca yoğunluktan ayarları bozuldu. bi çay koyup soluklanırlarsa #herşeyçokgüzelolacak
  • daha önce parça parça istekler oldu hatta ben de daha önce sordum sanırım ama topluca bu entry ile isteklerimi dile getireyim:
    1-tuna'nın youtube kanallarını paylaşma olanağı varsa ben de abone olmak istiyorum.
    2-samican'ın kitap dinleme uygulamaları, varsa kitaplığı.
    3-barış'ın birkaç günlük diyet listesi.

    bir de 200. bölüm partisi yaptınız mı? ben mi kaçırdım :( yapmadıysanız organize edelim.

    reklam da olur, bağış sitesi de olur, her ne karar verirseniz emeklerinizin karşılığına her şekilde destek olmak isterim.

    son olarak kaliteli! bir podcast yaptığınız ve pek çok güzel şeye öncü olduğunuz için tekrar teşekkürler
  • girişimcilikle alakası olmayanların bile dinlemesi gereken çok başarılı podcast.

    son zamanlarda en çok dinleyip okuduğum adam naval ravikant hakkında ne düşünürler merak ediyorum.

    bir de özellikle tohum yatırım almış, core ekip sonrasında işe ilk kez birilerini alacak startuplar için tavsiyelerini dinlemek isterim.

    sonradan edit: bunu postlayınca aklıma “acaba önceki bölümlerde bahsettiler de aklımdan çıktı mı?” diye bir düşündüm. aklıma şöyle bir şey geldi.

    mesela son bölümde elon musk’ın son manyaklığından bahsettiniz. uzaya gıcırından kırmızı bir tesla yolladığı bölümü, bölüm açıklamalarına “elon’dan burada da bahsetmiştik” diye eklerseniz eski bölümlerin de dinlenme sayısı artar, kpi’lar coşar, barış mutlu olur :)

    çok istememe rağmen bir türlü meet-up’larına katılamadım ama bir dahakine söz. siz yeterki düzenleyin. hele ghost in shell izlemeye gelmek için.
  • 206 sonrası ekibe notlarımı yazıyorum:

    öncelikle bir önceki yorumumu değerlendirdikleri için teşekkürler.

    stajer arkadaş, merve hanım, bölüm özetlerini daha az detaylı yazarsa mutlu olucam. çünkü dakika dakika barışın yorumu, samican vurdu gol oldu yerine ilk 5 dk geyik, 5-20 arası nerolink, 20-25 itsmee, 30-45 yorumların okunması, 45-55 kapanış ve istiklal marşı gibi bir sadelik bence yeterli ama barış her kelimeyi seo için kullanıyorsa bilemem. bunu yazma ihtiyacını mobilde açıklama kısmı çok uzun ve dağınık olduğu için hissettim.

    diğer konu samican'ın bölüm numaralarıyla olan sonsuz mücadelesi. en az 130 bölümde buna benzer bir kaybolmuşluk hissiyle giriş yapıyor. bence bi problem yok, kemal sunal filmi gibi her seferinde güldürüyor ama yoğunluktansa biraz dinlen. bence slack'te (hala yoksa) admin diye bir kanal açın merve sizi 206 nolcak diye sürekli dürtsün. yavaşça bilinç altınıza işlenir ve... hop :) (barışın konular)

    bir de örnek olsun diye 1 dakikalık pitch konuşması yaparsanız kamu yararına olabilir.

    son olarak, eski stil yayınlardaki gibi dizi, film, kitap, oyun keşfedebilme konsepti geri geldiği için mutlu oldum. bence insanlar da muhabbet arasındaki bu paylaşımları seviyorlar. arada yapınız.
  • yemek yaparken ve yatmadan önce dinlediğim podcast. bugün duşta da dinleyeyim dedim çok ses alamadım suyun altında. bu hafta bluetooth ses sistemi kuruyorum duşta podcast dinlemek için. sadece bu podcast için değil, gaza gelmesinler hemen.

    normalde etrafımdaki muhabbetler aşağı yukarı böyle, onun devamı gibi oluyor. 2-3 ay önce keşfedip sevdim arkadaşları.

