şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'de girişimci kimliği ile öne çıkan insanların genel özellikleridir. ali sabancı da girişimci olduğunu söyler. risk aldım der. çünkü risk alacak parası zaten doğuştan vardır.

    bu bir kaç marjinal hikaye dışında genelde böyledir.

    buldumbuldum.com 'un sahibi de böyledir etohum sitesinde mentörlük yapan kişiler de böyledir.

    ama öyle bir görüntü çizerler ki sanki sıfırdan birşeyler yapmış zannedersiniz.

    üniversitelerdeki örnekleri de babalarının paraları ile abd'ye gidip yine babalarının paraları ile orada gezerken 2 tane iphone 9 alıp buralarda satmakla övünür.

    kimse üzülmesin ama garibandan girişimci olmaz. bir işe yatırım yapmadan da girişimci olunmuyor. mesela 200 bin tl paranız var ve bir kafe açacaksınız. kafe açmak zaten 200 bin lira ve mekanın kendini döndürmesi 1 yılı buluyor. böyle olunca da sürekli panik halinde hatalar yaparak bu işi batırıyorsunuz.

    ama ailenizden 10 milyon tl kalmışsa aynı mekanı açıp 200 bin değil de 500 bin masraf yapıp ve 1 yıl hiç kar etmeyip bekleyebilirsiniz.

    aslında girişimi birileri çok güzel özetlemiş "para, para ile kazanılır."
  • eşyanın tabiatı.

    not: istisnaları tabii ki olacaktır, kalkıp da onları gösterip genelin böyle olduğunu inkar etmek yanlış olur. sonuçta, dediğim gibi, eşyanın tabiatı. ekonomik sistemin adı zaten kapitalizm, sermayecilik. bir sermaye birikimin olacak ki, onu arttırabilesin. ne kadar iyi bir birikimle başlarsan başarılı olma ihtimalin o kadar yüksek. gayet net, doğal bir durum.

    o nedenle, fazla kasmayın. tek nesilde en alt sınıftan en üst sınıfa atlayamazsınız. gene de akıllıca değerlendirin paranızı tabii ki çar çur etmeyin, ama kendiniz için değil, torunlarınız için çalışıyorsunuz, bunu asla unutmayın. ya da anı yaşayın, torunu falan sallayın, siz bilirsiniz o kısmını da tabii ki.
  • yerinde bir tespit.

    adamlarda sermaye sıkıntısı çekme tüm borç-tahsil- alacak sınıtısı çekme derdi yok !

    şimdi, girişimciliği zengin bebeler yapmasında kimler yapsın..
  • "ben sana bir elma versem sen bana bir elma versen, bende bir elma sende bir elma olur. ama ben sana bir garaj tedarik etsem sen bana bir garaj göstersen birlikte bilişim ve yazılım dünyasının amına koruz."

    sözünde işaret edilen durum. ayrıca, parmak bir yeri işaret ediyorken sadece ahmaklar parmağı yalar. öğrenin olum bunları.
  • onları teşvik eden ceplerindeki para değil, ceplerindeki paranın bir gün bitecek olmasının korkusudur.
  • yerinde bir tespit.adamların kaybetme korkusu yok ki..para bok gibi. engeller hep maddi durumu olmayan , kaybetmekten korkan ,elinde avucunda olmayan insanların önünde durur.
  • evet çok doğru ! ayrıca bunların birde özel universite bitirip özel sektörde hiç maaş oranına bakmadan yuksek motivasyonla çalışanları var. yani alacagı maaş önemli değil dusuk maaşla bile çalışırlar. cunku zaten para sıkıntısı yok. öyle bir çalışırlarki atom karınca gibidirler..bir kartvizitleri olsun yeter onlar icin.
    özel universite 4 yıllık minimum maliyeti : 250 bin tl olan ve bu parayı ödemenin kendileri icin zor olmayan kişilerin elbette her turlu girişimci projesi icin sermayeleri vardır.
    genelde yaptıkları işler: internette blogger, e-ticaret v.b. projeler kurarlar.
    butik cafe acma, organik beslenme ilgili aktiviteler, moda fotografcılıgı v.s. :)) yani para sıkıntısı olmadıgı icin duzenli para kazanması önemli değil zaten para var :)) kafana keyfine göre takılmaca modu
  • iş kurmak için 2 çeşit sermayeye ihtiyacınız var. biri entellektüel sermaye, diğeri de para. işinizin başarılı olması için bu ikisinin toplamının yüksek bir değerde olması gerekiyor.

    ikisi de sizde yüksekse zaten başarı garantidir. hem işi biliyorsunuz, hem de para sıkıntısı yok. hüsnü özyeğin buna örnektir. adam banka genel müdürüyken, banka kurmuş. hem işi biliyor, hem de zengin bir aileden geliyor. genel müdür olduğu dönemden iyi bir birikimi var.

    entellektüel bilginiz çok yüksek ama paranız sınırlıysa, girişiminizin hayatta kalma ihtimali ortalamanın üzerindedir. mesela çok iyi bir kebap ustasısınız diyelim. kebap nasıl yapılır, nasıl pişirilir çok iyi biliyorsunuz. kebap yapmak için en iyi et, ayran, şalgam, en uygun fiyatla nereden alınır? garson nasıl seçilir, komi nereden bulunur? garson, komi, bulaşıkçı kaç para maaş alır? bunları da biliyorsunuz diyelim. bu durumda entellektüel sermayeniz yüksek tutarda. bu durumda rakiplerinizin 1 milyon liraya kurduğu bir işi daha düşük bir para ile örneğin 200 bin lira ile işinizi kurabilirsiniz ve restoranınızın hayatta kalmasını sağlayabilirsiniz. bu durumdaki adamlar emekçiyken patron olanlar olarak bilinir.

    işi bilmiyorsanız, fakat cebinizde 200 bin değil, 1 milyon tl paranız varsa yine işi kurup, hayatta kalmasını sağlayabilirsiniz. şansınız ortalama seviyededir. arada fazladan harcadığınız 800.000 tl sizin işin know how'ını satın almak için verdiğiniz para olur. mesela bulaşıkçıya herkes asgari ücret verirken, 3000 lira verirsin. eti pahalıya alırsın. mutfakta kötü planlama nedeniyle çok fazla ziyan olan malzeme olur falan. başkasının 3 e mal ettiğini, 10 a mal edersin. ama zaman içinde işi öğrenir, rakiplerin kadar başarılı olabilirsin. bu gruptaki adamlar baba parasıyla iş kuranlar olarak bilinir. mesela ali sabancı.

    bir de dördüncü durum var. hem entellektüel sermayen yoksa, hem de paran sınırlıysa, bu durumdaki adamlar genellikle batarlar. etrafınızda mutlaka bu insanlardan vardır. mesela hiç araç kiralamadan anlamadığı halde babadan kalan evini satıp, 5 tane araba alıp, araç kiralama şirketi kuran birini tanıyorum. battı.

    not: entellektüel sermayenin içinde sadece iş bilgisini değil, aynı zamanda ilişkileri (networking) de düşünebilirsiniz. mesela malı kimden alıp kime satacağın, bir malı satmak için bir şirkette kiminle konuşman gerektiği bilgisi bir networking bilgisi olmakla birlikte aynı zamanda bir iş bilgisidir.
  • sermayesi var da ondan.
    kısacası babam sağ olsun.