şükela:  tümü | bugün
  • bazı kendinibilmez yazarların yaptığı yorumları okuyunca başlığa tekrar bakmak durumunda hissettim kendimi. acaba aynı filmi mi izledik diye. marvel sineması izleye izleye iyi bir filmin ne olduğunu anlayacak kapasite de kalmamış. film size hitap etmeyebilir buna kimse bir şey demez fakat bu filme balon ya da ödül hak etmedi derseniz kusura bakmayın sinemayla alakalı ne bir birikiminizin olduğuna inanırım ne de objektif olabileceğinize. oscar ödüllerinde ödül almış olması, benim için bir anlam ifade etmese de, pr açısından önemli. bu gece hiçbir ödül almasaydı da bu film yine iyi bir film olarak tarihe geçecekti. son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biri ve ben bu filmi sinemada izlemiş biri olmaktan dolayı mutluyum. bu tür güzellikleri ıskalayan, farkına varmayan insanlar için üzgünüm.
  • filmin neden böylesi bir tarih yazdığını anlatalım da insanlar ödülleri topladı diye overrated yanılgısına düşmesinler.

    bir kere amerika altyazılı şeyleri izlemeyi sevmezken güney kore filminin hem yabancı dilde hem de en iyi filmde ödül alması bir tarihsel başarıdır. diğer yönetmenler filmini sade bir pr çalışmasıyla fazla kasmadan tanıtmaya çalışırken bong joon-ho 80 tane festival gezerek tek tek ne amaçladığını ortaya koymuştur. ortada büyük bir emek var. ve bu emek hollywood tarafından inanılmaz bir sevgiyle kucaklandı. martin scorsese ve quentin tarantino tarafından da listelerde yer verilip, ayakta alkışlanarak.

    filmi bizden yapan şeyler çok fazla;

    --- spoiler ---

    - fakir/zengin hikayesi bir yana açılışın ve kapanışın mandala asılmış çorapla verilmesi. ailenin bulunduğu evin kot farkından dolayı aşağıda olması ve bir ayyaşın sidiğinin bile sanki bu evin bir dışkı yolu gibi kullanılmasıdır. filmde tasarlanan klozet bir gaita tapınağı olarak tasarlanmış, insanların boyunu aşar haldedir. klozet bile onlardan daha yukarıdadır, onlar dışkı bile olamaz. ve bu ortamda bile wifi araması yapan aile son derece çarpık, çelişkili şeyler ifade eder.

    - zenginler için zevk gösterisi olup, çimenlerin seyredildiği yağmur; varoşlar için su baskını anlamına gelir. filmde, aile zenginlerin yerini işgal edip yağmuru romantik şekilde seyre dalarken daha sonrasında bayırdan bir kast sistemi misali inip burunlarının boka battığına şahit oluyorlar.

    - burjuva gibi giyinebilirsiniz, onların yediklerinden ve içtiklerinden tadabilirsiniz ama asla üzerinizdeki kokuyu çıkaramazsınız. yıllarca içinde yaşadığınız leş ve rutubet kokusu fakir parfümüdür, acı gerçek her zaman yüzünüze çarpar. ve bu koku filmin finalindeki katliama direkt olarak ortak olan bir alegoridir.

    - filmin bodrum katında bir fakir ailenin daha olduğunu öğrenir bizim yoksul parazitler. birbirlerini ne trajikomiktir ki telefonla tehdit ederler. ellerine güç geçtiği her an bunu kullanmakta beis görmezler. aynı sınıftandırlar fakat birbirlerini aşağı itmek isterler.

    - spor salonunda gözlerini kapatan baba gerçekleri sayıklamaya başlar. filmin posterinde insanların gözlerine siyah bant çekilmesi tam da bundandır. gözünüzü ne zaman kapatırsanız o karanlıkta gerçekleri sayıklarsınız.

    --- spoiler ---

    alt sınıf, ekonomik düzene baş kaldırmayarak bulundukları durumu görmezden görerek körleşirken; burjuva kesim çevresindeki parazit yerleşimden, gerçeklikten; abartılı yaşamın getirdiği sarhoşluktan dolayı kör durumdadır bu filmde. anlattıklarım sadece az kısmından oluşuyor. bu film işte tam da bu yüzden çok önemli.

    ayrıca (bkz: #99611826)
  • ulan şaka gibi ya ahahahhshshaha bolywood filmlerinden bile kalitesiz film oscar alıyor. akademi bu sefer de kpopçulara çalışıyor galiba aq
  • güney kore sinemasını uzun zamandır takip eden biri olarak şunu net söyleyebilirim. hollywood, 2000'lerden sonra sinema dünyasının en özgün filmlerini üreten g.kore sinemasını bu film aracılığıyla resmen ödüllendirdi. öbür türlü bu film hollywood çizgisine uzak bir film olsa da tam bir kore filmi olduğunu söylemek lazım. yani en iyi filme tamam ama yönetmenlik açısından başarılı kore filmlerinin hepsi bu tarzda kendine özgü filmler oluyor. yine de başta kurasawa ve wong baba olmak üzere uzak doğu sinemasını yıllarca görmezden gelen bir oluşumun g.kore filmine 2 büyük ödülü vermesi, güzel oldu.

    darısı ordan burdan konu çalan, mankenleri ve medya maymunlarını oyuncu diye karşımıza çıkaran, mafyanın eline düşmüş türk sinemasının başına diyelim.
  • kesinlikle oscar ödülünü hak eden bir filmdi. iyi ki daha önceden izlemişim yoksa ödül aldığı için önyargıyla izlerdim. zengin - fakir uçurumunu anlatan güzel ve etkileyici bir film.
  • canikligil adı filan geçmiş; film hakkettiği ödülü aldı, aksini iddia edeni taşlarım*
  • herseyden bagimsiz guzel olan film.
    oyunculuk kalburustu kore filmleri standardinda.
    konu, cok film izleyen insanlar icin siradan ancak islenis sekli ve goruntu yonetmenligi iyi.
    yine kore sinemasi standartlarina gore akis ve sure de guzel kullanilmis, guzel twistler var hikayede.

    oscar nedeniyle prim yapmis gozukuyor ancak dunya sinemasi seviyorsaniz bir izleyin.

    odul isini de pek karistirmayin zira oscar zaten politiktir, otorite yapmayin su goygoycu komiteyi sinema hayatiniza. o acidan bakarsaniz cok daha iyi ve odul hakeden kore filmleri vardi vs dersiniz. bosverin.

    kisaca; guzel film, izleyin.
  • oscar'ı hakettiğini düşünmüyorum.
  • ergenler ve anime izleyen, psikolojisi bozuk kore hayranı sığırları mutlu edecek ödülü almış filmdir.
    anime çizgi film değil bi kere taam mı? swh

    edit: bazıları anime japonya, kore değil diye mesaj attı, ah ben bilmiyordum teşekkür ederim *
    (bkz: aynı bokun laciverti)
  • her şeyden önce k-drama, k-pop'un önlenemez yükselişi, taklit edilişi, uyarlanmaları artık takdir de edilmeli, ödüllendirilmeliydi.

    orjinaller. parasite orjinal bir filmdi. giriş, gelişme, sonuç, 3 ayrı film gibiydi. izlerken beklenmedik yerlere gidiyordu. ne oluyor diyordunuz.
    hak ediyordu, aldı da. mutluyum.