    burayı okuyorlar arada yayında. kendilerinden bir ricam olacak, yatmadan önce dinlerken eğer bölümün sonlarında değilsem bir yerden sonra kaçırıyorum uykuya daldığım için. arada, mesela her 20 dakikada bir “öhhöööö!” gibi sesler çıkarabilirlerse tekrar uyanıp kaldığım yerden devam edebilirim. heriflerin hepsinin sesi ninni gibi ruhsuz olduğu için uyutuyor. *
  • samican ve tuna'nın yeri ayrı olsa da, son bölümde barış tek başına döktürdü yine. (kızmayın ben de pazarlamacıyım :)

    eski bir yemeksepetli olarak, justmop'un hikayesini tekrar dinlemek ve yatırım haberlerini buradan öğrenmek beni mutlu etti.

    bir önceki yorumumda da "recruiting önerilerinizi beklerim" demiştim. barış ve justmop kurucuları heyecanlı heyecanlı anlattılar, çok da iyi bir şekilde özetlediler tam olarak aradıkları kişilerin özelliklerini.

    ama biraz göz korkuttular gibi sanki.

    o zaman soruyorum, (yanlış hatırlamıyorsam) 70 kişi olmuş, yıl sonuna kadar 100 kişiyi geçmeyi planlayan, seri b yatırım hazırlığında bir şirketin 71. kişiden de core takım düzeyinde bir performans ve özveri beklemesi gerçekten doğru mu?

    bir süredir link bırakılmamış, şöyle site linkini de ekleyeyim ki belki 1-2 kişinin ilgisini çeker: https://www.girisimcimuhabbeti.com/
  • son donemdeki aliskanligim sabahalri ise giderkn economist, planet money gibi kisa sureli podcastleri dinleyip hem guncel kalmak hem de is kafasina hazirlanmak. girisimci muhabbetini ise daha uzun yolculuklar icin biriktirerek dinliyorum.

    onceki entrylerimden birinde bolum sonunda butun diger podcastleri teker teker saymlarindan sikildigimi ve o noktada bolumu sonlandirdigimi yazmistim.

    son 4 bolumu dinlemedim onu ayri tutuyorum ama goruyorum ki bu aliskanlik devam ediyor.

    o yuzden yeni bir tavsiyem var.

    baska podcastlerden bahsederken en azindan podcastin o andaki gundeminden bahsetsinler. boylece seyircinin ilgi ceken bir baslik olursa acip diger poscasti dinleme ihtimali de artar. mesela "arman ve koray bu hafta ipo dan bahsediyor" diye konu basligi paylasabilirler.

    ya da arman ve korayin o haftadaki/gunku bolumunden yarim dakikalik bir parca kesip paylasabilirler.
  • boş muhabbettir. hayal tüccarlığıdır. esas mesele karlı girişimleri kuracak sermayenin teminidir. o da türkiye'de çok çok zor temin ediliyor işte. hele şu kriz ortamında.

    zaten katı devletçi ekonomi modeli ve milyonlarca memur, genç emekli ve çalışmayan asalak besleyen sistem yüzünden 10 yılda bir kriz yumurtluyor ülke. e hali ile bu tarz amerikanvari yatırım teşebbüsleri çok cılız kalıyor bu ortamda.

    niye ille de tam kapitalizm diyoruz? çünkü karma ve sosyalist ekonomiler zeki, yaratıcı ve çalışkan insanların sınıf atlamasını olanaksız kılıyor ve herkesi vasatlıkta ve sefalette eşitliyor.

    bu yüzden de az sayıdaki türk yatırımcısına internet falan hala balon gibi geliyor. çünkü bu ülkede yatırımcılar elle tutulabilir gözle görülebilir şeylere parasını yatırmak istiyor.

    bu kriz ortamında o da hayal tabii artık.

    o yüzden çok çok parlak ve gelecek vaat edip, fizibilitesi yapılmış bir parlak fikriniz varsa gerekli tedbirleri aldıktan sonra muhakkak abd'ye gidin. burada durmak vakit kaybıdır bu tür işler için.